Sezon boyunca maddi imkânları sınırlı olan kulüplerin büyük bir baskı altında mücadele ettiği ifade edilirken, yaşanan skandalın takımların performansını ve psikolojisini olumsuz etkilediği belirtiliyor. Kadro dengeleri bozulan, kamuoyunda tartışmaların odağı haline gelen ve sportif motivasyonu zayıflayan bazı kulüplerin küme düşme hattına sürüklendiği dile getiriliyor. Spor camiası ise bu durumun sahadaki mücadeleden çok, saha dışındaki gelişmelerin sonucu olduğunu savunuyor.
Sporseverler tarafından dile getirilen en önemli eleştirilerden biri ise ceza alan bireylerle kulüpler arasındaki sorumluluk dengesi. Sürece doğrudan dahil olan bazı futbolcu ve kişiler yaptırımların ardından kariyerlerine devam edebilirken, herhangi bir suçu bulunmayan kulüplerin telafisi mümkün olmayan sonuçlarla karşı karşıya kalmasının adalet duygusunu zedelediği ifade ediliyor.
BU SEZON KÜME DÜŞME KALDIRILMALI
Bu nedenle futbol kamuoyunda, “Bu sezon küme düşme kaldırılmalı” görüşü giderek daha yüksek sesle dile getirilmeye başladı. Spor severler, bu sezonun sportif rekabetten çok şaibe, belirsizlik ve eşitsizlik tartışmalarıyla gündeme geldiğini belirterek, kulüplerin kendi kontrolleri dışında gelişen olaylar nedeniyle ligden düşmesinin Türk futboluna ciddi zarar vereceğini savunuyor.
Türkiye Futbol Federasyonu’na yapılan çağrılarda, yaşanan sürecin tüm yönleriyle yeniden değerlendirilmesi ve mağdur olduğu öne sürülen kulüplerin durumunun göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanıyor. Aksi halde 2025-2026 sezonunun yalnızca düşen takımlarla değil, futbol kamuoyunda tartışılan adalet duygusunun da “küme düştüğü” bir yıl olarak hatırlanacağı ifade ediliyor.
HÜSEYİN KOCAMAN
