Hormonal dengenin bozulmasında en önemli etkenler arasında ise insülin ve leptin direnci yer alıyor. İnsülin hormonu, vücuttaki şekeri trigliseritlere dönüştürerek yağ olarak depolarken, leptin hormonu ise yağ hücrelerinde üretilip, bu depolanan enerjiyi kullanarak enerji dengesini sağlıyor. Açlık ve tokluk hissini beyine ileten leptin hormonu, vücutta enerji fazlası olduğunda tokluk hissi sağlıyor. Ancak insülin hormonunun aşırı salgılanması yağ hücrelerini artırıyor ve buna bağlı olarak leptin seviyesi yükseliyor. Leptin hormonu uzun süre yüksek kaldığında ise beyindeki merkezler bu uyarıyı almamaya başlıyor ve leptin direnci gelişiyor.
Hormonlardaki bu dengesizlik, sinir hücrelerini de olumsuz etkiliyor. Sinirler, tüm vücuda elektriksel ileti gönderen bir ağ sistemi gibi çalışıyor. Ancak hormonal bozukluklar nedeniyle bu sinir hücreleri yavaşlıyor ve ağrı yapıcı proteinler salgılanıyor. Özellikle gece başlayan ve uykusuzluk yapan sırt ağrıları, gündüz saatlerinde de halsizlik ve yorgunluk hissine yol açıyor. Sıklıkla yapılan tetkiklerde ise herhangi bir anormallik saptanmıyor ve bu kişiler psikolojik sorunları olduğu gerekçesiyle antidepresanlara yönlendiriliyor. Ancak uzmanlara göre bu tür ilaçlar durumu daha da kötüleştirebiliyor.
AĞRI KESİCİLER GEÇİCİ ÇÖZÜM SUNUYOR
Ağrı kesiciler sırt ağrılarını kısa süreli hafifletse de asıl sorunu çözmüyor. Vücutta kırmızı ve beyaz kan dolaşımı olmak üzere iki tür dolaşım bulunduğunu belirten uzmanlar, beyaz kan yani lenf dolaşımının toksinleri ve ölü hücre artıklarını topladığını, sonrasında karaciğer ve böbrekler aracılığıyla temizlendiğini ifade ediyor. Ancak kronik hormonal bozukluk ve stres nedeniyle lenf dolaşımında tıkanıklıklar oluşabiliyor. Bu da ağrıların artmasına yol açıyor. Uzmanlar, vücudun bu durumu doğal beslenme ve stresten uzak durma yoluyla iyileştirebileceğine dikkat çekiyor.
Hazır ve işlenmiş gıdalar, trans yağlar, ağır metaller ve katkı maddeleri içeren yiyeceklerin vücutta içsel stres yarattığını ifade eden uzmanlar, gençlerde sınav stresi gibi dışsal streslerin de hormonal dengeleri bozduğunu vurguluyor. Artan stresle birlikte insülin, leptin ve adrenalin hormonlarının yükseldiği, bunun da sinir hücrelerinin işleyişini bozarak ağrı yapıcı protein üretimine yol açtığı bildiriliyor.
STRES VE UYKU AĞRILARIN YÖNETİMİNDE BELİRLEYİCİ
Stres ve ağrının birbirini tetiklediğini belirten uzmanlar, ağrıların hafiflemesi için stresten uzak durmanın önemine işaret ediyor. Özellikle uyku düzeninin, leptin ve insülin direncini kırmada etkili olduğu, geceleri salgılanan hormonların vücudu dengelediği ifade ediliyor. Hareket etmenin de ağrıların hafiflemesine yardımcı olduğunu vurgulayan uzmanlar, her gün kısa süreli yürüyüşlerin ve sevilen aktivitelerin stresi azalttığını söylüyor. Şarkı söylemek, dans etmek ve sevdiklerine sarılmak gibi basit eylemlerin bile stres düzeyini düşürerek, vücuttaki ağrıların azalmasına katkı sağladığı belirtiliyor.
MUHABİR: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ
