Sanayi esnafı A. Kadir Kördüğüm, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan acı olaylar hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Konu ile ilgili en başta anne ve babalar olmak üzere vatandaşlara seslenen Kördüğüm, “Son zamanlarda gençler üzerinde olumsuz bazı şeyler duyuyoruz. En son yaşanan olaya hepimiz şahit olduk, çok üzüldük bu olaya. Buradan ailelere şunu söylemek istiyorum anne- baba olarak, bir birey olarak, çocuklarınıza okuma tabii olacak, eğitim olacak. Eğitimin yanında çocuklarımıza insan olmayı, merhametli olmayı, insanlara yardım etmeyi bunları öğretmemiz lazım. Çocuklarımızla birebir kendimiz bir yerlere gitmemiz lazım, yani bir pazar olabilir, bir alışveriş merkezi olabilir. Yani çocuklarımızın temeline inmemiz lazım. Gerekirse onun gibi çocuk olup onun ruh dünyasına inmemiz lazım. Çocuğumuzun elinde telefon olur, çocuğumuz odasına kapanır, çocuğumuzu uzaktan takip etmemiz lazım. Çocuğumuz ne yapıyor, nerelere gidiyor, haftada bir defada olsa ya da 15 günde bir defada olsa okuduğu okula gidip çocuğun durumunu sormamız lazım. Bizim artık geçmişimize dönmemiz lazım. Bizi bizden çok kimse sevemez. Çocuklarımıza, dışarıda gördüğümüz çocuklara merhametli olmasını, insanlara yardım etmesini, insanlarla birebir iletişimin nasıl kurulacağını, küçüğe nasıl davranılacağını, büyüğe nasıl davranılacağını yani bence bunları öğretmemiz lazım. Çocuklarımıza eğitim konusunda tabii baskı yapacağız ama çocuğumuzun kapasitesine göre. Öğretmeni ile gidip konuşacağız hocam çocuğum bu okulda okuyor da çocuğumun eksiklikleri nedir? Neler yapıyor? Çocuğum okulda arkadaşlarıyla nasıl, size karşı olan davranışı nasıl, topluma karşı olan davranışlarında bir eksiklik var mı, yok mu? Bunlara da bakmamız lazım. Bir anne- baba olarak çocuğumuzla oturup, bunu böyle birebir bir de evde konuşalım. Belki okulda söylenemeyecek şeyler olabilir. Ben burada evde çocuğuma söylerim dememiz lazım. Yani kısacası lafımı toparlamak gerekiyorsa gerçekten de anne- baba olarak sadece kendi çocuklarımızı değil tüm çocukları kendi çocuğumuz gibi görüp bunlara sahip çıkmamız lazım. Bizim geleceğimiz çocuklarımız, bizim neslimizi sürdürecek çocuklarımız, biz çocuklarımıza nasıl bir eğitim verirsek çocuklarımız da anne babasından aldığı eğitimle yine ileride kendi çocuklarına bunu aktaracaktır. Kendi nesline bunları aktaracaktır” ifadelerine yer verdi.
“BİREY OLARAK HEPİMİZİN BU İŞE EL ATMASI LAZIM”
Sözlerine devam eden Kördüğüm, çocukların mutlak surette güzel yetiştirilmesi gerektiğinin altını çizerek şöyle konuştu: “Çocuğun eğer okumaya hevesi yoksa oturursunuz birebir oğlunuzla konuşursunuz, sen ne iş yapmak hangi mesleği seçmek istiyorsun diye. Burada sanayimizde otoelektrik, kaporta, rot balans, torna bunun gibi daha sayabileceğim çok meslek dalı var. Dışarıda da sayabileceğimiz çok meslek dalları var. Çocuğumuz bu meslek dalında da gidip çalışabilir. Tabii ki de çocuklarımız okusa güzel olur. Ama bunun yanında meslek sahibi de olabilir. Çocuklarımız meslek edinme ile ileride kendi ekmeğini çıkarır. Kendi yanında çalışan çocuklara bir mesleki eğitim sunabilir. Yani bunun gibi güzel şeyler yapılırsa bence çok sağlıklı olur hem bizim geleceğimiz için hem çocuklarımızın geleceği için, bunları yapmamız lazım. Son zamanlarda çocuklarımıza yapılan şeyleri gördük, çok üzüldük, yani çok rahatsız olduk. Bu ailelere de Allah sabırlar versin. O çocuklarımızın mekanları da cennet olsun. Gerçekten çocuklarımıza her konuda destek verip her konuda eğitim verip bu çocuklarımızı yani güzel yetiştirmemiz lazım. Okulda hocanın verdiği eğitimin yanı sıra ailenin vereceği eğitimde önemli. Okulda 30-35 kişilik sınıflarda çocuklarımızla birebir hocalarımız ilgileniyor ama insanın kendi çocuğuna evinde birebir daha ilgili olacağını zannediyorum. Çocuklarımızın hatasını daha iyi görebileceğini zannediyorum. Diğer taraftan veli, çocuk okulda okuyorsa oraya gidip çocuğunun durumunu soracak eğer mesleki eğitimde çalışıyorsa oraya gidip çocuğun durumunu soracak. Aileler sadece kendi çocuklarına değil, bütün çocukların üzerine eğilmeli, onların güzel yetişebilmesi adına. Bu konu artık sadece anne- babalıktan çıktı. Yani diğer anne -babalar da diğer çocukları görünce, bir yanlış olunca uyarması lazım. Biz bunları uyarmazsak işte görüyorsunuz neslimizde neler neler çıkıyor. Bu çocukların hepsi tertemiz çocuklardı. Bu çocuklar pırıl pırıl çocuklardı. İşte bazı eksikliklerden dolayı ne yazık ki olumsuz şeyler oluyor. Bunların olmaması için birey olarak hepimizin bu işe el atması lazım.”
HANİFE SARI
