Bir zamanlar serinliği, berrak suyu ve doğal güzelliğiyle Malatya’nın dört bir yanından gelen ziyaretçilerin uğrak noktası olan Şahnahan Deresi, bugün adeta bir çevre felaketinin simgesine dönüşmüş durumda. Eskiden piknik seslerinin yükseldiği, çocukların suya girdiği, balık tutulan bu alan; artık ağır koku, yoğun sinek istilası ve kimyasal atıkların kararttığı bir kabusla anılıyor. Şahnahanlılar, derenin yıllardır kaderine terk edildiğini, kimsenin yaklaşmaya cesaret edemediği bu suyun simsiyah akarak hem doğayı hem insan sağlığını tehdit ettiğini dile getiriyor. Yıllardır süren ihmale tepki gösteren mahalle sakinleri, artık somut adım atılmasını isterken, Malatya Sonmanşet gazetesine konuşan Mahalle Muhtarı Müslüm Akbulut çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Şahnahan Mahallesi sakinleri olarak bu sorunu sürekli dile getirdiklerini ifade eden Mahalle Muhtarı Müslüm Akbulut, Malatya Valisi Seddar Yavuz’un dereyle ilgili bir söz verdiğini hatırlattı.

“ÇALIŞMALAR YAPILMADI; DERE OLDUĞU GİBİ KALDI”
Dereyle ilgili daha önce de söz verildiğini anımsatan Akbulut,
“Sayın Valimiz, 6’ncı ayda oradaki arıtma tesisinin faaliyete geçeceğini söyledi. Geçen sene de kaymakamlığın yanında söz verilmişti; ikinci organize sanayiden gelen suyun kapalı sistemle taşınacağı ve dereye dökülmesinin engelleneceği ifade edilmişti. Bir ay içinde yapılacağı söylendi ancak hiçbir çalışma yapılmadı, dere olduğu gibi kaldı. Sayın Valimizin verdiği söz ise arıtmanın 6’ncı ayda devreye gireceği yönündeydi. Eğer bu gerçekleşirse kirliliğin sona ereceği söylendi fakat şu an tesiste gözle görülür bir ilerleme yok. Bana göre bir yıl içinde bile faaliyete geçmesi zor görünüyor”
şeklinde konuştu.

“MALATYA’DAN İNSANLAR GELİP PİKNİK YAPARDI”
Şahnahan Deresi’nin eskiden mahallenin can damarı olduğunu söyleyen Akbulut,
“Şahnahan Deresi bizim için çok önemli. Köyün ve tarım arazilerinin içinden geçiyor. Ancak şu an ciddi bir koku var, sinek problemi var ve çevreye zarar veriyor. Eskiden burası bizim can damarımızdı; mesire alanımız vardı, Malatya’dan insanlar gelip piknik yapardı, balık tutulurdu. Fakat son 15 yıldır kimse yaklaşamıyor. Su o kadar kirli ki kimse elini bile değdirmek istemiyor. Bu durum yaklaşık 15 yıldır böyle devam ediyor. Her yıl ‘düzelecek’ deniyor ama bir değişiklik olmuyor. Şimdi 6’ıncı ayı bekliyoruz. Sayın Valimizin sözüne inanmak istiyorum, umarım bir sorun çıkmaz”
ifadelerini kullandı.
“KONUYU MECLİSE TAŞIYAN OLMADI”
Şu anda hastalanma riskleri olduğunu kaydeden Akbulut,
“Eğer bu kirli su kesilirse mesire alanı yeniden canlanır. Orası çok güzel, serin ve suyu bol bir yer. Ancak mevcut kirlilik, koku ve sinek yüzünden kimse yaklaşamıyor. Hastalanma riski de var. Su çok kirli, adeta mikrop dolu, simsiyah ve içinde çeşitli kimyasallar bulunuyor. Sayın Valimize güveniyorum, inşallah verdiği sözü yerine getirir. Ancak diğer siyasiler ve milletvekilleri bu konuya yeterince ilgi göstermedi. Ziyaretlerinde durumu ilettik, ‘yapılacak’ dediler ama konuyu meclise taşıyan olmadı. Bu nedenle umudumuz Sayın Vali’dedir. İnşallah sözünde durur ve bu sorun çözülür”
diye konuştu.
Şahnahanlılar ise artık bu kokudan ve kirlilikten kurtulmak istediklerini ifade ettiler.

“BU ÇİLEYİ BİR YIL DAHA ÇEKMEK İSTEMİYORUZ”
“Bizler bu derede su alırdık, hayvanlarımıza verirdik”
diyen Şahnahanlılar, şunları kaydettiler:
“Bu derenin kenarında oturup balık bile tutardık. Çevrede sebzeler, meyveler yetişirdi. Ne zamanki organize sanayi bölgesindeki atıklar bu dereye bırakıldı, o zamandan bu yana yaşamımız altüst oldu. Kirlilik sadece dereyle sınırlı kalmadı. Ne evlerimizin penceresini açabildik ne de kapılarımızı. Hem koku hem de sinek yaşamımızı maalesef tersine çevirdi. Defalarca şikayetçi olduk, arıtma tesisi yapılmasını istedik bizleri dinleyen olmadı. Son olarak Sayın Valimizin bir sözü olmuş. Bu sözü duyunca gerçekten heyecanlandık. Arık bizler de kendi mülklerimizde hak ettiğimiz şekilde yaşamak istiyoruz. Evet Malatya ekonomisinin çarkları dönsün, fabrikalar para kazansın, Malatya ekonomisine katkı olsun ama bunun cezasını bizler de çekmeyelim. Arıtmamı yapılıyor, derenin üzerimi kapatılır veya fabrika atıkları başka yere mi aktarılır bilemiyoruz ama ne yapılacaksa bir an önce yapılsın. Yıllarca bu çileyi çekiyoruz, bu çileyi bir yıl daha çekmek istemiyoruz. Sayın valimize güveniyoruz, Malatya’nın umudu oldu. Bizim de umudumuz Sayın Vali’miz.”
MUHABİR: SİNEM HATUN DAVUT
