Tekstilin üssü durumda olan Malatya’daki tekstil fabrikaları ve atölyeleri alarm veriyor. MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, yaptığı açıklamayla depremden önce OSB’de tekstil ve konfeksiyon alanında 21 bin çalışan varken bu sayının bugün 15 bin civarına düştüğünü ifade etti. 3 yılda 6 bin kişilik bir kayıp olduğunu belirten Sadıkoğlu,
“Onlarca tekstil firmamız kapandı. Mısır başta olmak üzere başka ülkelere taşındı. Diğerlerine sahip çıkmamız lazım”
dedi.
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Malatya’daki tekstil sektörünün mevcut durumu, deprem sonrası yaşanan istihdam kaybı ve sektörün geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Malatya’nın bölge olarak tekstil üretim üssü olduğunu vurgulayan Başkan Sadıkoğlu, deprem sonrası yaşanan istihdam kaybına dikkat çekti.
“ÜÇ YILDA TOPLAM KAYIP 6 BİN ÇALIŞANI BULDU”
Malatya’nın tekstil alanında bölgenin en önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu ve Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) 403 fabrikanın bulunduğunu, bunların 155’inin tekstil alanında faaliyet gösterdiğini söyleyen Sadıkoğlu,
“Bu rakamlar tekstilin üretimde yüzde 38’lik payla şehrin lokomotif sektörü olduğunu ortaya koyuyor. OSB’deki istihdamın yüzde 52’sini de tekstil karşılıyor”
ifadelerini kullandı.
Başkan Sadıkoğlu, deprem sonrası yaşanan göçün sektöre büyük zarar verdiğini vurgulayarak,
“Deprem öncesi OSB’de 21 bin çalışan varken bugün bu sayı 15 bine düştü. Normal tekstil ve konfeksiyon alanında yaklaşık 5 bin kişilik bir azalma var. Üç yılda toplam kayıp 6 bin çalışanı buldu”
diye konuştu.
“50 BİNE YAKIN İNSAN MAĞDUR OLUR”
Şehirde yalnızca OSB’de değil, muhtelif bölgelerde üretim yapan yaklaşık 200 atölyenin bulunduğunu hatırlatan Sadıkoğlu, bunlardan 55’inin kapandığını söyledi. Sektörde yaşanan gerilemenin hem üretimi hem de kent ekonomisini doğrudan etkilediğini ifade etti.
Sadıkoğlu, tekstilin tamamen gözden çıkarılmasının yanlış olduğunu belirterek,
“Bugün 15 bin kişinin çalıştığı bir sektörü kapattığınızda aileleriyle birlikte 50 bine yakın insan mağdur olur. Bu insanlar ne yapacak? Tekstil sektörünü bir anda bırakın demek yerine nitelikli ürün üretimine yönlendirmeli, markalaşmayı teşvik etmeli, ihracatın önünü açmalıyız. Dünyayla rekabet edebilmek için enerji ve işçilik maliyetlerinin azaltılması, firmalara faizsiz kredi gibi desteklerin sağlanması gerekiyor”
cümlelerine yer verdi.
“ONLARCA FİRMA KAPANDI, BAZILARI BAŞKA ÜLKELERE TAŞINDI”
Avrupa standartlarında daha kaliteli ürünler üretmenin önemine de değinen Sadıkoğlu, iş gücünün niteliğinin artırılması gerektiğini ifade ederek,
“Onlarca firma kapandı, bazıları başka ülkelere taşındı. Kalanlara sahip çıkmalı, gitmelerinin önüne geçmeliyiz”
dedi.
Malatya’nın tekstilde bölgenin üretim üssü olduğunu dile getiren Sadıkoğlu,
“OSB’nin yanı sıra şehrin muhtelif yerlerinde üretim yapan 200’e atölyemiz var. Bunların hepsi hem istihdam hem üretim hem de bu tekstilde bir lokomotif görevi görmesi demek. OSB’de 403 fabrikamızın içerisinde toplam 155 tane tekstil fabrikamız var. Bu da üretimimizin yüzde 38-40’a yakınının tekstil net bir şekilde ortaya koyuyor. Dolayısıyla aslında tekstilde biz güçlü bir şehiriz. OSB’deki istihdamın yüzde 52’sini tekstil sektörü karşılıyor. Bu noktada istihdamdaki yoğun emek iş gücünün başında tekstiller var. Ancak bu sektörde çalışan personellerin birçoğu deprem sonrası şehri terk ederek başka şehirlere gittiler. Deprem öncesi OSB’mizde tekstil ve konfeksiyon alanında 21 bin çalışan varken bugün 15 bin civarına düştü. Burada 5 bine yakın bir azalma oldu. 3 yılda yaklaşık 6 bin kişilik bir kayıp var. Bunun sektöre ciddi bir yansıması da var. Bu iyi okumamız gereken en önemli unsurlardan birisi”
şeklinde konuştu.
“ONLARCA TEKSTİL FİRMAMIZ KAPANDI”
“Bazen ‘tekstil ve konfeksiyonda daha nitelikli ürün üretmemiz lazım’ deniyor” diyen Sadıkoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
“Doğru bir şekilde altyapı hazırlamak, nitelikli ürün üretmeye yönlenmemiz, marka yolunda ilerlememiz, ihracatın önünü açmamız lazım. Bunları yapmamız gerekirken ‘Bir anda tekstili kapatın’ diyoruz. Tekstilde 155 fabrika 200 de atölye ticaretiyle uğraşan insanlar var, bu insanlar ne iş yapacak bunu da söylemeleri lazım. Dolayısıyla ‘tekstili kapatın’ demek yerine bunu güçlendirmek ve daha nitelikli hale getirmek, nitelikli ürün üretmek, markalaşma yoluna gidilmesi gerekiyor. Özellikle bu durumun ihracatımızı ve ithalatımızı olumsuz etkilememesi için bunlara sahip çıkmamız lazım diye düşünüyorum. 14 tekstil fabrikası ve muhtelif yerlerde üretim yapan 55 tekstil atölyesi kapandı. Bunlara gerekirse nitelikli iş yapacakları alanlar tahsis etmemiz, istihdamı güçlü kılmamız için bu atölyelerin yeniden toparlanmalarının önünün açılması gerekiyor. Onlarca tekstil firmamız kapandı. Başka ülkelere taşındı. Diğerlerine sahip çıkmamız lazım. Fabrikaların başka ülkelere gitmelerinin önünü kapatmamız gerekir diye düşünüyoruz.”
Muhabir: SİNEM HATUN DAVUT
