Milli sporcu, Muay Thai Türkiye Şampiyonu, dünya ikincisi ve üçüncüsü, antrenör, hakem ve beden eğitimi ve spor öğretmeni Yücel Alakaş, mücadele sporlarına ilişkin önemli bilgiler verdi. Kendi spor deneyimleri ve diğer tüm detayları Sonmanşet gazetesine anlatan Alakaş, mücadele ve disiplin konusunu vurguladı.
“SPOR DİSİPLİN İSTER”
“Mücadele sporları sizin için ne ifade ediyor?” sorusuna cevap veren Yücel Alakaş, “Mücadele sporları benim için öncelikle disiplin diyebilirim. Çünkü yapmış olduğumuz spor gerçek bir disiplin istiyor ki antrenman yapıp disiplinli çalışabilelim. Zaten başarı da disiplinle birlikte geliyor. Bana bu hayatta disiplinli olmayı ve çalışmayı öğrettiği için benim için bu spor disiplini ifade ediyor” diye konuştu.

“ÜÇ DİSİPLİNİ BİRLEŞTİRMEK BAŞARI GETİRDİ”
Dünya ikinciliği ve üçüncülüğü derecelerine ilişkin konuşan Alakaş, “Mücadele sporları derken üç farklı branştan bahsediyoruz genel olarak: Boks, kickboks ve tay boks. Biz bu üç branşı da yaptık zamanında. Üçünü de harmanladık ve bu üç sporu da birlikte yapmanın vermiş olduğu etkiyle birazcık daha komplike bir stile sahip olduk. Bu da bizim dünya 2'ncisi ve dünya 3'üncüsü olmamıza çok büyük etmen oldu. Çünkü boks disiplini ayrı, kickbox’un disiplini ayrı, Muay Thai disiplini apayrı bir disiplin. Bu üçünü birleştirmek başarıyı da ardından getirdi” sözlerine yer verdi.
Yücel Alakaş, dünya ikinciliği ve üçüncülüğü derecelerinin maçlarını da anlatarak, “2003 yılında Rusya'da Dünya Şampiyonası'na katıldık. Burada Türkiye Şampiyonası'nı elde ettikten sonra hemen Dünya Şampiyonası'na çağırdılar. Milli takıma davet ettiler bizi. Akabinde oradaki yarışmalara katıldık. İki maç kazandık. Yarı final maçında Rus rakibimize yenildik. Dünya 3'üncüsü olduk. Ertesi sene 2004 yılında tekrar Türkiye şampiyonu oldum. Bu sefer yine Dünya şampiyonası için Tayland'a gittik. Orada da rakibime yenilerek yine maalesef 2'nci oldum” ifadelerini kullandı.
“MÜCADELE SPORLARI BİZİM GENLERİMİZDE VAR”
Türkiye'nin boksa ve diğer mücadele sporlarına yönelik altyapısını değerlendiren Yücel Alakaş, “Şu an Türkiye'de boks ve mücadele sporları emin adımlarla ilerliyor. Bundan yıllar önce boks Türkiye'de profesyonel olarak yapılıyordu. Sonra amatör olarak evrildi. Şimdi hem profesyonel hem amatör olarak devam ediyor ve başarı grafiği de bu anlamda yükseldi. Son dönemlerde boks da hem Malatya olarak hem de dünyada olimpiyatlarda da derece elde ettik. Şu an kickbox ve thaibox'ta da ülkemiz dünyada ilk üçte diyebiliriz. Mücadele sporları bizim genlerimizde olan bir durum” diye konuştu.
Türkiye’de derece elde etmiş sporcular yetiştirdiklerini söyleyen Alakaş, “Bu anlamda yetiştirdiğimiz sporcular var. Yaklaşık 6-7 tane Türkiye'de derece elde etmiş sporcu yetiştirdik. O sporcularımız da şimdi mesleğe geçtiler. Polis oldular, öğretmen oldular. Ve hala sporun içinde devam ediyorlar. Şu an hala antrenörlük yapmaktayım. Yine bu anlamda sporcuları yetiştirmeye devam ediyoruz. Şu anki şartlarda iki tane bölge, bir bölge şampiyonu bir de bölgede bölge şampiyonu 3. olan sporcu yetiştirdik. Yaklaşık 6 aylık bir antrenman sürecinden sonra bu başarıları elde ettik. İnşallah önümüzdeki yıllarda bu başarılarımız da yükselecek” şeklinde konuştu.
“EN BAŞTA DİSİPLİNLİ OLMAYI ÖĞRETMEYE ÇALIŞIYORUZ”
Mücadele sporlarına başlarken nelerin öğretildiğini anlatan Yücel Alakaş, “İlk önce en başta disiplinli olmayı öğretmeye çalışıyoruz. Çünkü bu sporlar disiplinle gelir. Tabii bu bazıları bir heves uğruna gelenler de oluyor. Bir iki ay yapıp gidiyor edenler de oluyor ama bir amaç verdikten sonra gençlere özellikle bu amaç doğrultusunda çocuklar ilerlemeye devam ediyorlar. Şu an benim yaklaşık 15 taneye yakın genç sporcum var. Hepsi de şu an azimli bir şekilde antrenmanlarını yapıyorlar” dedi.
Bu sporu yaparken kendisini en çok şey zorlayan şeyi anlatan Alakaş, “Bir Türkiye şampiyonasında yarı finalde maç esnasında rakibimin birkaç hamleden sonra dudaklarının hafif çatladığını görmüştüm. O andan itibaren bu işin içerisinde merhametin de vicdanın da dolduğunu anladım. Normal şartlarda o maç kısa sürede bitecekken o maçın sonuna kadar devam ettik. Hem karşı tarafın sağlığı açısından hem de kendi mental sağlığımız açısından” ifadelerini kullandı.
KİCKBOX MU DAHA SERT YOKSA BOKS MU?
“Kickbox mu daha sert yoksa boks mu?” sorusuna cevap veren Yücel Alakaş, “Dedim ya ilk başta farklı disiplinler. Boks da sert. Kickbox bir tık üstü diyebilirim. Çünkü boksta sadece elleri kullanıyorsun. Taybox'ta bütün uzuvlarınızı kullanıyorsunuz. Yani dirsek, tekmeler, sıralamaya koyarsak en sert diye sıralayacaksak Muay Thai 1. sıraya gelir. Kickbox 2. boks 3. sırada olur” dedi.
“İLKOKULDA BENİ DÖVDÜLER, BABAM SPOR SALONUNA YAZDIRDI”
Spora ilk başlama nedenini anlatan Alakaş, “İlkokulda beni dövdüler. Ben 4. sınıfa gidiyordum. 10 yaşındaydım. Babam bana dedi ki sen artık dayak yemeyeceksin. Beni bir spor salonuna yazdırdı. Ondan sonra hocamızı da çok sevdik. Onun yanında bir hedefimiz yokken sadece bir oyun amaçlı başlamıştık. Ama spora devam ettikçe artık bir yarışma sporcusu olduk ve bu şekilde devam etti” diye konuştu.
Maçlar bittikten sonra rakiple helalleşmelerinden bahseden Yücel Alakaş, “Düşünün iki kişi kavga ediyor. Kavga bir şekilde bitiyor. Bittikten sonra birbirinize sarılıyorsunuz ve birbirinizden helallik istiyorsunuz. Bu benim için çok çok büyük bir ders oldu hayatımda. Çünkü dışarıdan baktığınızda evet ciddi bir kavga gibi görünüyor. Maça çıktığın zaman. Çünkü tamamıyla sert vuruşlar içeren sporlar bunlar. Ama maç bittikten sonra birbirimize sarılıyoruz ve helallik istiyoruz birbirimizden” sözlerine yer verdi.
EN ÇOK ZORLAYAN RAKİP KİMDİ?
Kendisini en çok zorlayan rakibine ilişkin soruya Alakaş, “En çok zorlayan rakibim kendisi 2004 yılında dünya ikincisi olduğum rakibimin adı Magomed Magomedov oldu. Rus, şu an kendisi profesyonel kariyerini hala devam ediyor diye biliyorum. Çok iyi ve çok yetenekli bir sporcuydu. O maçı hiç unutamıyorum” şeklinde cevap verdi.
Milli formayı giymenin gururunu anlatan Yücel Alakaş, “Ya bunu anlatabilir miyim bilmiyorum ama sadece şöyle diyeyim. Hiçbir kimsenin olmadığı bir yerde, yani kimsenin Türklerin olmadığı bir yerde de bir bayrak dalgalanıyor. O bayrak sizin bayrağınız. O an tüyleriniz diken diken oluyor. Bir yerden İstiklal Marşı'nız okunuyor. Ve buna ve insanlar o sırada ayakta saygı duruşunda. Hepsi size bakıyor. Yani o anki gurur, mutluluk anlatılamaz” diye konuştu.
“Maç öncesi mental olarak psikolojinizi neye odaklıyorsunuz?” diyen Alakaş, “Maça çıkmadan önce daha çok ben hem müzik dinleyerek hazırlanıyordum ama iyi bir sporcu maça çıkmadan önce rakibiyle o yapacağı maçı kendi kafasında en az 20-30 defa yapması gerekiyor ve ben de bu anlamda böyle hazırlanıyordum. Kendi kafamda 10 defa çıkıyordum, 20 defa çıkıyordum, o maçı yapıyordum” dedi.
“MUHAMMED ALİ CLAY VE MİKE TYSON GİBİ SPORCULARI KENDİME ÖRNEK ALIRDIM”
Örnek aldığı sporcuları anlatan Yücel Alakaş, “Çocukluk yıllarımızda bizim herkesin gibi örnek aldığımız isimler vardı. Mesala ben Muhammed Ali Clay ve Mike Tyson gibi sporcuları kendime örnek alırdım. Ama bu işin tam böyle artık elit olarak yaptığımız zamanlarda Gökhan Saki, Serkan Yılmaz, bu isimler bize çok hem örnek oldu hem örnek aldık” ifadelerine yer verdi.
Boksa yeni başlamak isteyen gençlere bir mesaj veren Alakaş, “Hangi sporu yaparsanız yapın her sporun içerisinde birazcık canınız yanacak. Bu nasıl can yanmaktan bahsediyoruz? Şöyle antrenman yaparken antrenmanın şiddeti sizin canınızı yakabilir. Ya da atıyorum bir futbol oynuyorsunuz. Futbol oynuyorsunuz topa vururken ayağınız burkulabilir. Yine bir acı yaşayabilirsiniz. Herkes şöyle düşünüyor. Ya antrenmana gideceğiz, burnumuz kırılacak, işte kaşımız, gözümüz açılacak. Aslında öyle bir şey yok. Biz antrenmanlarımıza daha çok torba ve lapa çalışması yapıyoruz. İleri seviyede dövüşecek yani maça çıkmayı düşünen, hedefi olan sporcularımıza ringe çıkartıyoruz, dövüştürüyoruz. Ama yeni başlayacak kişilere ilk başlangıçta sadece torbada ve teknik gösteriyoruz. Yani başladıktan sonra kendileri o özgüveni kazandıktan sonra kendileri artık bunu istiyor. İlk başta evet ya da acaba diyorlar yapabilir miyim? Ama teknikleri öğrendikten sonra o özgüven oluştuktan sonra kendilerini denemek için bile olsa bir maç yapmak istiyorlar. Yani özgüvenle alakalı daha çok diyelim” sözlerini kaydetti.
Muhabir: HÜSEYİN KOCAMAN
