İnönü Üniversitesi 50. Yıl Kutlama Programı düzenlendi. Düzenlenen programın açılış konuşmasını yapan ve üniversite hakkında kısa bilgiler paylaşan İnönü Üniversitesi Rektörü Nusret Akpolat, “Üniversitemiz 3 Nisan 1975 tarihinde kurulmakla beraber şu an 6 enstitü, 14 fakülte, 2 tane yüksekokul, 3 meslek yüksekokulu ve 27 araştırma uygulama merkez ile gerçekten de Türkiye'de saygın bir konumda yer almaktadır. Gerçekten güçlü bir akademik personel profilimiz var. Ama dikkat ederseniz profesörler araştırma görevlilerini saymazsak ağırlıkta yer alıyor ve bu da yaşlandığımızı gösteriyor. Çok iyi bir parametre değil doçent ve doktora öğretim üyesi sayımızı arttırmak gerekiyor. Bu anlamda da YÖK Başkanımızdan destek istiyoruz. Asrın felaketi evet gerçekten tüm coğrafyamızı, Türkiye'yi sarsan felaket Malatya'mızı da vurdu ne yazık ki. Üniversitemizde burada çok ciddi hasar aldı. 65 öğrenci personel olmak üzere 72 canımızı kaybettik. Pembe Yolu’muz diğer adıyla Bilgeler Yolu ve onun sağında solunda yerleşmiş olan akademik binalarımız sağlı sollu yıkılmış. Yeri bomboş bir tarla. Akademik birimlerimizin yüzde 55’ini kaybettik sayın başkanım bunu kimseye anlatamıyoruz. İnanmıyorlar. Bu anlamda zor durumdayız, haykırıyoruz, sesimizi duyurmak istiyoruz. Lütfen yetkili birimler yetkili makamlar bizi duysunlar istiyoruz. Sıkıntıdayız, tam 20 bina 90 bin metrekare kapalı alan, fen edebiyatın 8 bloğu vardı 8’i yıkıldı. Eğitim fakültesinin 4 bloğu yıkıldı. İktisadi idari birimlerinin 4 bloğu yıkıldı. Misafirhanemiz gitti. Mediko sosyal binamız çok kritik bir binaydı, kaybettik. Bu anlamda sıkıntımızın altını tekrar çizmek istedim. Yıkılan binalarımızla alakalı Ankara'da ve şehrimizde görüşmeler, temaslarda bulunduk. Cevdet Yılmaz Bey, Cumhurbaşkanımız dahil olmak üzere birçok makamla görüşmelerimiz oldu. Bunların meyvesini de aldık. Özellikle Cevdet Yılmaz Bey'e, Cumhurbaşkanımıza desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Merkezi derslik binasının temelini attık 3 ay oldu. Medico sosyal binası içinde ihaleye çıkacak kadar yüzde 10’luk bir destek aldık 2025 bütçesine kondu. İnşallah 2 aya kalmaz onun da temelini atacağız. Yeni akademik birimler için YÖK Başkanımıza dosyalarımızı ilettim. Buradan tekrar teşekkür ediyorum destekleri için. Akademik Destek ve Veri Ofisleri şeklinde gelir gelmez akademik izlem ofisi, laboratuvar altyapı ofisi, proje destek ofisi, uluslararası derecelendirme ofisi, kurumsal veri yönetim ofisi, üniversite sanayi iş birliği ofisi gibi 6 farklı ofis kurarak üniversitemizin araştırma üniversitesi olması ve dünya sıralamasında hak ettiği yere gelebilmesi için bir mutfak çalışmasına, çok iyi bir ekip çalışmasına giriştik ve araştırma koordinatörlüğü çatısı altında bu birimlerimizi kurduk. Buradan umutluyum. Çok şey bekliyorum. Üniversitemize bir sıçrama sağlayacağını düşünüyorum. Yeni koordinatörlükler kurduk. Eğitim öğretim koordinatörlüğü, toplumsal katkı koordinatörlüğü, yayın ve akademik dergi koordinatörlüğü, özellikle akademik dergi 13 dergimiz vardı ve bunlar ne yazık ki sıralamalarda indekslere girmede biraz geride kalmıştı. Hem bunları toparlamak hem de bunların içeriklerini daha da iyileştirmek için şu an çok iyi bir ekip çalışması ortaya kondu” diye konuştu.
“BU ÜNİVERSİTE ASLINDA MALATYA HALKININ BAŞARISIDIR”
Türkiye Cumhuriyeti 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün torunu ve İnönü Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Gülsün Bilgehan ise, “Atatürk döneminden itibaren 1937’den itibaren bu bölgede ve özellikle de Malatya'da bir üniversite kurulması için çalışmalar yapılıyor. Daha sonra Erzurum'da Atatürk Üniversitesi kuruluyor ama Malatya halkı vazgeçmiyor. Bu üniversite aslında Malatya halkının başarısıdır, hemşehrilerimin başarısıdır” sözlerine yer verdi.
“BU 50 YILLIK YOLCULUK SAYISIZ EMEĞİN VİZYONU VE KARARLILIĞIN ÜRÜNÜDÜR”
Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ramazan Ayhan da Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in yaşanan zirai don dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmede olduğunu bu yüzden programa katılamadığını dile getirerek şunları kaydetti: “İnönü Üniversitesi yarım asırlık köklü geçmişiyle yalnızca bir yüksek öğrenim kurumu değil. Bir üretimin, sağlık hizmetlerine, toplumsal katkıda uluslararası akademik iş birliklerine kadar her alanda örnek bir vizyonun temsilcisi olmuştur. 1975 yılında atılan temeller üzerine inşa edilen bu güzide kurum bugün hem ulusal hem de uluslararası düzeyde saygın ve söz sahibi bir üniversite haline gelmiştir. Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak üniversitemizle her zaman iş birliği içinde olduk. Zira biliyoruz ki güçlü bir üniversite sadece bireyleri değil yaşadığı şehri ve o şehrin geleceğinize dönüştürür. Bu 50 yıllık yolculuk sayısız emeğin vizyonu ve kararlılığın ürünüdür.”
VALİ YAVUZ’DAN İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ’NE ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTESİ OLMA TEMENNİSİ
İnönü Üniversitesi’nin bir araştırma üniversitesi olma yolunda olduğuna vurgu yapan Vali Seddar Yavuz ise, “Osmanlı'nın küllerinden yeni bir Cumhuriyet kurduk. Sanayi Devrimi’nin etkilerini, acılarını hep beraber yaşadık. Bugün artık bilim sanayi ve teknoloji yolculuğunda hele de dijital çağda asla geri kalmak istemiyoruz. Bu yüzden de devamlı üniversitelere yatırım yapıyor hem üniversite sayısını artırıyor hem de araştırma projelerine her daim destek veriyoruz. Üniversitemizin özellikle tıp alanında göstermiş olduğu başarılar hepimizin göğsünü kabartıyor. İnşallah diğer alanlarda da daha fazla artan bir ivmeyle çalışmalara devam edeceğine inanıyorum. Ayrıca sayın YÖK başkanımızla konuşurken de üniversitemizin bir araştırma üniversitesi olması gerektiği hususundaki görüş ve kanaati beni ziyadesiyle memnun etti. Çünkü şu anki altyapısı ve yetişmiş akademik personelle ve elbette yetiştirmiş olduğu hayırsever iş insanlarıyla, destekleriyle inşallah İnönü Üniversitesi bir araştırma üniversitesi olarak da yoluna devam eder diye temenni ediyorum” ifadelerine yer verdi.
“SİZLERİ ASLA YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar ise, “Ülkemizde son asrın en ağır felaketi olan ve yüreklerimize derin bir keder salan bu depremlerden en fazla etkilenen illerimizden biri de maalesef Malatya olmuştur. Deprem felaketi Malatya'daki iki üniversitemizi de derinden etkilemiştir. Depremin daha ilk günlerinden itibaren Malatya'da geldiğimde onlarla birlikte olduk ve birlikte çalıştık. Büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki yaşanan bunca yıkıma ve zorluğa rağmen devlet millet dayanışmasıyla yara sürecinde ve büyük ölçüde sarabilmek mümkün olmuştur. Üniversitelerimizin akademik ve idari personeli büyük fedakarlıkla görevlerini yerine getirmiş eğitim öğretim ve araştırma faaliyetlerinin devam etmesi sağlanmıştır. Başta sağlık hizmetleri olmak üzere üniversitelerimiz şehirlerine her türlü katkıyı sunmuşlardır. Yükseköğretim Kurulu olarak bizler de bütün imkân ilk andan itibaren deprem bölgesindeki üniversitelerimizin ve öğrencilerimizin yanında olduk. Yüksek öğretim kurulu olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bütün imkanlarımızla depremden etkilenen üniversitelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Sizleri katiyen geçmişte olduğu gibi bugün de ve gelecekte de asla yalnız bırakmayacağız. Ülkemizin kaynaklarından üniversitelerimize de paylar ayrılmaktadır. Bu konuda herhangi bir ayrım veya ayrımcılık yapılmamaktadır” sözlerine yer verdi.
“GAZZE, SUDAN VE SURİYE’Lİ ÖĞRENCİLERE KAPILARIMIZI AÇTIK”
İnönü Üniversitesi’nin yalnızca eğitim ve bilimsel üretimde değil, aynı zamanda sağlık hizmetlerinde de Türkiye’nin ve dünyanın saygı duyduğu bir merkez haline geldiğini de ifade eden Erol Özvar, “Tıp fakültesi ve kıymetli personelinin başarılarını büyük bir takdirle izlediğimizi ifade etmek isterim. Bugün Gazze’de, Filistin’de İsrail, Filistin halkına büyük bir zulüm ve soykırım suçu işlemektedir. Gazze’de binlerce, on binlerce insan İsrail devletinin acımasız bombardımanı altında canlarını kaybetmekte, yaralanmaktadır. Bu zulümden değerli arkadaşlarım, sadece insanlar değil; insanların geçimini temin eden binalar, ticarethaneler, okullar, ibadethaneler ve üniversiteler de etkilenmektedir. Bu insanlık dramı dolayısıyla takip edebildiğimiz kadar Gazze’de pek çok rektör, dekan ve öğretim elemanı vefat etmiştir. Sadece vefatlar neticelenmemiş, pek çok üniversite eğitim ve öğretimine ara vermek zorunda kalmıştır. Eğitim öğretimden uzak, büyük bir mücadele verilmektedir. Bu vesileyle Filistin halkıyla, Gazze halkıyla birlikte olduğumuzu bu vesileyle ifade etmek isterim. Şu an itibarıyla üniversitelerimizin imkânları ölçüsünde, Gazze’de zulüm görmüş, üniversitelerini kaybetmiş bir kısım öğrencilerimiz şu anda Türkiye’de eğitimlerine devam etmektedir. Sadece Gazze’de değil, Sudan’da iç karışıklıklar sebebiyle eğitim öğretimlerine devam edemeyen üniversitelerin sembolik bile olsa Türkiye’de ağırlanması kararı alınmıştır. Malatya, Niğde ve Konya’da bulunan üniversitelerimiz, Sudan’ın güzide üniversitelerinin bir kısmına ev sahipliği yapmaktadır. Sadece Gazze’de, Sudan’da değil, Suriye’de de aynı durumda olan öğrencilere kapılarımızı açtık. Bu vesileyle Gazze’de yaşanan soykırıma karşı sesini yükselten ve bundan dolayı üniversitelerinden atılmakla tehdit edilen veya atılan uluslararası bilim insanlarına ve öğrencilere de kapılarımızı açtığımızı bu vesileyle sizlerle paylaşmak isterim. Türkiye’nin yükseköğretimde uluslararası öğrencilerin önemli rotalarından ve cazibe merkezlerinden biri haline geldi. Yükseköğretimde erişilebilirlik ve kapsayıcılık, yükseköğretim sistemimizi en iyi şekilde karakterize eden vasıflardan bir tanesidir" şeklinde konuştu.
“YAPAY ZEKÂ VE YAPAY ZEKÂYA DAYALI 17 AYRI PROGRAMI 20 FARKLI ÜNİVERSİTEYE AÇTIK”
Yüksek Öğretim Kurulunun geçen sene başlatmış olduğu çok büyük bir kampanyanın olduğunu da hatırlatan Erol Özvar "Bildiğiniz üzere yapay zekâ ve yapay zekâya dayalı ön lisans ve lisans düzeyinde 17 ayrı programı 20 farklı üniversiteye açtık. Bu sene bu programları, kısmet olursa, 80 üniversiteye birden açacağız. Bu sene itibarıyla inşallah sağlık ve zirai alanda, yani tarım alanında da dijitalleşmeye ilişkin yeni programlar açacağımızı sizlere bildirmek isterim. Üniversitemizin gerek yapay zekâ, gerek ziraat, gerekse sağlıkta dijitalleşme programlarına ilişkin yeni çalışmalar geliştirmesini beklediğimizi ifade etmek isterim. İnönü Üniversitesi yarım asırlık geçmişinde yaklaşık 150 bin mezun verdi. Bilim, düşünce, sanat, sağlık, ekonomi ve toplumsal alanlarda ülkemizin kalkınmasında değerli katkılar vermiş bir üniversitedir. Mezunlarının ülkenin dört bir yanındaki görevleri, bu üniversitenin ne denli güçlü bir birikime sahip olduğunu bizlere göstermesi bakımından fevkalade önemlidir” sözlerini kullandı.
Son olarak Özvar, Rektör Akpolat’ın taleplerini de ayrıca değerlendirmeye alacaklarını kaydetti.
muhabir: HANİFE SARI
