İnönü Üniversitesi Rektörü Nusret Akpolat 50.yıl dolayısıyla üniversite hakkında önemli bilgiler paylaştı.

Konuşmasında 1967 yılında İnönü Üniversitesini Kurma ve Yaşatma Derneğininin  6-8 yıl boyunca sürdürdüğü mücadele sonucu 3 Nisan 1975 tarihinde İnönü Üniversitesi’nin kurulduğuna vurgu yapan Rektör Nusret Akpolat, “ Üniversitemiz 14. sırada kurulan bir üniversite. Bugün itibariyle 208 üniversitenin varlığını düşünecek olursak 14. sırada kurulması çok büyük bir anlam ifade ediyor ve Türk Yüksek Öğretim'in de ilklerinden olduğunu söyleyebiliriz. Üniversite mevcut kampüsüne 1984 yılında taşınmış. Onun dışında OSB MYO’nun içinde bulunduğu kampüsümüz, Malatya MYO’nun bulunduğu kampüs olmak üzere toplam üç kampüste hizmetine devam etmektedir. Üniversitemiz 50 yıllık köklü geçmişine yakışır bir şekilde sadece kendisini kurmakla ve geliştirmekle kalmamış aynı zamanda Adıyaman Üniversitesi bizden bölünerek oluşmuş. Mardin ve Batman Üniversitelerinin kuruluşunda rehberlik ve yol göstericilik rolünü üstlenmiş. Malatya Turgut Özal Üniversitesi'nin kuruluşunda da 2018 yılında bizzat üniversitemizden ayrılarak ikinci bir üniversite kurulmuş. Bu anlamda Türkiye’de dört üniversitemizin kuruluşunda hem öncülüğü hem de mihmandarlığı olmuş. Bu anlamda da önemli bir rol üstlendiğini düşünüyoruz. Şu an 6 enstitü 14 fakülte 2 tane yüksekokul, 3 meslek yüksekokulu ve 27 araştırma uygulama merkezi ile üniversitemiz gerçekten de Türkiye'de saygın bir konumda yer almaktadır” ifadelerine yer verdi.

“ULUSLARARASI ÖĞRENCİ SAYIMIZ 865”

Üniversite hakkında bilgiler veremeye devam eden Rektör Nusret Akpolat, “Program sayısına baktığımızda 292 programımız var. Bu programlarımız daha çok yüzde 40 oranında lisans programlarından oluşmakta. Diğer programlar özellikle yüksek lisans ve doktora programlarına dikkat çekmek istiyorum. Ne yazık ki şu an istediğimiz seviyede olmamakla beraber yüzde 19 ve 13 oranında bir dağılıma sahip. 35 bin öğrencimiz  mevcut. Bunların da özellikle yüksek lisans, doktora öğrencilerine baktığımızda yüksek lisans öğrencimiz yüzde 70’lik kısmını doktora da yüzde 3’lük  kısmını oluşturuyor. Oysaki bir stratejik planımızda yüzde 20 hedefini koymuş idik. Hala yüzde 10 düzeyinde yer almaktayız. Uluslararası öğrenci sayımıza baktığımızda 865 öğrencimiz var. Oysaki depremden önce bu sayı bin 200 idi.  Bu anlamda depremin olumsuzluklarını burada da görüyoruz. Uyruk dağılımına baktığımızda uyruk daha çok Afganistan, Azerbaycan, Somali, Türkmenistan şeklinde devam ediyor. Suriyeli öğrencileriniz birinci sırada yer alıyor. Mezunlar 158 bin mezunumuz var. Bu anlamda da bir üniversitenin ne kadar köklü olduğunu gösteren en iyi parametrelerden bir tanesi mezun sayımız. İdari personel 4 bin 700 bunun büyük bir kısmı memurlardan oluşuyor. Yüzde 49-50’ye yakını”şeklinde konuştu.

“BUGÜNE KADAR 2 BİN 293 PROJE DESTEKLENDİ”

 “Araştırma- destekler üniversitemizin en güçlü olduğu taraflardan bir tanesi” diyerek sözlerine devam eden Rektör Akpolat, “Araştırma- destekler üniversitemizin en güçlü olduğu taraflardan bir tanesi. Özellikle Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) bütçesi en büyük olan üniversiteler içerisinde ilk 3’te yer aldığımızı düşünüyoruz. 2024 yılı içerisinde 241 projeye 100 milyondan fazla kaynak aktarmışız. Bu gerçekten de Türk Yüksek Öğretim Kurumları arasında BAP bütçesi açısından dikkate değer bir sayı. Bugüne kadar desteklenen proje sayısına baktığımızda 2 bin 293 projeyi desteklemişiz. Teknokent güçlü olduğumuz bir tarafımız şuan 84 firmamız var ve artık firmalara yer verecek yerimiz yok. Bu anlamda da  Teknokent’i büyütmek için şuan Sanayi Bakanlığı'yla beraber çalışma halindeyiz. Kalite ve akreditasyonu çok önemsiyoruz. Özellikle YÖK Başkanımız Sayın  Erol Özvar'ın rehberliğinde ve gösterdiği hedefte program akreditasyonlarına çok önem veriyoruz. Program akreditasyonlarını yapmayanlara aynı YÖK'ün politikası gereği öğretim üyesi desteği ve  diğer desteklerde  oldukça cimri davranacağımızı kendileriyle paylaştık ve tüm akademik birimlerimize zorunlu bir basamak haline getirdik. Akretide olmayan ya da akreditasyon için başvurmayan akademik birimlerimize bundan sonra farklı davranacağımızı söyledik. Şu an mevcut halde 17 programımız akredite olmuş durumda. TSE belgelerimiz Özde Kalite Yönetim Sistemi ve Çevre Yönetim Sistemi Belgelerine sahibiz. Çevre Yönetim Sistem Belgesine sahip olan ilk ve tek üniversite idik. Arttı mı onu bilmiyorum. Yeşil kampüsle alakalı dünyada bin 500 üniversite arasında 139. sıradayız. Bu çok iyi bir  sıralama ve Türkiye'de de ilk 5’te yer alıyoruz. Bu oldukça bizi gururlandıran bir durum. Engelsiz üniversite destek kategorisinde YÖK'ün özellikle çok değer verdiği, önem verdiği ve üniversitelere bir anlamda zorunlu tuttuğu bir  konu. Biz de üzerimize düştüğü oranda özellikle mekanda erişilebilirlikte sorunlarımız depremden önce yoktu. Depremden sonra tekrarlayıp başa döneceğiz gibi görünüyor. Eğitimde erişebilirlik ve sosyal- kültürel alanlarda erişebilirlikle alakalı daha yapacaklarımız var. Bu sene de 20 ayrı kategoride başvurduk. İnşallah bu yeşil bayrak ve mavi bayrak oranımızı da arttırmak istiyoruz” diye konuştu.

“DEVLET ÜNİVERSİTELERİ ARASINDA 17. SIRADAYIZ”

İnönü Üniversitesinin diğer üniversiteler arasındaki yeri ile ilgili bilgiler de paylaşan Rektör Akpolat, “Özellikle dünya üniversiteler sıralamasında üniversitemiz ne durumda diye baktığımızda THE kategorisinde, sıralamasında dünyada bin 500 plusta iken 2025 yılında bin 1 ve bin 200 aralığına gelmiş bulunuyoruz. Türkiye'de de 13. sıradayız. Devlet üniversiteleri arasında da 17. sıradayız. Özellikle tıpta eğitimde ve fen bilimlerdeki başarımız dikkat çekiyor. Asya Üniversiteleri arasında yapılan uluslararası öğrenci memnuniyetine baktığımızda sıralamada 3 bin 559 üniversite içerisinde 484. sıradayız ve bu yüzde 14’lük dilimde olduğumuzu ifade ediyor. Bu da uluslararası öğrenci memnuniyetini ölçen ve değerlendiren bir sıralama. Bu özellikle önem verdiğimiz bir sıralama” sözlerine yer verdi.  

“ÇAPRAZ KARACİĞER NAKLİNDE DÜNYA ÖNCÜSÜYÜZ”

Rektör Akpolat üniversitenin sağlık alanında da ileri seviyede olduğuna vurgu yaparak şunları kaydetti: “Üniversitemiz özellikle sağlıkta çok güçlü bir üniversite. Özellikle Turgut Özal Tıp Merkezi’miz bin 612 yatak kapasitesiyle Türkiye'de bu yatak kapasitesine şehir hastanelerinden sonra belki de ilk sıralarda yer alan bir  tıp merkezi. Bunun dışında özellikle Turgut Özal Tıp Merkezi’ne daha sonra eklenerek yapılan Karaciğer Nakil Hastanemizde 116 yatağıyla, 36 yoğun bakımıyla, 12 ameliyathanesiyle öne çıkıyor. 12 ameliyathanenin altını özellikle çiziyorum. Karaciğer naklinde  Türkiye'de, Avrupa'da zaten birinciyiz, dünyada da özellikle canlıdan  karaciğer naklinde bazen 1 bazen 2. sırada yer alıyoruz. Eş zamanlı 5 vericili, 5  alıcılı karaciğer nakli; bu şu anlama geliyor eş zamanlı aynı anda 10 ameliyatın yapıldığı bir  ameliyat  serisi idi ve bu da dünyada çok ses getirdi. Şuan daha farklı  evreye geçtik. Çapraz karaciğer naklinde artık dünya öncüsüyüz. 4’lü, 5’li, 6’li ve 7’li çapraz nakilde dünyada hiçbir rakibimiz yok ve açık ara dünya öncülüğünü yapıyoruz. Sadece karaciğer tarafımız değil aynı zamanda erişkin kemik iliği naklinde de çok iyi bir noktadayız. Son beş yıl verilerine dayanarak Türkiye'de erişkin karaciğer kemik iliği naklinde birinci sıradayız. Türkiye'de ince bağırsak ve pankreas nakli yapılabilen tek merkez olarak yine hürriyetimizi koruyoruz. Organ naklinde, karaciğer  naklinde 4 bini aştık, çok büyük bir başarı. Kornea nakli böbrek naklinde 441 nakille  fena değiliz, Türkiye ortalamasında yer alıyoruz. Burada da iyi bir başarı yakalamak istiyoruz. Onkoloji hastanemiz sadece bölgenin değil, Türkiye'nin en büyük yatak kapasitesine sahip olan bir hastanesi 217 yatak ile Türkiye'nin en  kapsamlı hastanesi olarak hizmet görüyor. Bunun içerisinde kök hücre nakli ve yoğun bakım üniteleriyle gerçekten  bölgenin  tüm yükünü kaldırıyor. Boş yerimiz kalmadı, hala yer sıkıntısı çekiyoruz.Diş hekimliği hastanemizi yeni binasına taşındık. Diş hekimi hastanesinde Türkiye'de, bölgede bir marka değeri haline getirmek istiyoruz. 245 hasta üniteyle bölgede bu kapasitede başka bir diş hekimliği fakültesi yok.”

“DİJİTAL DÖNÜŞÜMDE ÜNİVERSİTEMİZİ DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYORUZ”

Son olarak batarya teknolojilerinden ve Dijital Dönüşüm Ofisininden de kısaca bahseden Rektör Akpolat şu cümlelere yer verdi: “Batarya teknolojilerinde üçüncü sıradayız. Batarya teknolojilerinde en fazla patent sahibi olan üniversitelerden. Dünyanın en etkili bilim insanları listesinde Stanford Üniversitesi'nin yaptığı listede etkili sıralamada  15 öğretim üyemiz, kariyer boyu etki sıralamasında ise 9 öğretim üyesi  bulunuyor. Dijital Dönüşüm Ofisini kurduk, YÖK Başkanımızın çizdiği vizyona uygun olarak dijital dönüşümde üniversitemizi dönüştürmek istiyoruz. Burada da çok iyi bir altyapı oluşturuldu. Üniversitemizin küçük yazılım ihtiyaçlarını hem karşılayacağız hem de dijital dönüşümde çağı yakalamamızda bize yol gösterecek diye düşünüyoruz. Özellikle siber güvenlik güvenlik tarafında hocalarımız yazılım ve bilgisayar hocalarımızla beraber dijital dönüşüm ofisini kurduk ve beraber burayı güçlendireceğiz.”

 

muhabir: HANİFE SARI