Malatyalı pazarcılar, içinde bulundukları sıkıntılara dikkat çektiler. Yaşadıkları problemleri anlatan pazarcılar, zor şartlar altında çalıştıklarını dile getirirlerken, Malatya Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Ümit Emre, gazetemize konuşarak önemli açıklamalarda bulundu.

Şu anda Türkiye’de zincir marketlerin aşırı büyümesinin fiyatlarda aşırı derecede bir yükselmeye sebep olduğunu ileri süren Emre, marketlerin üreticilerdeki ürünlerin tamamını aldığını ve piyasaya ürün sürmediklerini savundu.

“GIDA ÜRÜNLERİNDE BİR TEKELLEŞME OLDU”

Zincir marketlerin her şeye hükmettiğini savunan Emre, “Marketlerin bu tutumu tüketiciye yansıyor. Bu sadece sebze ve meyvede değil diğer gıda ürünlerinde de böyle. Gıda ürünlerinde bir tekelleşme oldu. Bu zincir marketlerin önüne geçilmediği müddetçe bu piyasanın ateşi sönmez. Pazarlardaki fiyatlar başta olmak üzere ülkemizdeki fiyatların yüksek olmasındaki en büyük pay zincir marketlere ait. Zincir marketler tekelleşti, her şeye hükmediyorlar, bütün piyasayı ele geçirdiler. Ürünlerin üreticiden tüketiciye ulaşmasındaki en büyük engel zincir marketler. Maalesef insanlarımız bunlara mahkûm kaldı, bunların karşısında duran tek esnaf grubu da biz pazarcılar” ifadesini kullandı.

“PİYASAYI MANİPÜLE EDİYORLAR”

Zincir marketlerin giderek tekelleştiğini öne süren Emre, “Malatya’mız kayısı cenneti diyoruz, Malatya kayısısının fiyatı nasıl 2 tüccarın ağzından çıkacak kelimeye bakıyorsa, Türkiye’de üretilen tüm yerli ürünlere maalesef marketler hükmediyor. Marketler piyasayı allak bullak ediyorlar. bir zincir marketin sayısı en fazla 30 olabilir, bu da en fazla 3 ilde çalışabilir, 4., 5. ile 8, 10 bin şube açmaları demek ülke ekonomisine, esnafın ticaretine, esnafın geleceğine büyük bir darbe demek. Bu sorunlar yerel bazda kaldığı sürece bunun çözümü olmaz. Gıdadan tutun da deterjanına kadar her şey marketlerin elinde. İyice tekelleştiler. Piyasayı manipüle ediyorlar. Tüketicinin ucuz ürüne olan erişimini engelliyorlar” açıklamasında bulundu.

“PİYASA BUNLARIN ELİNE GEÇTİ”

Zincir marketlerden dolayı hem üreticinin hem de tüketicinin zarar ettiğini iddia eden Emre, “Devletimiz buna bir çözüm bulmalı. Zincir marketlere 3 ili geçmemek şartıyla en fazla 30 şube açabilmelisin denmeli. Şube sayısı en fazla 30 olacak diye bir kaide veya sınırlama olmamalı. 25 olur, 20 olur. Devletimiz buna bir sınırlama getirmediği müddetçe ülke ekonomisi daha kötü olur. Ülke ekonomisi, piyasa bunların eline geçti. Bunlardan üretici de zarar ediyor, tüketici de zarar ediyor” diye konuştu.

“HERKES PAZARCILIK YAPMAYA YÖNELDİ”

Pazarcıların diğer sorunlarından da bahseden Emre, şunları kaydetti:

“Pazarcılar gerçekten çok zor şartlarda çalışıyorlar. Gerçekten de pazarcıların ip bağlayacak, elini ve yüzünü yıkayacak, lavabo ihtiyacını giderecek hiçbir yerleri yok. Depremlerden sonra kayıt dışı pazarcı sayısı o kadar çoğaldı ki, artık önlem alınamayacak diye korkuyoruz. İş yerlerimizin çoğu yıkıldı, kalan iş yerlerinin kira fiyatları da ayyuka çıktı. Malatya insanlarına yakışmayan tavırlar sergilenmeye başlandı. Bir evin kirası 25-30 bin TL’ye kadar çıktı. Emekli maaşının 10 bin, asgari ücretin 17 bin TL olduğu bir ülkede bir ev kirasının 25 TL olması ne demek? Depo olarak bile kullanmayacağınız bir dükkânın kirası yıllık 500-600 bin lira. İnsanlarımız mağdur. Eline arabasını alıp seyyar satıcılık yapan herkes pazarcılık yapmaya yöneldi. Pazarda kayıt dışı esnaflık yapan vatandaşlarımızın sayı da çok fazlalaştı. Esnaflarımız hem marketlerle, hem kayıt dışı esnaflarla hem de piyasanın bu zor şartlarının altında mücadele veriyor.”

“BİR KİLO DOMATESTEN 5 KİŞİLİK YEMEK ÇIKIYOR”

Pazardaki ürün fiyatlarının çok pahalı olduğu söylentisine de değinen Emre, “Pazarda domatesin kilosu şu anda 15 TL, biberin kilosu 15 TL, karpuzun kilosu 7 TL. Bu şartlarda bir çayın, bir simidin, bir ekmeğin bu fiyatlarla alınmadığı şartlarda domatesin, salatalığın, biberin, karpuzun kilosu pahalı değil. Bir kilo domatesten 5 kişilik yemek çıkıyor” dedi.

“HİÇ BU KADAR PROBLEM YAŞAMAMIŞTIK”

Uzun yıllar pazarcılık yaptığını söyleyen Mehmet Koç isimli pazarcı ise, “Uzun zamandan bu yana pazarcılık yapıyorum. Hiç bu kadar problem yaşamamıştık. Ne ip bağlayacak bir yerimiz ne elimizi yıkayacak bir lavabomuz var. Gerçekten çok zor durumdayız. Bu zor şartlar altında hem zincir marketler hem de korsan pazarcılarla mücadele ediyoruz. Zincir marketlerin Malatya şubeleri ne kadara satarlarsa satsınlar vatandaşlarımızın alım gücü olmadığı için, kredi kartı kullandıkları için peşin para verip ucuz pazarlarda alışveriş yapmak yerine marketleri tercih ediyorlar. Dolayısıyla burada bizler problem yaşıyoruz. Öte yandan bizler vergimizi veren, kurallara uyan, maliye ve odaya kaydı olan esnaflarımız. Ancak eline bir seyyar araba alan, bir pikabı olanlar maalesef soluğu pazarlarda alıyorlar. Burada çok fazla denetim olmadığını, her geçen gün artan pazarcı sayısından anlıyoruz. Mutlaka bunlara bir önlem alınması gerekiyor. Devletimiz için biz mi kıymetliyiz yoksa vergisini vermeyen pazarcılar mı? Bence bizler kıymetli olmalıyız. Çünkü biz kanunlara uyan kayıtlı esnaflarız” şeklinde konuştu.