Teknolojinin hızla gelişmesi, hayatımızın her alanına nüfuz ederken, ekran bağımlılığı giderek daha büyük bir sorun haline geliyor. Akıllı telefonlar, tabletler, bilgisayarlar ve televizyonlar, günümüzün vazgeçilmez araçları haline gelmişken, uzun süreli ekran kullanımı, zihinsel ve fiziksel sağlığımız üzerinde olumsuz etkiler yaratabiliyor. Ekran bağımlılığı hakkında Malatya Sonmanşet gazetesine konuşan Malatya Bağımlılıkla Sivil Mücadele Derneği Başkan Yardımcısı ve Sosyolog Bülent Özdemir, önemli açıklamlarda bulundu.

Kolay erişebilir olması nedeni ile son dönemlerde hem gençlerde hem de orta yaş ve üzeri kesimde ekran bağımlılığının arttığına vurgu yapan Bülent Özdemir, bu bağımlılık türü ile mücadele de ebeveynlere büyük görev ve sorumluluklar düştüğünün altını çizdi.

“İLK BELİRTİLERİ ARASINDA YER ALIYOR”

Ekran bağımlılığının belirtileri hakkında bilgi veren Bülent Özdemir, “Ekran bağımlılığı, her bağımlılıkta olduğu gibi zaruri ihtiyaç ve gereksinimlerin ertelenerek sadece ekrana odaklanılması kişinin kendi irade ve zihnini sağlıklı bir şekilde kullanamamasıdır. Ekran bağımlılığının belirtileri düzenli beslenme gibi ihtiyaçların ertelenmesi, topluma veya aile içerisine girmenin azalması, dışarı çıkma veya sosyal aktivitelere katılma konusunda azaltmanın ve ertelemeler olması ekran bağımlılığının ilk belirtileri arasında yer alıyor” şeklinde konuştu.

“KİŞİLİK PROBLEMİ OLUŞMAYA BAŞLAR”

Ekran ile iletişimin tek taraflı bir iletişim olduğunu dile getiren Özdemir, “Ekran bilgi verir ve karşı taraf o bilgiyi alır, bir geri dönüt olmaz. İnsanlar ile olan iletişimin tam tersi bir durum olduğundan yani karşılıklı bir iletişim olmadığından otomatikmen insanlar duygu, düşünce paylaşımı gibi sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için olan faaliyetlerden uzak durur ve antisosyal kişilik yani içe kapanık bir kişilik problemi oluşmaya başlar” ifadelerine yer verdi.

“GERÇEKLERDEN YOKSUN BIRAKIR”

Günümüzde artık her bireyin ekrana kolaylıkla erişim sağlayabileceğini belirten Özdemir, “Ekran bağımlılılığında kişi tek noktaya bağımlı olduğu için iradeyi kullanma, zaman yönetimi, bilinçli hareket etme gibi birtakım gerçeklerden yoksun bırakır. Ekran bağımlılığı noktasında tablet, kolay ulaşılabilirliği açısından çocuklarda daha fazla. Tablet ve telefonun ulaşılabilirliği kolay olması nedeni ile daha renkli bir alana girilmesinden dolayı televizyon geri plana düştü. Ama orta yaş ve üzeri kesimlerde televizyon etkin olmaya devam ediyor” diye konuştu.

“ÖNEMLİ BİR PROBLEM OLARAK GÖRÜLÜYOR”

Ekran bağımlılığının çeşitli sağlık sorunlarına da yol açabileceğini kaydeden Özdemir, “Ekran bağımlılığında kişi tek noktaya odaklandığı için zihin gelişimi durur ve hatta gittikçe küçülmeye başlar. Tek noktaya bakmaktan dolayı gözün hareketsizliği sonucu göz kuruması son dönemde önemli bir problem olarak görülüyor. Göz reflekslerinde zayıflama olur. Anatomik olarak bel ve boyun problemleri oluyor. Özellikle belli bir yaşta olması gereken psiko-motor gelişimini destekleyen hareketlerden mağdur kalınması nedeniyle gelişimin zayıflaması gibi birtakım anatomik problemlerde olabilir” söyleminde bulundu. 

“TOPYEKÜN EVDE VE OKULDA GERÇEKLEŞİR”

Ekran bağımlılığı ile mücadelede ailelere önemli bir rol düştüğünü vurgulayan Özdemir, “Ekran bağımlılığı ile mücadele topyekün evde ve okulda gerçekleşir. Bir defa ebeveynlerin olabildiğince kendilerinin bu konudaki yönelimlerini bir kontrol etmeleri, gözden geçirmeleri gerekiyor. Çünkü çocuğa ‘Sen yapma, sen kullanma’ denildiğinde ebeveyn bunun aksine ekrana bakmaya devam ederse, sarf edilen bu sözlerin hiçbir anlamı olmaz. Önce ebeveynler kendilerine bir çeki düzen vermeli sonra çocuğa uyarıda bulunmalı. Ekran bağımlılığı ile mücadele noktasında çocuklarla kitap okuma gibi etkinlikler yapılabilir, küçük oyunlar gibi ortama renk katacak, onları meraklandıracak, heyecanlandıracak faaliyetler gibi açık alanlarda küçük geziler gibi faaliyetlerle ebevenyler çocukların ekran karşısında geçirdikleri süreyi azaltabilirler” dedi.  

“FARKLI AKTİVİTELER KATILABİLİR”

Ekran maruziyetinde süre sınırlamasının önemine değinen Özdemir, “Süre sınırlaması çocuk ve büyüklerde değişebiliyor. Ayrıca örneğin aile bir saatlik süre vermişse yarım saat izlenip araya farklı aktiviteler katılabilir. Bir saat tek bir seferde kullanılmamalı. Çocuklarda ortalama bir saat, 11 yaş üzeri ve yetişkinlerde 2 saat şeklinde bir ortalama bir süre söylenir ama bunun aralara bölünmesi her zaman sağlıklıdır” ifadelerine yer verdi.      

Son olarak Malatya Bağımlılıkla Sivil Mücadele Derneği olarak gerçekleştirdikleri çalışmalar hakkında bilgi veren Özdemir, “Öncelikle talepte bulunan sivil toplum kuruluşlarımızın girişimlerini boş çevirmiyoruz. Toplantılara ağırlıklı olarak annelerimiz katılıyor. Aile içi iletişimin önemi üzerine bilgilendirmeler, seminerler yapıyoruz. Kurumların talepleri üzerine çevrim içi programlar gerçekleştiriyoruz” açıklamasında bulundu.

 

muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ