Malatya’da bir eğitim kurumunda yaşanan kadın öğretmene yönelik saldırı, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Olayın ardından saldırıyı gerçekleştiren kişinin, Malatya Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Esenlik A.Ş. Genel Müdürü Veysel Tay ve eşi olduğu ortaya çıktı. Saldırının ardından Tay, görevinden istifa ettiğini duyurdu.

Olayla ilgili açıklama yapan Malatya Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Uğur Alakaş, saldırının sadece bireysel bir öfke patlaması olmadığını vurguladı. Alakaş,

“Bu olay artık sadece bir öğretmene atılmış bir tokat değildir. Eğitime, hukuka ve kadına yöneltilmiş ciddi bir tehdittir. Kamuoyuna yansıyan bilgiler doğrultusunda, saldırıyı gerçekleştiren kişinin Esenlik A.Ş.’nin Genel Müdürü Veysel Tay ve eşi olduğu anlaşılmaktadır. Olayın ardından Tay, görevinden istifa etmiştir”

dedi.

Alakaş, olayın hukuki boyutuna da dikkat çekerek,

“Öğretmene yönelik bu tür şiddet eylemleri basit bir yaralama olarak değerlendirilmemelidir. Olay, kamu görevinin ifasına engel olma, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suç ve olayın niteliğine göre ağırlaştırılmış yaralama kapsamında ele alınmalıdır. Hele ki saldırı bir kadın öğretmene ve öğrencilerin gözü önünde gerçekleştirilmişse, bu durum toplumsal düzenin ciddi şekilde tehdit edildiğini gösterir”

ifadelerini kullandı.

EĞİTİM KURUMLARI VE TOPLUMSAL GÜVENLİK

Alakaş, açıklamasında eğitim kurumlarının yalnızca bilgi aktarımı yapılan yerler olmadığını belirterek, okulların güvenin üretildiği, saygının öğretildiği ve insan olmanın temellerinin atıldığı mekânlar olduğunu söyledi. Alakaş,

“Bir velinin okul kapısından girip öğretmene şiddet uygulaması, sadece failin sorumluluğunu değil, toplumsal reflekslerimizi de sorgulamamızı gerektiriyor. Şiddet cezasız kaldıkça yayılır, görmezden gelindikçe normalleşir ve normalleştiği anda toplum için tehlike başlar”

dedi.

KADINA YÖNELİK ŞİDDET VE EĞİTİME SALDIRI

Olayın kadına yönelik şiddet boyutuna da dikkat çeken Alakaş,

“Kadına ve öğretmene yönelmiş şiddet, toplumun omurgasına atılmış bir darbe gibidir. Kadın, hayatın taşıyıcısıdır; öğretmen ise toplumun geleceğini şekillendiren kişidir. İkisine birden yönelen bu saldırı, tesadüfi değil; tehlikeli bir zihniyetin ürünüdür”

ifadelerini kullandı.

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE ŞEFFAF SÜREÇ

Alakaş, failler hakkında en ağır hukuki yaptırımların uygulanması gerektiğini vurgulayarak,

“Bu süreç sadece takip edilmemeli, örnek bir cezayla sonuçlandırılmalı ve kamuoyuna yansıyan tüm bağlantılar da dahil olmak üzere olayın her yönü şeffaf şekilde incelenmelidir. Aksi takdirde, yarın bir öğretmenin güvende olup olmayacağını kim garanti edebilir?”

dedi.

Avukat Alakaş, açıklamasını,

“Eğitime uzanan her el, hukuk tarafından karşılığını bulacaktır. Bu sadece bir temenni değil, hukuk devletinin de zorunlu sonucudur. Bizler öğretmenin, eğitimin ve adaletin yanında durmaya devam edeceğiz”

sözleriyle tamamladı.

MUHABİR: SİNEM HATUN DAVUT