Niyazi Mahallesi adına yaşanan son gelişmeleri aktaran Niyazi Mahalle Muhtarı Nilgün Tekatlı çarpıcı açıklamalarda bulundu. Öncelikle mahallede yapılan konutlara yönelik konuşan Nilgün Tekatlı,
ifadelerine yer verdi.
“SAYIMIZ TAM ÇIKARSA ÇOK MUTLU OLACAĞIZ”
Mahallede yapılacak olan iş yerleri içinde bir takım değerlendirmelerde bulunan Nilgün Tekatlı,
“İnşallah konutlarımızda da aynı şekilde sayımız tam çıkarsa çok mutlu olacağız. Hiçbir esnafımız açıkta kalmazsa bir mutluluğumuza, ikinci mutluluğumuz da katılmış olacak diyelim. Aldığımız bilgilere göre Niyazi Mahallesi'nin Niyazi Mısır Caddesi ve mahalle aralarındaki dükkanlarımız gayet büyük, oturum alanı 200 metrekareye yakın dükkanlarım mevcut. Ben de aynı zamanda esnafım. Benim de dükkanım dahil olmak üzere benim üzerimde örnek verecek olursak sadece oturum alanım 200 metrekareye yakın bir alan dükkanımdı. Benim gibi diğer esnaf kardeşlerimizin de dükkanları 180 ve 200 metrekare alanında bulunmaktaydı. En küçük dükkanın metrekaresi 30 metrekare olarak değişiyordu bizim mahallede. İnşallah dükkanlar konusunda da devletimiz güzel desteğini bizden esirgemezse çünkü esnaflarımız da bizimle birlikte yıkıcı bir süreç yaşadılar. Dükkanlarımızın metrekaresine göre mahallemizde olacağını sanmıyorum. Fakat buna göre de, devletimizin esneklik yapacağının düşüncesi içerisindeyim. İnşallah herkesin gönlüne göre olur burada da”
şeklinde konuştu.
“BU BİR VEBALDİR”
Malatya’nın simgesi haline gelen Niyazi Mısri Camisi için de bilgilendirmelerde bulunan Nilgün Tekatlı,
“Niyazi Mısri Camisi içimizi acıtan konulardan bir tanesi. Evet, bu bende büyük bir dert oldu. Niyazi Mısri Camisi ben 20 yıllık evliyim mahallede. 20 yıldır camimiz bizimle birlikte vardı. Ben gözümü Niyazi Mısri Camisi’nde açtım. Şu şekilde açtım, baba ocağı mı, koca ocağı mı derler bizde. Biz deriz ki gittiğin yere yakış koca ocağı dersin. Niyazi Mısri Camisi gözümü açtığım, çocuklarımla birlikte gittiğim camilerden bir tanesiydi ve mahallemin camisiydi. Bu sebepten dolayı camimizin yıkıntısı bizi derinden üzdü ve sarstı. İkinci derinden üzen şey de şu oldu Camimizin altındaki esnaflarla sanırım bir anlaşmazlık yaşanıyor. Bu sebepten dolayı da camimizin yapılması gecikiyor. Valiliğin ve Diyanet Başkanlığımızın biliyorsunuz ki kesin talimatı var, hiçbir caminin altına dükkan yapılmayacak diye. Bu konuda aslında biz de Müslüman alemi olarak hemfikiriz. Çünkü din işleriyle ticaret işleri asla karıştırılmamalı, bu aslında güzel bir şey, bazılarına göre ne kadar yobazlık olsa da benim için gerçekten doğru bir karar. Bu sebepten dolayı camimizin altındaki esnaflarla galiba bir anlaşmazlık yaşandığını duyuyorum. Bu da bizi derinden üzüyor. Bu bir vebaldir, az nüfus yoktur. Niyazi Mısri Camisi, Çevreyolu’ndan geçip de arabalarını kenara park edip duraklayan, camide nefes alan, namazını ve ibadetini eda eden vatandaşların yeriydi. Sadece Niyazi Mısri Camisi Niyazi Mahallesi'ne ait bir yer değildi. Bir Malatya'yı kapsayan ve bir Malatya'nın içerisine girip dini duygularını yaşadığı, ibadetlerini yaşadığı alanlardan bir tanesiydi. Diliyoruz ki bu karardan bir an önce dönülür, camimiz tekrardan yapılır. Bunu canlı gönülden Malatya halkı olarak ve bu mahallenin muhtarı olarak dile getirmek istiyorum"
diye konuştu.
“ÇOK BÜYÜK DAİRELERİMİZ OLMADI”
Mahalle olarak yaşadıkları sıkıntılara ve mahalle taleplerine yönelik de görüş bildiren Nilgün Tekatlı, şu cümlelere yer verdi:
“Çok büyük dairelerimiz olmadı, buna değinmek istiyorum. 60 metre daire yapılmış denilmiş, hayır, metrekarelerimiz listemizde mevcut. En küçük metrekarelerimiz 105 brüt olarak 105 ile 111 brüt alanında değişmektedir. Bunu da eğer nete vurursak bir 80-85 metrekare yapıyor diye hani inşaatçı değilim ama anladığım ve soruşturduğum kadarını size söylüyorum. Eskiden evlerimiz, dairelerimiz çok büyüktü. Şuan ki bize verilen daireler başımızı sokacak kadar tamam aşırı büyüklükte değil ama imkansız hani kümes diyorlar ya kümes gibi de değil, elhamdülillah. Buna şükür güzel, idare edebileceğimiz bir daire, olmaya da bilirdi. 1999 depremlerinde, İstanbul depreminde, Yalova depreminde ve bundan önceki diğer depremlerde ülkemiz çok büyük zorluklar yaşamış ve vatandaşlarımıza o dönemin cumhurbaşkanlarından bir destek gelmemiş. Ama yıl olmuş 2023, biz bir deprem yaşamışız, 6 Şubat depremi gibi 11 ilde bir deprem olmuş. Ama devleti yöneten insanlar vatandaşları darda kalmasın diye gecesini gündüzüne katıp var gücüyle çalışmışlar. Tabii herkesi memnun etmek çok zor. İmkanlar ve bütçe sınırları doğrultusunda vatandaşları kafalarını sokabilecek yuvalar inşa etmişler. Bu da her devlete nasip olmaz açıkçası.”
Muhabir: HANİFE SARI

