Necip Erdoğan, terziliğe çırak olarak başladığını belirterek,
“O zamanlar hem okula gidiyordum hem de terzide çalışıyordum. Yaz tatillerinde genellikle çalışıyorduk; dükkânın temizliğini yapıyor, malzeme ihtiyacı olursa onu gidip alıyor ve işin inceliklerini öğrenmeye çalışıyorduk. 1980’li yıllarda siyasi olaylardan dolayı liseyi bırakmak zorunda kaldım”
ifadelerini kullandı.
TERZİLİĞİN ZORLU GÜNLERİ
Erdoğan, kendi dönemindeki terzilik mesleğinin yoğun temposunu da hatırlatarak,
“Bizim dönemimizde terzilik çok ön plandaydı. Sabahtan gece yarısına kadar çalışıyorduk. Hafta sonu tatilimiz yoktu. Bu zorluklar vardı ama başka çaremiz de yoktu. Günümüzde ise işler çok farklı. Yılların verdiği o tempolu çalışmalar bizi oldukça yıprattı”
sözlerine yer verdi.
2011 yılında emekli olduğunu, ancak işi tamamen bırakmadığını anlatan Erdoğan,
“Depremden dolayı iş yerimiz yıkıldı. Şu anda konteynerde işimizi devam ettiriyoruz. Eskiden çarşı çok hareketliydi, insanlar birbirine karşı daha saygılıydı, yani insanlık vardı. Şimdi ise gençler bu sektörde yetişmiyor. Çıraklık okulları ile meslek gruplarının desteklenmesi gerekiyor”
diyerek mesleğin geleceğine dair endişelerini dile getirdi.
MESLEĞİN DEVAMI GENÇLERE BAĞLI
Terziliğin sadece dikim işi olmadığını, aynı zamanda tadilat ve özel işlerin de önemli olduğunu ifade eden Erdoğan,
“Şu anda gelen işlerin çoğu, müşterilerin internetten aldıkları ürünlerin kısaltma, daraltma gibi işlemlerini içeriyor. Bunu yapabilecek kişiler olmalı ki işler devam etsin. Herkes terziliği yapamaz; belirli bir süre çırak olarak çalışmak ve işi öğrenmek gerekiyor. Hazır giyimde çalışanlar sadece makineyi kullanıyor, bir pantolon veya ceket dikme şansları yok”
dedi.
TERZİLİK EMEK VE SABIR İSTER
Erdoğan, terziliğin hem emek hem de sabır gerektiren bir meslek olduğunu vurgulayarak,
“Terzilik çalışarak öğrenilir ama insanın bu işi sevmesi gerekiyor. Eskiden bir ceket el işçiliğiyle saatler sürerdi, örgü işi gibi uğraşıyordun. Günümüzde ise çoğu iş makineyle yapılıyor. El işi olunca maliyet de yüksek oluyor. Bu yüzden mesleği sürdürebilmek için hem bilgi hem de sevgi gerekiyor”
dedi.
Necip Erdoğan’ın yıllara yayılan terzilik deneyimi, sadece bir meslek hikayesi değil, aynı zamanda Malatya’nın çarşı kültürüne ve eski iş ahlakına dair bir kesit sunuyor. Konteyner çarşıda devam eden mesleği, geçmişin emek dolu günlerini ve bugünün değişen koşullarını gözler önüne seriyor. Erdoğan, terziliğin geleceği için gençlerin yetiştirilmesi ve mesleğin desteklenmesi gerektiğinin altını çizerek,
“Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, bu tür mesleklerin devam etmesi şart”
diye konuştu.
Muhabir: HÜSEYİN KOCAMAN
