Malatya'da en eski saat tamircilerinden biri olan Necmettin Çakan Yıldırım, saat sektörüne yönelik önemli bilgiler paylaştı.

“KOLAY BİR İŞ DEĞİL, SABIR İSTİYOR”

1974 yılından beri saat tamirciliği yaptığını bildiren ve işin zorlukları, kolaylıkları, geçmişten günümüze saat evrimi hakkında bilgilendirmelerde bulunan Necmettin Çakan Yıldırım,

“1974 yılından beri bu işi yapıyorum. Hayatta kolay bir iş yok. Mutlaka her işin bir zorluğu var. Ama bizde genelde ithal mal olduğu için hep dışarıdan gelen malzemeler olduğu için sıkıntılar oluyor. Parça durumunda sıkıntı oluyor. Bir parçayı istediğin an hemen bulamıyorsun. Mutlaka bir zaman gerekiyor. Şimdiki saatler de artık eskisi gibi değil. Şimdi ki saatlerin yüzde 99'u elektroniğe dönüştü, pilliye dönüştü. Eskiden hep mekanik saatler vardı. Biz mekaniklerle uğraşırdık. Ama şartlar değişti, zaman değişti. Bütün saatler artık pilli oldu. Tabii ki onun da zorlukları var. Öyle saat geliyor ki sökemiyoruz, satan firma da sökemiyor. Çıkarıp yeni makinesini takıyorlar. Yani kolay bir iş değil, sabır istiyor. Ben bu işi yaptığım zaman kimseyle konuşamam. Konuştuğum zaman benim burada dikkatim dağılır. Yani bu tür zorlukları var. Tabii ki emeğimizin karşılığını alıyoruz”

ifadelerine yer verdi.

“ŞİMDİ HER ADAMIN EVİNDE 3-5 TANE SAAT VAR, GÜNLÜK KIYAFETİNE GÖRE SAAT KULLANIYOR”

“Eskiden bir mahallede bir saat bulunamıyordu” diyen Necmettin Çakan Yıldırım, günümüzde çoğalan saatler için şunları kaydetti:

“İnsanlar zamanın kaç olduğunu merak ediyor,  bileğinde bir saat olsun istiyor. Eskiden bir mahallede bir saat bulunamıyordu. Bir adamın kolunda bir saat olurdu. Şimdi her adamın evinde 3-5 tane saati var, günlük kıyafetine göre saat kullanıyor. Mekanik saat olmuş olsaydı şimdi fiyatları çok yüksek olurdu. Yani altından daha kaliteli mal olurdu. Ama şimdi pilli olduğu için bunu makine üretiyor. Makine ürettiği için de hem ucuz oluyor hem de pratik oluyor. Zorluğuna gelirsen mekanik zor. Mekaniği dağıtmak, toplamak, onu bir araya getirmek zor. Ben mesela İstanbul'da da kaldım. Biz haftada o zaman mekanik çoktu. 80 -81 yıllarında biz haftada iki gün sabahlardık, iş yetiştiremezdik. Şimdi teknoloji değiştiğinde kapağını aç, pil tak, müşteriye ver yani bu kadar.”

“HAYAT DEVAM ETTİKÇE MESLEK DE DEVAM EDER”

Saat tamirciliğin geleceğine yönelik de düşüncelerini paylaşan Necmettin Çakan Yıldırım,

“Malatya'da saat tamir eden en eskilerinden benim. Hayat devam ettikçe meslek de devam eder. Yani her gün yeni elemanlar oluyor meslekte, olmuyor değil. Ama bizim gibi teferruatlı olmazsa da adam yüzde 50'sini, yüzde 60'ını başarıyor. En azından kapağını açıp pili takıyorlar. Üstüne farz olan da farz olmayan da yapıyor bu işi. Bazen de müşterinin saatlerini bozuyorlar. "Yapamadık" deyip müşterinin eline verenler de çok. O da tabii bizim işimize gelmiyor. Yani vatandaş saati saatçide yaptıracak. Artık daha çırak bulamazsın şimdi. Çocukların okuması lazım”

cümlelerine yer verdi.

Muhabir: HANİFE SARI