Malatya Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Kent Konseyi, İnönü Üniversitesi, Turgut Özal Üniversitesi  ve Türkiye İstatistik Kurumu Malatya Bölge Müdürlüğü tarafından ‘Deprem Sonrası Göç ve Demografik Değişim Çalıştayı’ gerçekleştirildi. Malatya Büyükşehir Belediyesi Nikah Sarayı’nda gerçekleştirilen bir panel ile açılışı gerçekleştirilen çalıştayda deprem sonrası Malatya’nın demografik yapısında meydana gelen değişim ele alandı. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Zeki Boyraz’ın gerçekleştirdiği panele konuşmacı olarak İnönü Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfur Bayat, Doç. Dr. Murat Sezik ve Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr Ünal Şentürk katıldı.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan panelin açılış konuşmasını yapan Kent Konseyi Genel Sekreteri Hasan Batar, Kent Konseyi olarak her yıl 8 çalıştay gerçekleştirerek şehre katkı sunmayı hedeflediklerini kaydetti. 
“DAHA KALICI TESPİTLER ORTAYA ÇIKACAKTIR”
Hasan Batar’ın ardından söz alan Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Erdem, 6 Şubat depremlerinin çok büyük bir kırılma meydana getirdiğini belirterek, “Yüzyılın felaketi olarak adlandırdığımız bu süreçte çok ciddi değişimler meydana geldi. Tarihe baktığımızda da savaş ve deprem gibi felaketlerin çok ciddi dönüşümlere sebebiyet verdi,ğini ve bunlardan sonra tarihsel açıdan çok ciddi dönüşümlerin meydana geldiğini, bazı devletin yıkılıp bazı devletlerin yeniden yapılandırıldığını gördüğümüz bir süreç içerisindeyiz. Belki gelecek yıllarda da bu tarihsel sürecin 6 Şubat depremlerinin Türkiye’yi, bölgeyi ve ilimizi nasıl etkilediği hakkında daha kalıcı tespitler ortaya çıkacaktır. Bu tespitlerin yapılması için özellikle şehrin dinamiklerinin bir araya gelmesi ve bunları tartışması gerekiyor. Bizlerde Malatya Turgut Özal Üniversitesi olarak özellikle sivil toplum kuruluşları, İnönü Üniversitesiyle pek çok çalıştay gerçekleştirdik. Özellikle depremin psikolojik etkileri ile ilgili bölge üniversiteleriyle çalıştaylar gerçekleştirdik. Deprem denilence aklımıza daha çok yıkımlar ve maalesef ölümler geliyor. Bunlar hayatın gerçekleri ama hayat da bir şekilde devam ediyor. Dolayısıyla depremin etkilerinin araştırılması gerekiyor. Deprem sürecinde her hafta ihtiyaçlar değişiyordu. İlk zamanlar su ve ekmeğe ihtiyaç varken daha sonra bu ihtiyaçlar farklılaştı. Dolayısıyla depremi konuştuğmuz zaman yıkım ve ölümleri de konuşalım ama depremin diğer etkilerini de konuşmak, tartışmak ve tespitler yapmak gerekiyor. Depremler göç hareketi meydana getiren unsurlardır. Göçler şehrin demografik yapısını dönüştüren unsurlar arasında yer alıyor. Bu demografik değişimin tartışılması noktasında bu çalıştay ve panelin çok önemli olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu. 
“CİDDİ BİR GÖÇ İLE KARŞI KARŞIYA KALIYOR”
İnsanlık tarihinin göçlerle değiştiğini kaydeden İnönü Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. İbrahim Türkmen ise, “Bu etkinlik göç ve demografik değişim konusunu gündeme getiriyor. İnsanlar deprem olsun, savaş olsun çeşitli nedenlerle ciddi bir göç ile karşı karşıya kalıyor. İnsanlık tarihi göçlerle değişmiştir. Devletler kurulmuş, devletler yıkılmış, yönetimler değişmiştir. Özellikle tarihsel olarak depremin değişiklik yaptığını görebiliyoruz. Asrın felaketi olarak tabir ettiğimiz 7.6, 7.7’lik deprem sonrası Malatya önemli bir göç dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Diğer yandan bir buçuk, 2 yıldır yaralarını sarmaya çalıştığımız, her tarafta yüzlerce, binlerce konutun yapımını dikkate alındığında örneğin İkizce’de yoğun bir nüfus olacak. Diğer taraftan Gelinciktepe’de yeniden düzenlenecek olan, sokağı değişmiş, komşusu, akrabası, ortamı değişmiş, bir durumla da karşı karşıyayız. Hocalarımız bu değişimin Malatya kültürüne, yapısına, doğasına etkisini ifade ettiler. Bu yönüyle de kıymetli olduğunu düşündüğüm bir çalışma olmuş”  ifadelerine yer verdi.
“YOL GÖSTERİCİ OLMASINI DİLİYORUM”
6 Şubat depremlerinin sadece fiziki yapıları değil, sosyal ve ekonomik dokuyu da derinden etkilediğini kaydeden Malatya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Nusret Mum, “Bu çalıştay büyük depremlerin ardından şehrimizin karşılaştığı en önemli sorunlardan biri olan göç, bunun demografik yapımıza olan etkilerini anlamak ve çözüm üretmek adına büyük bir önem taşımaktadır. Malatya’mızın binlerce yıllık bir tarihi geçmişi var. 2023 yılındaki büyük depremler bizleri derinden sarsmıştır. Bu felaket sadece fiziki yapılarımıza değil, sosyal ve ekonomik dokumuzu da derinden etkilemiştir. Göçün temel nedenleri arasında bu depremlerin sonucunda barınma ihtiyacı, güvenlik kaygısı, işsizlik ve temel hizmetlere erişimde yaşanan sıkıntılar yer almakta. Bu süreç vatandaşlarımız için yalnızca fiziki bir yer değiştirme anlamına gelmiyor aynı zamanda belirsizlik, yalnızlık ve adaptasyon gibi zorlukları da beraberinde getirmektedir. Kalıcı konut ve işyerlerinin yapımı büyük bir hızla devam ederken bir taraftan da eğitim, sağlık ve istihdam oranında iyileştirme çalışmalarının Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hızla sürdürüldüğü malumunuzdur. Bu çalıştayın sonuçlarının Malatya’nın yeniden ayağa kalkması ve geleceğine daha güçlü bir şekilde hazırlanması için yol gösterici olmasını diliyorum” diye konuştu. 
Depremlerin fiziki bir göç nedeni olduğunu belirten Prof. Dr. Zeki Boyraz ise, “Özellikle nüfus hareketleri ve nüfusun nitelikleri çok önemli. Dolayısıyla beşeri ve fiziki faktörlerin nüfusu hareket ettirme özellikleri var” dedi. Panelde ilk sözü alan İnönü Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Sezik, Geçmişten Günümüze Göç başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. 
“DEPREMİN ÖĞRETİCİ VE YIKICI TARAFLARI VAR”
Daha sonra söz alan Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ünal Şentürk ise Malatya’nın kentleşmesinin sorunlu olduğunu dile getirerek, “Kentleştiğimizi ama kentlileşemediğimizi ifade edebiliriz. Fiziksel anlamda nüfusumuzun yüzde 75-80’i kentlerde yaşıyor ama kentin imkanlarından yeteri kadar faydalanamadığı için daha çok gayrisafi milli hasılaya yansımayan girdisi, çıktısı çok belli olmayan alanlarda istihdam ettiğimiz için kentleşsek de kentlileşemiyoruz. Bunun örneklerini her alanda; trafikte, sosyal hayatta, alışverişte görmekteyiz. Bu anlamda nüfusun nerede yaşadığı, ne kadar sayıya ulaştığı, içindeki okuma-yazma oranı, gayrisafi milli hasıladan ne kadar pay aldığımız, nitelikli vasıflı elemana sahip olduğumuz, sektörel dağılımın ne olduğu bir demokratik alandır ama toplumsal yapı ve toplumsal değişim ile aralarında çok sıkı temas var. 6 Şubat depremlerinde çok büyük maddi ve manevi kayıplar yaşadık. Bu depremin öğretici ve yıkıcı tarafları var. Daha çok yıkıcı tarafını görüyoruz ve biliyoruz. Eğer biz Kocaeli, Gölcük depremini yaşamasaydık, 6 Şubat’taki depremler daha yıkıcı olabilirdi. Deprem sonrası meydana gelen kayıplar, ekonomik zararlar, sosyal ve kültürel anlamdaki değişimlere baktığımızda Malatya’nın diğer deprem illerinden biraz daha olumsuz durumda olduğunu söylemek mümkün. Bunu bize en net olarak TÜİK’ten aldığımız rakamlar gösteriyor. Demografik kayıp anlamında en dezavantjlı durumda olan şehir Malatya. 2023 yılı verilerine göre Adıyaman’ın göç hızı -40.6, Maraş’ın göç hızı -44.3, Hatay’ın net göç hızı -79.1. Deprem sonrası Malatya’dan 102 bin 621 kişi göç etmiş, net göç hızımız -87.8 dolayısıyla bizim buna bir çare bulmamız lazım. Neden insan kayıpları az olmasına rağmen biz bu var olan insanları kaybediyoruz? Özellikle nitelikli göçü neden dışarıya kaptırıyoruz?” ifadelerine yer verdi. 


“93 BİN 895 KİŞİ MALATYA’YI TERK ETMİŞ”
Malatya’nın 6 Şubat depremlerinden önce de göç veren bir il konumunda olduğuna dikkat çeken İnönü Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfur Bayat, “2022 yılında 812 bin olan Malatya nüfusu 2023 yılında 742 bine düşüyor. Malatya aslında göç veren bir şehir. 2012 ve 2023 yılları arasında yalnızca 2016, 2018 ve 2020 yıllarında biz göç almışız. Onun haricindeki diğer bütün yıllarda Malatya net göç veren bir şehir konumunda. 2023 yılında genç nüfus dediğimiz 20-24 yaş arasında 12 bin 525 kişi Malatya’yı terk etmiş. Genç nüfusumuzun birçoğunu dışarıya veriyoruz. 2023 yılında toplamda 34 bin 414 kişi Malatya’ya gelmiş, bunun karşılığında 102 bin 621 kişi Malatya dışına çıkmış. Okuma yazma bilmeyenler gelmiş, okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyenler gelmiş, ilkokul mezunları gelmiş, ortaokul ve dengi gelmiş, lise ve dengi meslek okulundan 10 bin 271 kişi gelmiş ama bunun karşılığında lise ve dengi meslek okulundan 12 bin 494 kişi Malatya’dan ayrılmış. 2023 yılında doğal afet ve acil durum nedeniyle 93 bin 895 kişi Malatya’yı terk etmiş” söyleminde bulundu.

Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ