Başkan Özcan, Malatya’nın genelinde meyve ve çekirdekli ürünlerde büyük bir hasar oluştuğunu, sahadaki ilk gözlemlere dayanarak şu sözlerle ifade etti: “Sahada yaptığımız kaba gözlemlere baktığımızda Malatya'da genel anlamda bütün tarım ürünlerinde, meyve grubunda, çekirdekli grup dahil olmak üzere hepsinde yüzde 100’e yakın bir hasar söz konusu. Bu durum sadece çiftçimizi değil, ihracatçıyı, esnafı ve tarım sektöründeki tüm zinciri etkiliyor.”

Malatya’da yaşanan zirai don ile ilgili konuşan Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, “Sahada yaptığımız kaba gözlemlere baktığımız zaman Malatya'da genel anlamda bütün tarım ürünlerinde, meyve grubunda, çekirdekli grup dahil olmak üzere hepsinde yüzde 100’e yakın bir hasar oluştu. Ana aktör kayısı yani tarım ürünleri açısından baktığımız zaman ekonomik anlamda şehrin, bölgenin ve ülkenin kayısıdaki zararı bize göre 1 milyar dolara yakın. Herkesin etkilendiği bir krizle karşı karşıya Malatya” dedi. Ardından Başkan Özcan Malatya’nın 2020, 2023 depremlerini yaşamış bir il olduğuna vurgu yaparak merkezi hükümetten pozitif ayrımcılık beklediklerini ifade etti.

Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan Malatya gündeminde yer alan zirai don ile ilgili yaşanan son gelişmeleri aktardı.

Önemli bilgiler paylaşan Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, “Cuma’yı cumartesiye bağlayan gece bölgesel anlamda bir zirai donla karşı karşıya kaldı Türkiye. Yani 30’un üzerinde il etkilendi. Tam raporlar çıkıyor yavaş yavaş. Ama bu tabloda en ağır hasarları alan illerden bir tanesi Malatya. Yani Malatya'nın yüzde 100 hasara maruz kaldığını şu anda ilk izlenimimiz ve gözlemimiz bu. Sahada yaptığımız kaba gözlemlere baktığımız zaman buğday ve arpa hariç Malatya'da genel anlamda bütün tarım ürünlerinde, meyve grubunda çekirdekli grup dahil olmak üzere hepsinde yüzde 100’e yakın bir hasar oluştu. Bizde ana aktör kayısı yani tarım ürünleri açısından baktığımız zaman yani ekonomik anlamda şehrin, bölgenin ve ülkenin kayısıdaki zararı bize göre 1 milyar dolara yakın bir zarar oluştu. Çünkü ağacın bakım masrafları, bundan sonraki 16 aylık bakım masrafları, insan iş gücü istihdamının yarattığı boşluk yani orada uğradığımız zarar, elde ettiğimiz 500 milyon dolarlık diyelim ihracat geliri yani bunların hepsini topladığınız zaman çok ciddi anlamda bir zarar söz konusu. Sadece Malatya olarak görmemek lazım. Yani civar iller de özellikle bu havuzun içerisinde Kahramanmaraş- Elbistan, Elazığ, Baskil, Sivas -Gürün illeri de bu anlamda bu bahsettiğimiz ekonomik sıkıntının hepsinin içerisinde.  Dolayısıyla burada 30 milyar TL'nin üzerinde bir biz ekonomik zararın oluştuğunu düşünüyoruz. Tabii bunlar ileriki zamanlarda mutlaka daha detaylı olarak ortaya konulacak. Ama genel anlamda sahada gördüğümüz fotoğraf bu. Üretici ciddi bir mağduriyet yaşıyor. Üreticiyle beraber de bu ekonomik gelir tabana yayılır bir gelir olduğu için de şehrin tamamı bundan etkileniyor. Yani küçük esnaf, büyük esnaf, sanayici, tacir, tüccar yani herkesin etkilendiği bir krizle karşı karşıya Malatya. Dolayısıyla burada yani Türkiye'de birçok şehir zarar görmüş olabilir ama biz 2020 depremini yaşamış, arkasından 2023 depremini yaşamış ve şimdi de bu depremi yaşamış bir il olarak da merkezi hükümetten bir pozitif ayrımcılık bekliyoruz aslında. Çünkü daha diğer iki depremin yaraları sarılıyorken maalesef şu an yaşadığımız şey gerçekten kelimelerin kifayet etmediği cümlelerin kurulamadığı bir afetle karşı karşıyayız. Büyük ihtimalle bugün yapılacak olan bakanlar kurulunda bu konu gündemde. Ama nasıl bir karar alınacak? Bölgelerdeki esnafları destekleyici, özellikle üreticinin üretim maliyetlerini karşılayabilecek bir tablo veya direkt ilk etapta üreticiye dokunacak bir miktar yardım yapılacak mı bunları tabii hepsini zamanla göreceğiz. Ama biz şu anda özellikle bu anlamda Türkiye'de bir kamuoyu oluşturmaya çalışıyoruz. Bunu da inşallah başaracağız” ifadelerine yer verdi.

Yaşanan zirai don neticesinde Malatya’nın afet bölgesi ilan edilip edilmeyeceği ile ilgili görüş de bildiren Ramazan Özcan, “Afet ilanını gerçekleştirecek şey oluşan hadisenin yasal mevzuattaki karşılığı ne? Yani bu Bakanlar Kurulu veya Cumhurbaşkanımız bu anlamda mevzuata takılmadan yasaya ilan ediyoruz diyebilir. Yani afet bölgesi ilanının kazanımları neler ve onun dışında talep ettiklerinizi alma ihtimaliniz nasıl? Bunlara da bakmak lazım. Eğer afet bölgesi ilanı yani şehre daha çok fazla ekonomik anlamda da sosyal anlamda da destek sağlayabilecekse olabilir. Bu doğrudur. Ama afet ilanının kapsamı belliyse sadece o kapsamdan destek alabilirsiniz. Bunu talep ederken buna iyi bir bakmak lazım. Ama afet ilan edilmediği için daha farklı taleplerde bulunabilirsiniz. Ama bölge afet ilanına girdiği anda da afet kapsamında ne varsa onu alırsınız. Biz de bu konuda eğer zaten bir afet ilanı da gerçekleşirse bu genel bir afet ilanı olur. Sadece Malatya'yı kapsayıcı bir ilan olmaz bu. Onun için bence birkaç gün daha bunu görmekte fayda var” şeklinde konuştu.

“TARSİM'İN MEVCUT YÖNETMENLİĞİNİN ACİLEN GÜNCELLENMESİ LAZIM”

TARSİM ile ilgili yaşanan sorunlara da değinen Ramazan Özcan, “TARSİM'le ilgili bir problem bana göre büyük. Üretici TARSİM'den yaptığı poliçe karşılığındaki beklentilerine cevap alamıyor. Yani Malatya'da 19 bin poliçe yapılmış bunun 11 bini don için yapılmış, 8 bini de dolu için yapılmış. Son yıllarda iklim değişikliğinden kaynaklanan fizyolojik sebepleri maalesef karşılamıyor. Üretici yaptığı poliçenin karşılığında yeteri kadar destek alamıyor. Mesela yüzde 100 dona karşı yaptığı poliçede bile yüzde 40’ını alabiliyor. Dolayısıyla burada TARSİM'in mevcut yönetmenliğinin acilen güncellenmesi lazım ve kesinlikle TARSİM sigortası zorunlu hale gelmesi lazım. Yani bu üreticinin kendi inisiyatifine bırakılmaması lazım. TARSİM'in üreticinin uğradığı zararları tanzim edecek şekilde yeniden pozisyon alması lazım. Güncellenmesi lazım. Yasaların yönetmenliğini yenilemesi lazım” diye konuştu.

“SOSYAL MEDYADA ÜRETİCİYİ MANİPÜLE EDİCİ BİRTAKIM DAVRANIŞLAR GÖRÜYORUZ”

Sosyal medyada kayısı ile ilgili yapılan olumsuz paylaşımlara yönelik de düşüncelerini de dile getiren Ramazan Özcan şu cümlelere yer verdi: “Son üç gündür hepimiz sahadayız. Ama sosyal medyada özellikle çok gereksiz paylaşımlarla üreticiyi manipüle edici birtakım davranışlar görüyoruz. Ağacı kesenler, budama adı altında dallarını budadığını söyleyen birtakım gereksiz hareketler görüyoruz. Ağaca bir müsaade edilsin birkaç gün, güneş açacak, güneşle buluşsun. Daha sonra zaten periyodik olarak ağacı bu krizden çıkaracak olan Tarım İl Müdürlüğü’nün, Kayısı Araştırma Enstitüsü’nün raporları çıkacak. Onlar da buna göre periyodik olarak bir bakım serüveni hazırlayacaklar. Yani bu anlamda gereksiz ve anlamsız yıllar yapanları da dikkate almasınlar. Ağaca bir süre karışmasınlar, bir dinlensin, ağaç şu anda neye uğradığını şaşırdı, 1 hafta, 10 gün en azından, ağaçtaki hasarı bir görmemiz lazım. Onun için çok erken. Tarım İl Müdürlüğü bu konuda da mutlaka üstüne düşeni yapacaktır.”

 

muhabir: HANİFE SARI