Malatya’da Gazze’ye destek olmak ve Gazze’ nin sesini tüm dünyaya duyurmak için yoğun katılımlı “Gazze ölüyor ayağa kalk” sloganıyla Kudüs Kardeşlik Platformu öncülüğünde yürüyüş etkinliği düzenlendi.

Yapılan etkinlikte vücutları kana bulanmış, uvuzları kopmuş, kefenlenmiş  oyuncak bebekler de yer aldı. Burada toplanan kalabalık adına konuşan İsmail Baştürk, “Bugün bir araya gelişimiz, sadece bir yürüyüş, sadece bir tepki değildir. Bu; yüreğimizde biriken isyanın, vicdanımızda büyüyen acının bir dışa vurumudur. Her bir adımımız, bombalarla yıkılan evlerin, sessizliğe gömülen çığlıkların, toprağa düşen masum bedenlerin hesabını sormak içindir. 80 yıla yakın süredir Filistin'de her türlü insanlık dışı muamele sergileyen işgalci zalim İsrail, 7 Ekim sonrası 50 binden fazla masum sivili şehit etmiştir. 115 binden fazla kişiyi yaralamış ve sakat bırakmıştır. İsrail, Gazze'de sadece bombalarla değil, gıda başta olmak üzere temel ihtiyaçlara erişimi engelleyerek de bir soykırım yapmaktadır. Gazze'de açılan sınır kapılarını abluka altına alarak, insani yardım geçişlerini engellemektedir. 2 milyondan fazla insan açlık krizi ile karşı karşıya kalmıştır. Çocuklar açlıktan hayatlarını kaybetmektedir. Bu, gözlerimizin önünde gerçekleşen bir insanlık suçudur. Biz Müslümanlar için taşınması güç, ağır bir vebaldir” şeklinde konuştu.

“FİLİSTİN'DE YAŞANANLAR TÜM İNSANLIĞIN SINAVIDIR”

“Filistin halkı; on yıllardır işgale, abluka ve sistematik bir soykırıma maruz bırakılmaktadır” diyen ve sözlerine devam eden İsmail Baştürk, “ Uluslararası hukukun defalarca çiğnendiği, insan haklarının hiçe sayıldığı bu coğrafyada, Filistin halkı bir başına bırakılmıştır. Gün geçmiyor ki bir çocuk top oynarken, annesinin yanında uyurken ya da bir hastanede tedavi görürken hedef alınmasın. Bir annenin çocuğunu toprağa vermediği gün, bir babanın gözyaşı dökmediği sabah kalmamıştır.Gazze bir şehir değil artık; bir hapishane, bir yetimhane, bir mezarlık halini almıştır. Buna rağmen Gazze, direnişin, cihadın, izzetin ve şerefin simgesidir. Gıda yok, temiz su yok, elektrik yok, ilaç yok. Ama orada insanlık onuru dimdik ayakta! Her şeye rağmen teslim olmayan, diz çökmeyen bir halk var. İşte biz o halkın yanındayız. Bugün burada attığımız her slogan, taşıdığımız her pankart, sadece dayanışmanın değil; bir çağrının, yerine getirmekten aciz kaldığımız sorumluluklarımızın da ifadesidir. Bizler, bu topraklarda adaletin ve merhametin yüzyıllarca hüküm sürdüğü bir medeniyetin mirasçıları olarak susamayız, duramayız. Filistin'de yaşananlar sadece bir halkın değil, tüm insanlığın sınavıdır. Ve biz bu sınavda zalimin karşısında, mazlumun yanında saf tutmayı şeref biliriz. Uluslararası kamuoyuna, insan hakları savunucularına, yeryüzündeki vicdan sahibi tüm insanlara buradan sesleniyoruz: Gazze ölüyor, sessiz kalmayalım. Bugün bürünülen sessizlik, yarın herkesin karşısına geçmişin bir ayıbı olarak çıkacaktır. Harekete geçelim, bugün geçmeyeceksek, daha ne zaman geçeceğiz? Bu bir savaş değildir, bu bir soykırımdır kadınların, çocukların, yaşlıların hedef alındığı, ibadethanelerin, okulların, sığınma alanlarının bilinçli şekilde vurulduğu her saldırı birer savaş suçudur! Bu suçlara göz yuman, görmezden gelen, çifte standartta hareket eden herkes, bu insanlık suçunun ortağıdır. Yaşanan bu zulme ortak olmak insanım diyen kimseye yakışmaz. Bu yüzden sokaklara döküldük ve dökülmeye devam edeceğiz. Gazze'de zulme uğrayan kardeşlerimizin yaralarına merhem olana dek desteklerimizi sürdüreceğiz.Bizim elimizde çok güclü bir silah olan boykotu bırakmayacağız, Yayacağız, kullanmayacağız, kullandırtmayacağız.Katliamı durdurmak için sadece kınama yetmez. Bu insanlık suçuna maddi destek sağlayan sirketleri teşhir etmeli, bu zulümden beslenen sermayeye dur demeliyiz. Unutmayalım ki boykot bir tercih değil, ahlaki bir duruştur. Bugün Gazze'de elektriksiz kalan çocukları düşünüyorsak, bir annenin yıkıntılar arasından çocuğunu aradığı o sessizliği içimizde hissediyorsak, artık harekete geçmeliyiz. Çünkü insanlık onuru ticari kardan daha yücedir. Filistin özgür olana dek alışveriş değil, direniş yapalım. Bugün Gazze'lilerin hicret etmesi gerektiğini konuşuyorlar. Hayır, aslında Gazze değil, 57 İslam ülkesi cihatla Gazze'ye hicret etmelidir. Gidecek birileri varsa, o da terörist İsrail'dir. Bu aşamada bize düşen görev, direncimizi diri tutup yapılan bu zulme karşı birlikte hareket etmektir. Zaman cihad zamanıdır. Artık bu coğrafyanın çocuklarını cihadın izzetinden, şehadetin şerefinden mahrum bırakmayın! Siyonizm'e karşı 57 İslam ülkesi ve 2 milyar Müslüman bir cihad hareketi oluşturmadığı müddetçe, Siyonist İsrail durmayacaktır. Filistin özgür olana kadar susmayacağız, Gazze'de çocuklar korkmadan uyanana kadar durmayacağız! Mescid- Aksa'ya özgürce girilen, Kudüs'te barışın hüküm sürdüğü günlere kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu yürüyüş bir son değil, bir başlangıçtır. Her sokak adalet için yankılanana, her meydan insanlık için ayağa kalkana kadar biz burada olacağız” cümlelerine yer  verdi.

 

muhabir: HANİFE SARI