Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Bostanbaşı Mahallesi’nde bulunan Bostanbaşı Mahallesi sınırlarındaki Şehristan Evleri sitesinde, orta hasarlı olduğu belirtilen bir blokta başlatılan yıkım çalışmaları, yapının yüksek dayanımlı beton ve yoğun demir donatısı nedeniyle güçlükle ilerlerken durduruldu.
YIKIM KARARI VE SÜREÇ
6 Şubat depremlerinin ardından önce ağır hasarlı olarak rapor edilen, daha sonra yapılan itirazlar sonucunda orta hasara çevrilen binanın, maliklerin yüzde 75’inin güçlendirme istemesine karşın yasal gereklilik olan yüzde 80’e ulaşılamaması nedeniyle yıkımına karar verildi.
Toplam 8 bloktan oluşan ve her biri 11 katlı olan Şehristan Evleri sitesinde, orta hasarlı olmasına rağmen kat malikleri arasında güçlendirme konusunda uzlaşma sağlanamaması üzerine yalnızca bir blok için yıkım süreci başlatıldı. Hak sahiplerinin dörtte birinin onayıyla sahaya giren yıkım firması, yaklaşık 1 ay önce çalışmalara başladı.
BETON VE DEMİR YOĞUNLUĞU ÇALIŞMALARI ZORLADI
Tünel kalıp sistemiyle inşa edilen yapının yüksek dayanımlı beton yapısı ve yoğun demir donatısı, yıkım sürecini zorlaştırdı. Kullanılan iş makineleri betonun kırılmasında ve demirlerin ayrıştırılmasında yetersiz kalırken, sahadaki ekipmanlarda sık sık mekanik arızalar meydana geldi.
FİRMA ÇALIŞMALARI ASKIYA ALDI
Makine arızaları ve yapının fiziksel direnci nedeniyle yıkım çalışmalarının sürdürülemez hale geldiği belirtilirken, yüklenici firma sahadaki faaliyetlerini geçici olarak durdurdu. Firma, mevcut teknik imkanlarla yıkım ve beton kırma işlemlerine devam edemediğini bildirdi.
SİTEDE YAŞAM DEVAM EDİYOR
Sitedeki diğer 7 bloğun mevcut durumunu koruduğu ve tüm dairelerde yaşamın sürdüğü öğrenildi. Sadece bir blok için alınan yıkım kararının ardından yaşanan bu duraksama, bölgede hasar tespit süreçleri ve yapıların dayanıklılığına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi.
TARTIŞMALI GÖRÜŞLER
Hiçbir yıkımda görülmemiş bir durum olarak, bir katta 4 daire bulunan binanın yarısının zor şartlarda yıkılıp diğer yarısının ayakta kalması, yapının sağlamlığına dikkat çekti.
Öte yandan, “milli servet” olarak değerlendirilen bu tür yapıların, çoğunluğun istememesine rağmen yıkılmasının ülke ekonomisine verdiği zarar da ayrı bir tartışma konusu oldu.
İlgili firmanın teknik imkanlarını gözden geçirmesinin ardından yıkım sürecinin nasıl ilerleyeceği ya da yeni bir yöntem uygulanıp uygulanmayacağı ise merakla bekleniyor.
(MHA)
