12 Nisan’da yaşanan zirai don neticesinde yemeye bile kayısının olmaması üzüntü verirken üzümlerin varlığı bir nebze de olsa Malatyalı çiftçileri sevindirdi.  Hiç değilse bazı ihtiyaçları üzümle karşılayabileceklerinin altını çizen çiftçi Hüseyin Sarı, üzüm hasadına yönelik bilinmesi gerekenleri sıraladı.

TAZE, KURU MEYVE, PEKMEZ VE SUCUK OLARAK TÜKETİLİYOR

Hem lezzeti hem de görüntüsü ile iştah kabartan Malatya üzümlerine yönelik açıklamalarda bulunan ve bu noktada bazı hususlara dikkat çeken Hüseyin Sarı, “Öncelikle üzümde kalite, çiftçinin üzüme verdiği emekle ölçülür. Ne kadar emek verilirse o kadar üzüm kaliteli olur. Bakarsan bağ bakmazsan dağ olur misali. Tabi 12 Nisan’da yaşadığımız zirai don gibi afetler ortada yoksa. Çiftçinin gözünde her yetiştirdiği bitki onun evladıdır ve hepsine değer verir çünkü bir gelir kapısıdır hepsi çiftçiye ve ailesine. Onun için biz tıpkı kayısı gibi üzümlerimize de değer veriyoruz. Onlar da bize yarar sağlıyor. Allah bize toprak vermiş bizde elimizden geldiğince işlemeye devam ediyoruz. Üzüm çok hassas bir ürün, çünkü en ufak bir şeyden etkileniyor. Bu yüzden üzüm yetiştirirken dikkat etmek gerek. Üzüm hemen ektim biçtimle meyve verecek bir ürün değil ekiyorsun, buduyorsun, çapalıyorsun, yabancı otları dikenleri vs. ayıklıyorsun, ilaçlıyorsun en sonda da hasadını yapıyorsun. Üzüm yetiştiriciliği yaparken hasat zamanına dikkat etmek gerekmekte. Biliyorsunuz siyah ve beyaz üzüm var ve bu üzümlerin yarısı sofralık olarak taze bir şekilde yeniyor, yarısı da kurutulup yıl içerisinde yenmesi için hazır hale getiriliyor. Bir kısmı ise pekmezlik, pestillik ve sucuk olarak hazırlanıyor. Üzümü nasıl kullanacaksak ona göre hasatta dikkat etmemiz gereken noktalar var.  Mesela beyaz üzüm hasadı yapılır hemen elden ürün çıkarılmaya çalışılır sofralık olarak tüketilecekse. Eğer beyaz üzüm köpük pestil gibi tüketilecekse ona göre de eli çabuk tutmak gerek tıpkı diğer sebze ve meyvelerde olduğu gibi üzümler de de bir bozulma süresi var. Ama kuru olarak tüketilecekse ona göre de eli çabuk tutmak gerek. Dalından koparır koparmaz güneşin altına serilmeli, bu sıcak havaları kaçırmamak gerek. Eğer bu sıcaklarda serilmezse üzüm, daha sonra kurumama sorunu ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Biz genelde beyaz üzümü taze olarak tüketiyoruz, pestilini yapıyoruz. Siyah üzümü de biraz taze olarak tüketiyoruz çoğunluğunu da kurutup yarısını satıyoruz yarısını da kendimize ayırıp genelde kışın çerez niyetine yiyoruz” ifadelerine yer verdi.

HASAT SONRASINA DİKKAT

Sözlerine devam eden Hüseyin Sarı, “Hem beyaz üzüm hem de siyah üzüm kuruturken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var. Bunlardan en önemlileri hava koşulları. Hava koşulları eğer iyi ve sıcak giderse sıkıntı yok ama yağmur yağar vs. olursa sorun başlar. Çünkü yağmur kurumaya bırakılan üzümleri bozar, soğuk hava da ürünün kurumasını engeller. Bu yüzden soğuk havaya yapabileceğimiz bir şey yok ama yağışlı havaya yapabileceğimiz çok şey var. Bu durumda serilen üzümlerin üstü su geçirmeyen naylon veya bir branda ile kapatılır. Unutmadan üzümleri kuruturken üzüm serilecek yerde kılçık, dal parçaları olmamalı düz olmalı.  Ondan sonra altına biz çuvallardan yapılan brandayı, gazete kâğıtlarını veya temiz bir bez parçasını seriyoruz, naylon da serilebilir aslında ardından üstüne üzümleri serip kurumaya bırakıyoruz, öte yandan üzümleri toprağa sermek biraz riskli çünkü malı bozabilir ister istemez. Üzümleri kuruturken de onların üstünü eğer etrafta arı yoksa kapatmaya gerek yok ama eğer arı varsa üzümlerin üzeri ince bir tülbent yada hava alacak ama arıların içine giremeyeceği bir eşya yarımıyla kapatılır yoksa arı gelir bunlara dadanır ve bütün üzümleri telef eder. Tüm bunları yaptıktan sonra üzümleri serdim bitti diyemiyoruz çünkü üzümlerin arada çevrilmesi gerekir ki her tarafı eşit kurusun bir tarafı çok kuru bir tarafı az kuru olmaz. Bu üzümün hemen bozulmasına sebebiyet verir. Kaliteli bir üzüm elde etmek istiyorsak bunları yapmamız gerekmekte biz böyle yapıyoruz ama tabi herkes kendine göre başka yöntemler varsa onu kullanabilir. Üzümler koparıldığı bağdada kurutulabilir istenilen farklı bir yerde de. Üzüm kurutma işleminden sonra üzümler toplanır kasalara konur sonra üzümlerin irisi, güzeli, küçüğü, bozuğu, olgunlaşmışı, olgunlaşmamışı ayrılıp yine farklı farklı kasalara konulur. Üzümleri fazla ezmeden doldurulan kasalar daha sonra serin, kuru ve gölge bir yerde muhafaza edilir. Zamanı gelince de üzüm satılır veya tüketilir. Çiftçi olarak kayısımız yandı elimizde bir tek üzüm kaldı onu da biz güzel bir şekilde değerlendirelim” şeklinde konuştu.

Muhabir: HÜSEYİN KOCAMAN