18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 110. Yılı kapsamında Malatya Valiliği tarafından bir anma programı gerçekleştirildi. Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen anma programına Malatya Valisi Seddar Yavuz ve eşi Selda Yavuz, 2. Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Erman Kiraz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları, şehit aileleri ve gaziler katıldı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan program Kur’an-ı Kerim tilaveti ile devam etti.

Anma programında şehit ailelerini temsilen Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Şube Başkanı İsmail Ayvalı tarafından günün anlam ve önemini belirten bir konuşma gerçekleştirildi. Program Garnizon Komutanlığı tarafından ‘Şehitlerimiz’ temalı sunumun yapılması, İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Aziz Kılıç tarafından ’18 Mart Çanakkale Zaferi Bağlamında Medeniyetimizde ve Geleneklerimizde Şehitlik ve Gazilik’ konulu konferansın sunumu, İl Milli Eğitim Müdürlüğü Abdulkadir Eriş Güzel Sanatlar Lisesi tarafından günün anlam ve önemini ifade eden müzik programının yapılmasının ardından sona erdi.     

“MİNNET VE ŞÜKRANLA YAD EDİYORUZ”

Anma programının ardından devlet övünç madalyası ve beratı tevcih töreni düzenlendi. Tören öncesi bir konuşma gerçekleştiren Malatya Valisi Seddar Yavuz, “Aziz şehitlerimizim mübarek emanetleri; anneleri, babaları, eşleri, çocukları, kahraman gazilerimiz, geleceğimizin teminatı sevgili evlatlarım 18 Mart Çanakkale Zaferi’mizi gönülden kutluyorum ve canlarıyla, kanlarıyla bu mübarek toprakları vatan yapan tüm aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyoruz, mekanları cennet olsun. Merhum Sultan Alparslan’dan bugüne kadar bu vatana hizmet etmiş ve bu vatanı, bu toprağa yurt yapmak için mücadele etmiş hem aziz şehitlerimize hem kahraman gazilerimize ve hem her alanda bu ülkeye, millete hizmet etmiş tüm büyüklerimizi bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla yad ediyoruz” şeklinde konuştu.

“HÜR VE BAĞIMSIZ YAŞAMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

“Hiç şüphesiz 1071'de başlayan Anadolu’daki kıyam ve dirilişimiz bize bir Selçuklu, bir Osmanlı İmparatorluğu ve dahası i’lây-ı kelimetullahı Viyana kapılarına kadar yayma ve bir de Türkiye Cumhuriyeti Devleti bahşetmiştir” diyen Vali Yavuz, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bu azimli ve kararlı yürüyüş bir medeniyet yürüyüşüdür. Bizim medeniyetimiz sevgi, bölüşme ve paylaşma, yaşatma medeniyetinin ama asla sömürme ve katletme medeniyeti değildir. Bugün olduğu gibi çeşitli süslü ve jelatinli kutularda sunulan; insan hakları, demokrasi, özgürlük, eşitlik gibi kavramlar altında dünyanın nasıl sömürüldüğüne, nasıl güçsüzlerin katledildiğine ve nasıl 900 milyon insanın yataklarına aç olarak yapmalarını sağladıklarına bir bakın, medeniyet kimde ya da değil karar verin. Esasında 100 yıl önce olanlarla bugün olmak ya da yapmak istenenler arasında bir fark yok. O zaman da hayasızca küçücük bir kara parçasına saldıran müstevliler bugün de şu veya bu yöntemlerle bizi Anadolu’dan atmak istiyorlar. Bunlar ne 1071’i, ne 1453’ü ne de 1923’ü hazmedemediler. Ama biz Allah'ın izniyle kıyamete kadar bu topraklarda hür ve bağımsız yaşamaya devam edeceğiz. Çünkü Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz bilakis onlar diridirler fakat siz onu bilemezsiniz diyen yüce Allah'a inanmış ve onun kutlu peygamberine inanmış ve onun yolunda yürüyen hakkı, hukuku, adaleti haykıran bir milletin evlatlarıyız”.

“BU MEDENİYET SEVGİ MEDENİYETİDİR”

Son olarak Türkiye’nin gidecek ikinci bir adresinin olmadığını kaydeden Vali Yavuz, “Biz; o, bu, şu, değil bir medeniyetin yolcusuyuz. Birimiz Edirneli, öbürümüz Karslı, Ardahanlı, Antalyalı, Trabzonlu, Eskişehirli ama hepimiz bir medeniyetin yolcusuyuz. Bu medeniyet sevgi medeniyetidir, yaşatma, yardımlaşma, cesaret, fedakarlık, gözyaşı silen, yüzlerdeki tebessümün sebebi olan medeniyetidir. İşte bu kutlu dava ve yürüyüş hepimizi her geçen gün daha da yüceltecek bu yücelme ile beraber ecdadımıza daha çok layık olacağız. Kendi canlarından aziz bildikleri evlatlarını bu vatana feda eden tüm anne, babaları, tüm eşleri hürmetle saygı ile selamlıyorum. Allah sizden razı olsun, sizler sayesinde bu vatan bu bayrak ve bu millet daha dik yürüyor ve size her baktıkça geleceğine umutla bakıyor ve diyor ki; hangi planı yaparsanız yapın, biz buradayız, hür ve bağımsız yaşayacağız diyoruz işte aziz ve mübarek şehitlerimizin kanları ile yoğrulmuş mübarek topraklarla hep beraber yaşayacağız ve sevgili evlatlarımı nerede olursanız olun ay yıldızlı al bayrağımıza, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne lütfen gönülden bağlı olun. Çünkü Balkanların, Kafkasların, Ortadoğu’nun hatta Afrika’nın ikinci adres, Türkiye’dir. Bizim ikinci adresimiz yoktur. Bizim gidecek bir yerimiz de yoktur. Biz ancak ve ancak vatanımız için mücadele etmeyi ve sonunda ölmeyi biliriz” açıklamasında bulundu. 

 

muhabir:MEHMET TEVFİK CİBİCELİ