Küçük Sanayi Sitesi’nde yıllardır tezgâh başında alın teri döken ustalar, geçmişle bugünü kıyasladıklarında en büyük farkın çırak eksikliği olduğunu ifade ediyor.

“MESLEĞİNİ SEVERSEN ZOR DEĞİL”
Yaklaşık 50 yıldır tornacılık yapan Mehmet Kulcu, mesleğini severek yaptığı için hiçbir zaman zorlanmadığını dile getirdi. Kulcu, “Mesleğini seversen kolaydır. Zor meslek diye bir şey yoktur. Severek yapıyorsan o iş sana kolay gelir. Tabii ki her mesleğin kendine göre riskleri vardır ama sevgi varsa sorun yok” dedi. Ancak bugün çırak bulmanın neredeyse imkânsız hale geldiğini belirten Kulcu, yıllar önce çıraklık okulunda müdürünün kendisine yaptığı uyarıyı hatırlattı. Kulcu,“Bir müdürümüz vardı, Allah rahmet eylesin. Bana ‘Oğlunu yanına al, yetiştir. Sen ileride çırak bulamayacaksın’ demişti. Gerçekten o günleri yaşıyoruz. Yıllardır çırağımız yok. Kimse gelmiyor, kimse mesleğe heves etmiyor. Oğlum olmasa bu yaşta devam etmem zor olurdu” diye konuştu.
“GENÇLER GEÇ YAŞTA GELİYOR”
Oto tamirciliğinde 50 yılı geride bırakan Vahap Boztepe ise mesleğe küçük yaşta başlanması gerektiğini vurguladı.
Boztepe, “Bu mesleği severek yaparsan zor değil. Allah’a şükür ekmeğimizi kazandık, çoluk çocuğumuzu büyüttük. Ama şimdi çıraklar 17-18 yaşında geliyor. Halbuki 11-12 yaşında başlasa daha iyi olur. 17-18 yaşındaki gence bir şey öğretmek zor. Büyümüş oluyorlar. Küçük yaşta gelse her türlü yetiştirirsin” ifadelerini kullandı.
Yarım asrı geride bırakan ustalar, mesleklerine olan bağlılıklarını sürdürürken sanayinin geleceği konusunda endişeli. Çırak yetişmemesi halinde birçok zanaatın zamanla kaybolabileceğini belirten ustalar, gençlerin mesleki eğitime yönlendirilmesi gerektiğini dile getiriyor. Tezgâh başında geçen ömürlerini gururla anlatan ustalar, en büyük arzularının ise mesleklerini devredecek yeni çıraklar bulabilmek olduğunu söylüyor.(İHA)
