6 Şubat depremlerinin yerle bir ettiği şehirlerden biri olan Malatya, bugün adeta bir şantiye şehrine dönüşmüş durumda. Ancak yeniden ayağa kalkma süreci, sadece betonla değil canla da inşa ediliyor. Son haftalarda Malatya genelinde yaşanan iş kazaları, bu acı gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi.
Sadece üç haftada 8 büyük iş kazası yaşandı. 3 işçi yaşamını yitirirken, 8 işçi yaralandı. Kazalar çoğunlukla Battalgazi, Yeşilyurt ve Doğanşehir ilçelerindeki yoğun inşaat bölgelerinde meydana geldi. Şantiyelerdeki koşullar, ağır ihmalleri ve denetimsizliği işaret ediyor.
21 Eylül’de Battalgazi’deki TOKİ şantiyesinde bir hafriyat kamyonunun devrilmesiyle başlayan kazalar zinciri, 25 Eylül’de yine Battalgazi'de bir çarşı inşaatında yaşanan göçükle devam etti. Bu kazada bir işçi hayatını kaybetti.
28 Eylül’de aynı bölgedeki TOKİ şantiyesinde 62 yaşındaki su tesisatçısı Nusret Ağırman, iş makinesinin çarpması sonucu olay yerinde can verdi. Takvimler 3 Ekim’i gösterdiğinde Doğanşehir’de beton kalıbı çöktü, iki işçi yaralandı.
9 ve 10 Ekim’de yaşanan kazalarda ise biri yüksekten düşme, diğeri kafasına inşaat malzemesi isabet etmesi sonucu iki işçi daha yaralandı. 10 Ekim'de Yeşilyurt ilçesinde 34 yaşındaki Adem Biroğlu’nun 15 metreden düşerek hayatını kaybetmesi, Malatya’daki iş güvenliği krizini bir kez daha gündeme taşıdı.
Son olarak 11 ve 12 Ekim’de art arda yaşanan olaylarda biri asansör boşluğuna düşen, diğeri üzerine 750 kilogramlık plastik boru devrilen işçiler ağır yaralandı.
İNSAN HAYATI GÖZ ARDI EDİLİYOR
Deprem sonrası hızlı inşa baskısı, birçok şantiyede temel iş güvenliği kurallarının hiçe sayılmasına yol açıyor. Çalışanlara gerekli ekipmanlar sağlanmadan işe başlatıldıkları, iş makinelerinin operatörsüz ya da yeterli eğitim olmadan kullanıldığı, yüksekte çalışma gibi riskli alanlarda hiçbir güvenlik önlemi alınmadığı yönündeki iddialar giderek artıyor.
Malatya’nın ayağa kalkması elbette önemli. Ancak bu süreçte, her gün yeni bir kaza haberiyle uyanmak şehirdeki travmayı derinleştiriyor. Yapılması gereken sadece binaları değil, sistemleri de yeniden inşa etmek. Şehirdeki yeniden imar süreci, iş güvenliği politikalarının yeniden yazılmasını, denetimlerin sıklaştırılmasını ve işçilerin korunmasını zorunlu kılıyor. Aksi takdirde Malatya'nın yeniden inşası, ardında derin bir insanlık krizi bırakarak devam edecek.
Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ
