Bu ay sonu bitecek olan Mücbir Sebep Hali Malatya’daki tüm sivil toplum kuruluşlarını (STK) ayaklandırdı. STK’lar tek ağızdan Mücbir Sebep Hali’nin uzatılmasını talep ederken Malatyalı avukatlar da bu çağrıya ortak oldular. Avukatlar zor durumda olduklarını ve mutlaka Mücbir Sebep Hali’nin uzatılması gerektiğini ifade ederken, Malatya Baro Başkanı Onur Demez, Malatya Sonmanşet gazetesine konuşarak, bu konuda önemli açıklamalarda bulundu.  

Barolar olarak avukatların hakları başta olmak üzere vatandaşların hakkını ve hukukunu gözetmek zorunda olduklarını belirten Demez, avukatlık kanununda yer alan madde 76’ncı maddesine atıfta bulundu.

“GELİNEN AŞAMADA BÖYLE BİR DURUM SÖZ KONUSU DEĞİL”

Mücbir Sebep Hali’nin uzatılması için 4 ilin durumuna bakılması gerektiğini söyleyen Demez, “Avukatlık kanunu madde 76’ya göre de bu bizim asli görevimizdir. Bu nedenle biz şunu söylemek istiyoruz ki 6 Şubat depreminden sonra bugüne kadar iş yapamayan, para kazanamayan birçok esnaf, kişi, avukat, çalışan, işçi, işveren oldu. Ve bu süreçte gelinen aşamada Malatya'nın şartlarına diğer yine 3-4 deprem ilinin şartlarına yakinen bir bakmamız lazım. Acaba bu 4 ilimiz ne durumda? Şimdi gelinen aşamada 4 ilimiz her şey eski gününe, yani her şey 6 Şubat öncesine dönmüş mü, dönmemiş mi? Eğer dönmüşse doğru, süreleri bu ay sonunda kapatalım. Ancak gelinen aşamada böyle bir durum söz konusu değil. Malatya, Hatay, Adıyaman, Maraş nereye geldi? Bugün bu ayın sonu itibariyle depremden sonra hangi aşamaya geldik? Öncelikle buna bakmamız lazım. Eğer şartlarımız yerindeyse amenna süreler sonlandırılsın. Ancak şartlarımız maalesef ki görüyoruz ki hala konteynerlerde hala seyyar tezgahlarında” şeklinde konuştu.

“BİZE YASAL OLARAK ‘DURUN’ DEDİLER VE BİZ DE DURDUK”

Kendi sektöründen örnek vererek, avukatların çok zor durumda kalacaklarını belirten Demez, sözlerine şöyle devam etti:

“Kendi sektörümden bahsedeyim. Ayakta, dışarıda çantasıyla gezen avukatlarımız var. Konteynerlerde yaşanan avukatlarımız var. En basit örneği yasal olarak 6 Şubat gününden sonra uzatılan sürelerle 15 Mayıs itibariyle sürelerimiz başladı. Bu ne demek oluyor? Bu şu demek oluyor: 15 Mayıs'a kadar ne mahkememiz çalıştı, ne avukatlarımız çalıştı. Hiçbir adalet kurumu çalışmadı. 15 Mayıs'a kadar öncelikle bize yasal olarak ‘durun’ dediler ve biz de durduk. Ama vergilerimiz, SGK'larımız, Bağ-Kur'larımız işledi mi, hepsi işledi. Daha sonrasında Hemen 15 Mayıs'ın akabinde yeniden adli tatil sürecine girilmesiyle birlikte bizim zaten eylüle kadar çalışma şansımız olamadı. Canımızın derdindeydik. Şimdi bu konuda elbette ki sadece bizler değil, bütün Malatya canının derdindeydi. Ve gelinen aşamada öncelikle mesleğin ve meslektaşlarım için söylüyorum, bu sürece kadar zaten resmiyette bir çalışma gerçekleşmedi. Resmiyette gerçekleşmeyen bir çalışmanın SGK'sı, KDV'si, ÖTV'si, primleri, vergisi olmaz. Bu nedenle gelin, memleketimizi bir an evvel öncelikle ayağa kaldıralım ve akabinde ne gerekiyorsa Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vatandaşı olarak görevlerimizi biz de yerine getirmeye hazırız. Ancak bu konuda bizim, devletimizden desteğe ihtiyacımız var ve açıkçası bu ayın sonundan itibaren bu sürecin uzatılmamasıyla birlikte vatandaşımız çok ciddi hak kayıplarına uğrayacaklar, çok ciddi zorluklar geçirecekler. ‘Bunu uzatıyoruz’ demeyle sürecin sona erdiğini düşünenlere ben şunu söylüyorum: Bunun neticelerini düşündünüz mü? Bunun neticelerinde vatandaş nasıl bir zorluk içerisine girecek, nasıl bu ödemeleri gerçekleştirecek, bunu bilen var mı, yok.”

“SÜRELERİMİZ ZATEN HUKUKEN DURDURULDU”

Mücbir Sebep Hali2nin uzatılmasını talep eden Demez, “Bizler Mücbir Sebebin memleketimizden kalkmadığı için, hala memleketimiz mücbir sebebi yaşadığı için bu sürecin uzatılmasını istiyoruz. Ya da Mücbir Sebep Malatya'da son bulsun, devletimiz sona erdirsin bizler de vatandaşlık görevimizi yapmaya her daim hazırız ancak borçlar da silinsin. Biz resmi olarak eylül ayına kadar çalışmadık. Sürelerimiz zaten hukuken durduruldu. Bizim çalışmadığımızı kabul eden bir hukuk sistemi nasıl oluyor da ‘biz çalışmışız’ diye vergimizi, SGK'mızı ödememizi istiyor? Bu kendi içerisinde bir çelişkidir. Yani bunun da maalesef göz ardı edilmemesi gerekiyor. Bu nedenle gerek öncelikle avukatlarımız olarak gerek vatandaşlarımız olarak bu ay sonunda Mücbir Sebebin uzatılmaması takdirde vatandaşlarımız, avukatlarımız çok ciddi sıkıntı yaşayacaklar” ifadelerine yer verdi.

“HAZIRLIKLARA ŞİMDİDEN BAŞLADIK”

“Baro Yönetim Kurulu olarak sürecin uzatılıp uzatılmamasını bekliyoruz” diyen Demez, “Süreç şayet uzatılmadıysa çalışmadığımız her gün, görev yapmadığımız, kanunen durdurulan sürelerimizin, çalışmamıza izin verilmeyen sürelere ilişkin tüm pirim, SGK, Bağ-Kur ödemelerinin iptal edilmesi için hazırlıklara şimdiden başladık. Bununla ilgili de sadece biz Malatya Barosu olarak değil, Türkiye Barolar Birliği'nden gerek Maraş gerek Hatay gerekse de Adıyaman illerimizle birlikte yapacağımız ortak çalışmayla ve Türkiye Barolar Birliği'nin de öncülüğünde bu konuyla ilgili yargıya gideceğimizi belirtmek isterim” açıklamasında bulundu.

 

haber: TAHİR ÖZÇELİK