Malatya’da 35 yıldır ayakkabı tamirciliği yapan ve Türkiye’de “Ayakkabı Profesörü” patentini alan ilk usta olan Mehmet Ceyhan, Malatya Sonmanşet gazetesine açıklamalarda bulundu. Ceyhan meslek hikayesinden bahsederek çırak yetiştiremedikleri yönünde de esnafa verilen desteklerin yetersizliği konusunda yetkililere çağrıda bulundu.

“10 KARDEŞİN YEDİSİ MALATYA’DA AYAKKABI TAMİRCİSİ”

Ayakkabı tamirciliğinin aile mesleği olduğunu söyleyen Mehmet Ceyhan, mesleğe çok küçük yaşta başladığını belirtti:

“1950’den babadan oğula gelen bir ustalığımız var. 10 kardeşiz ve 10 kardeşin yedisi Malatya’da ayakkabı tamircisi. Ben 42 yaşındayım, 35 yıldır bu mesleğin içindeyim. Mesleğe 7 yaşında başladım. O zamanlar ilkokula 6 yaşında başlanırdı. Hem okula gidiyorduk hem de dükkâna geliyorduk. Bu yüzden işimizi severek yapıyoruz.”

“BU MESLEK ALTIN BİLEZİKTİR”

Mesleğini büyük bir tutkuyla sürdürdüğünü ifade eden Ceyhan, ayakkabı tamirciliğinin önemine dikkat çekerek, “Tekrar dünyaya gelsem yine ayakkabı tamircisi olmak isterim. Çünkü mesleğimizi seviyoruz. Bu meslek altın bileziktir. Bir ustanın kolunda altın bilezik varsa, o usta hiçbir zaman aç kalmaz” ifadelerine yer verdi.

“TÜRKİYE’NİN HER YERİNDEN BİZE KARGO GELİYOR”

Türkiye’nin dört bir yanından kendisine kargo ile ayakkabı gönderildiğini anlatan Ceyhan, bunun sebebini işine verdiği özenle açıkladı: “Türkiye’nin her yerinden bize kargo geliyor. Çünkü işimizi en güzel şekilde yapıyoruz.”

“BANA ‘SEN DE PROFESÖR MÜSÜN, BUNU NASIL YAPTIN?’ DEDİ”

Yaklaşık 20 yıl önce yaşadığı ilginç bir anıyı da paylaşan Ceyhan, “Ayakkabı Profesörü” unvanının nasıl ortaya çıktığından bahsederek, “Bir gün üniversiteden bir profesör geldi, ismini vermeyeyim. Hanımının terliğini getirdi. Terlik tamamen çürümüştü. Bana, ‘Ustacığım, bu terliği yapman lazım’ dedi. Ben de ‘Hocam, bu terlik çürümüş, nasıl yapacağım?’ dedim. ‘Yap da nasıl yaparsan yap’ dedi. Terliği yaptım, verdim. Bana ‘Hakikaten sen de profesör müsün, bunu nasıl yaptın?’ dedi” diye konuştu.

“TÜRKİYE’DE ‘AYAKKABI PROFESÖRÜ’ UNVANINA SAHİP İLK KİŞİYİM”

Bu olaydan sonra kendisine “profesör” denilmeye başlandığını söyleyen Ceyhan, “Gelen profesör dedi, giden profesör dedi. Biz de bunun hoş bir isim olduğunu düşündük. Patent Kurumu’na başvurduk. Bizi 6 yıl incelediler. Sonunda ‘Ayakkabı Profesörü’ patentini verdiler. Şu an Türkiye’de ve dünyada bu unvana sahip ilk kişiyim” ifadelerini kullandı.

“BİR İNSAN OKUSUN AMA BİR MESLEĞİ DE OLSUN”

Çocuklarının da mutlaka bir meslek sahibi olmasını istediğini dile getiren Ceyhan, sadece okumanın yeterli olmadığını vurguladı:

“Bir insan okusun ama bir mesleği de olsun. Bugün devlet memuru olan bir kişi, yarın yaptığı bir paylaşım ya da attığı bir imza yüzünden işinden olabiliyor. Evini geçindiremiyor. Allah yardım etsin.”

“ÇIRAKLIK OKULLARI VE SANAYİ OKULLARI GELİŞTİRİLMELİ”

Çırak yetişmemesinin en büyük sorun olduğunu belirten Mehmet Ceyhan, yetkililere çağrıda bulunarak, “Cumhurbaşkanlığına seslenmek istiyorum. Çıraklık okulları ve sanayi okulları geliştirilmeli. Çünkü biz çırak yetiştiremiyoruz. İnsanlar çocuklarını dükkâna vermiyor. Çocuğa bir kızdığında hemen karakola gidip şikâyetçi oluyorlar” dedi.

“EN BÜYÜK PROBLEMİMİZ ÇIRAK”

Esnafın ekonomik koşullar altında zorlandığını da dile getiren Ceyhan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Türkiye’nin her tarafına bakın, çırak yetişmiyor. En büyük problemimiz çırak. Bir diğer büyük problem ise devlet desteklerinin yetersizliği. Bağ-Kur primi 12 bin TL, emekli maaşı 20 bin TL. İnsanlar bu parayla nasıl geçinebilir ki?”

Muhabir: TÜRKAN YILDIZ KAYA