Yaşanan 6 Şubat depremlerinden sonra Malatya’da kırsal alanlarda çok sayıda kaçak yapının inşa edildiğini aktaran Jeoloji Mühendisleri Odası Malatya İl Temsilcisi Yunus Gülmez çarpıcı açıklamalarda bulundu.
“HİÇBİR MÜHENDİSLİK HİZMETİ ALINMADAN YAPILDI”
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Yunus Gülmez, depremlerin kaçak yapılaşma üzerindeki etkisi için “Elâzığ depremlerinden sonra çok fazla yapılmadı ama kırsalda çoğu insan, tek katlı, iki katlı kendine ait arsalara kaçak yapı dediğimiz yapılar yaptı. Hiçbir mühendislik hizmeti alınmadan yapıldı bu yapılar. 6 Şubat depremlerinden sonra da bu devam etti. Vatandaş bir çıkmaza girdiği için böyle bir çözüm buldu. Çünkü belediyelerde ruhsat, imar birimleri kapalıydı, çalışmıyordu. Evrak alamadı, mühendislik hizmeti alamadı. O anda vatandaş kendi kafasına göre kendince bir yer yaptı. Şimdi biz, Malatya’ da 2020 yılından itibaren bu kaçak yapıların sayısının 30-35 bin olduğunu tahmin ediyoruz. Bu kadar kaçak yapının yapıldığını biz tahmin ediyoruz ki bunu idarecilerin de ağızlarından birebir duyduk. Biz bununla ilgili bir açıklama yaptık dedik ki, kaçak yapılarla alakalı bir saha incelemesi, taraması yapılsın, bununla ilgili ne tür önlemler alınabilir ona bakılsın. Orta hasarlı binalarda deprem performans analizi yapıldı, böyle bir mühendislik hizmetine tabi tutularak bir önlem, bir tedbir alınabilir” ifadelerine yer verdi.
“KISA VADEDEKİ ÇÖZÜMLER ORTA VADEDE BÜYÜK BİR SORUN OLARAK KARŞIMIZA ÇIKACAK”
Kırsalda inşa edilen kaçak yapıların yıkılmamasını ancak daha iyi vaziyete gelmesi adına da bir takım çalışmaların yapılması gerektiğine işaret eden ve imar affına da kısaca değinen Yunus Gülmez, şunları kaydetti: “Şimdi yakın dönemde bir meclis kararı çıktı. İki kata kadar olan yerlerde, bu kaçak yapılarda, elektrik aboneliği için vatandaştan taahhütname alacak, taahhütname de şu yazıyor. Birincisi, vatandaş şunu taahhüt edecek, ben mühendislik hizmetini aldığımı kabul ediyorum, bu sorumluluğu ben alıyorum. İkincisi de o binayla alakalı teknik bir sıkıntı ya da farklı bir sıkıntı çıktığı zaman sorumluluğu yine vatandaş kabul edecek. Böyle bir taahhütname verecek, elektrik aboneliği alacak. Vatandaş aboneliği aldıktan sonra da hiçbir şey yapmaz ki, şimdi ben bu evler yıkılsın demiyorum. Daha önce bu açıklamayı yaptığımızda insanlardan böyle bir tepki geldi. Biz evi yaptık, başımızı soktuk, sen istiyorsun ki bizim evimiz yıkılsın, hayır, deprem performans analizi yapılacak, binayı yaptırmış ama belki eksiği var tamamlayacak, sıkıntıyı ortadan kaldıracak. Vatandaş diyecek ki ben mühendislik hizmetlerini aldığımı taahhüt ediyorum. Ben evimi sağlam yaptım, böyle bir taahhütname verecek, elektrik aboneliğini alacak şimdi ya kaçak yapı statüsünden devam edip ruhsatlandırmaya gidebilir, belediyeye başvurabilir. Ama onun öncesinde burada yerel idarenin bir adım atması lazım. Çevre şehirciliğin yapısına aykırı ama vatandaşlar için yapıyorlar. Bu imar affı değil, bir nevi geçiştirme. Onlar da kendilerince diyor ki, ‘vatandaşın elektrik abonesi için böyle bir çözüm bulduk.’ Ama dediğim gibi kısa vadedeki çözümler orta vadede büyük bir sorun olarak karşımıza çıkacak. Belediye ve başkanları sorumlu tutulmaması için vatandaştan taahhütname alıyorlar. Yapılmaması lazım ama yönetmeliklere aykırı. Normalde belediye şu anda bir suç işliyor.”
Muhabir: HANİFE SARI
