Vali Seddar Yavuz, Şehit Oğuzhan Günaydın Halk Eğitim Merkezi Toplantı Salonunda Battalgazi ilçesi merkez muhtarları, sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleri ile bir toplantı gerçekleştirdi.
“BİZİM İŞİMİZ KALP İNCELTMEK DEĞİL, GÖNÜLLER YAPMAK”
Yapılan toplantıda konuşan Vali Seddar Yavuz, “6 Şubat asrın depreminden sonra Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde bakanlarımız ve Malatya ailesi olarak Malatya'nın içinde bulunduğu bu durumu değiştirmek için seferberlik anlayışı içerisinde birlikte çalışıyoruz. Allah'a hamdolsun ki geldiğimiz noktada elbette sorun ve sıkıntılarımız olmakla birlikte işlerimizi büyük ölçüde yoluna koyduğumuzu özellikle şehrin merkezinde devrim niteliğinde bize değil çocuklarımıza hitap edecek, geleceğin Malatya'sını inşa ettiğimizi rahatlıkla ifade edebilirim. Geleceği inşa ediyoruz, bugünü inşa etmiyoruz. Zaman zaman burada farklı düşüncelere sahip olabiliriz. Eğer yaptığımız işlemi yüzde 100 demediysek siz ile konuştuktan sonra zaten yolumuza devam ediyoruz. Ama eksik, noksan bir şey yapıyorsak da bunu değiştirmek için hiçbir beis yok. Dolayısıyla bunu değiştirmek zorundayız. Ama temel mantığımız bir emreden duyuran devlet değil, hizmetkar devlet, dinleyen istişare eden ama sonuç alan devlet. Gelişmiş toplumlar sonuç odaklı toplumlardır. Az gelişmiş ve gelişmekte olan bunlar da süreç odaklı toplumlardır. Ne demek bu? Süreç odaklı toplumlara yazdım, çizdim, istedim, sonuç sonuçla ilgili değildir. Bürokrasisiz devlet olmaz. Bürokrasi devletin omurgasıdır. Bürokrat olmazsa sistemi işletemezsiniz. Ama bürokrat ve bürokrasiden şikayet olsa olsa budur yazdım, çizdim, istedim, sonuç, sonuç takibi yok. O yüzden gelişmiş toplumlarla az gelişmiş toplumlar arasındaki en temel fark sonuç odaklı olup olmamakla ilgilidir. O yüzden de burada konuşulan her şey bir sonuca bağlanmalı. Şimdi Malatya'yı ben her zaman söylüyorum. Demokratik katılımın en yüksek şeylerden bir tanesi benim bugüne kadar çalıştığım. Herkes her şeyle ilgili. Bundan şikayetçi değiliz. Ama bu kadar sesten ortak bir karar çıkartadığınız da kaosla boğuşursunuz. O yüzden biz bu kadar sesi birleştireceğiz. Buradan da bir netice üreteceğiz. Demek ki ne yapacağız? İstişare edeceğiz. Konuşacağız. Sonra bir karar vereceğiz. O karar artık herkesin kararı. Ben bunu destekliyordum, desteklemiyordum yok. Yola çıktık mı ya Allah bismillah diyeceğiz ve sonucunun hayırlı ve bereketli olması için temenni ve duada bulunacağız ve fiilen eyleme geçeceğiz. Her bir sorunu sizinle birebir konuşmak istiyorum. O yüzden de arkadaşlarımızın hepsi burada. Hizmete erişme noktasında sıkıntısı olan hiç kimsenin bizim mazeretlerimizi duymaya tahammülü yok. Biz mazeret üretmek değil, sorun çözmekte olan makamları işgal ediyoruz. O yüzden şikayet toplumu değil, sorun çözen toplum. Şikayet etmek bir moda haline gelmiş, herkes şikayet ediyor. Peki sorunu kim çözecek? O yüzden biz proaktif yaklaşımı benimsiyoruz. Bir sorun varsa bu sorunda benim payım nedir? Ya da ben bu sorunun çözümüne nasıl katkı sunabilirim? Anlayışını ortaya koyan bir yaklaşımı benimsiyoruz. Zihinleri ikna etmediğiniz hiç kimseyi bir hedefe doğru yönetemezsiniz. Oysa zihinsel ve felsefi altyapıyı oluşturduğumuzda bir takım çalışır. O yüzden herkesin bu salondakinin rolü mevcut. Herkes kendi rolünü ne kadar iyi oynadığına odaklanırsa ve dikey ve yatay iletişimi devlette hakim kılarsak o zaman iyi netice alırız. Telefon numaram hepinizde var bir sorun olduğunda yazın. Emin olun ilgili kurum müdürü arkadaşlara talimat veriyorum konuyla ilgili. Hiçbir mesajınızın boşa gittiğini asla düşünmeyin. Benim çözeceğim bir işi bana söyleyin. Önce birbirimizin onur ve haysiyetini, saygınlığını muhafaza edelim. Muhtara söylenecek konuyu adam bana getirip söylese olur mu? Olmaz. O yüzden hepimizin bir muhatabı var. Öncelik muhatap. Çözüm üretemediniz mi? Kapılar açık. Ama muhataplarımızı doğru seçerek yolumuza devam edersek birbirimizin gözüne baktığımızda mahcup olmayız. Aksi takdirde kalpler incitiririz. Bizim işimiz kalp inceltmek değil. Biz gönüller yapmaya geldik. Binaları yapmaya gelmedik sadece. Arkadaşlar, siz bu şehirde binaları yaparsınız. Ama gönülleri kırdıktan sonra, insanların emeklerini çöpe attıktan sonra, insanların itibarsızlaştıktan sonra, ne kıymeti var yaptığınız binaların? Bu şehirdeki bütün başarısızlıklar benim. Başarılar sizin. Ne eksik yaptıysak hepsini üstleniyorum. Ben Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin valisiyim. Beni ilgilendirmez diyemem. Sorumluktan asla kaçmıyorum. Çünkü buna ben mecburum. Liderlik edeceksek eğer bir şehre, başarıları üstlenip eksikleri noksanlıkları da sizin sırtınıza ya da çalışma arkadaşlarınızın sırtına atarsak o zaman doğru bir yol ve yöntem belirlemiyoruz demektir. Ve emin olun 6 ay sonra o arabanın lastiği patlar haberiniz olsun. O yüzden biz diyoruz ki birlikte hareket edeceğiz birlikte sorun çözeceğiz başarıları paylaşacağız. Başarısızlıkların nasıl giderebileceğimizi tartışacağız. Yol yöntemi bulacağız. Bunu yaparken de kimseyi ötekileştirmeden, moral motivasyonunu aşağı düşürmeden. Mümkün mü? Emin olun mümkün” ifadelerine yer verdi.

“MALATYA MARKASINI ARTIK PARLATMALIYIZ”
Şehirde birçok sorunun olduğuna değinen Vali Seddar Yavuz, “Şehirde çok sorun var. Şimdi mesela yoldan geldim. Toz var. Kabul edilemez bir toz var. Talimat verdim. Şimdi oraya süpürge gidecek. Ama bunları sosyal medyaya çekip atmanın Malatya'ya hiçbir katkısı yok. Bir başka şey de şu. Malatya markasını artık parlatmaya başlamamız lazım. Şimdi de artık şehri inşa ediyoruz. Burada esnaflarımız, tüccarlarımız para kazanacak. O yüzden şehri yavaş parlatmaya, güzellikleri anlatmaya ihtiyacımız var. Bu şehrin 750 bin nüfusu var. 750 bin nüfusla Malatya ekonomisi büyümez. Hafta sonları tatil günleri çevre illerden bize gelen beyaz yakalı ekonomik durumu olan insanların konakladığı yemek alışveriş yaptığı bir Malatya hayal ediyorum ki geçmişteki Malatya da buydu zaten. O yüzden bizim hayalimiz 750 bin kişinin kendi arasında ticaret yaptığı bir şehirdeyiz. Çevre illerden de akın akın hafta sonları, tatil günleri yoğun alışverişe, yemeye, içmeye gelen insanların bulduğu bir Malatya var. Artık biz ayağa kalkıyoruz. İşlerimizi bitirme noktasına doğru getiriyoruz. Bu saatten sonra Malatya markasını cilalamaya ihtiyacımız var. O yüzden de olduğu 5’se algı 25 olmalı, 5 katı. Ben sıradan ya da bürokratik valilik yapmıyorum. Bunun çünkü bize bir faydası yok. O yüzden şehrin, 5-10 yıl sonra sizin cebinize girecek rakamı da düşünmek istiyorum. Buradaki esnafın, tüccarın, sanayicinin para kazanması lazım. Para kazanmazsan, şehri büyütemezsin, küçültürsünüz. Şehri büyütmenin yolu biraz önce bahsettiğimiz olgunun üzerine inşa edilmiş bir algı. O yüzden de 2026 mesela turizmde bizim atak yapacağımız bir yıl gün olacak” şeklinde konuştu.

“KAPTAJTAN ALDIĞIMIZ SU MİKTARI 700 LİTRE SANİYE AZALDI”
Malatya’nın sorunları hakkında konuşmaya devam eden Vali Seddar Yavuz, son olarak şunları kaydetti: “Benim en çok nefret ettiğim şey araçlar içerisinde ya da oralarda bir takım olumsuzluklara sebebiyet veren insanlar. Buna tahammülüm yok. İçki içeceksen içilecek yerler var, orada içersin. Beyler Deresi’nde falan da var şimdi o yolları kapatacağım. Orada iki tane dereye giden yer var. Orada maalesef çok kötü olaylar oldu. Mesela oraya inişleri kapatacağız. Emniyet müdürümüzle konuştuk onu. Kapatacağız orayı çünkü kontrolsüz bunlar da mümkün değil. Kaptajtan aldığımız su miktarı 700 litre saniye azaldı. Şimdi bana verilen bilgiye göre Kasım -Aralık ayı içerisinde beklediğimiz bir devir şu anda yaşıyor. Yağışların azlığı vesilesiyle maalesef su deposunda düşüklük var. Şimdi bunu telafi edebilmek için Büyükşehir Belediye Başkanımız bununla ilgili çeşitli girişimlerde bulundu. Devlet Su İşleri de şu anda bir ek kaynak temin etme, yedek kaynak temin etme için bir çalışma yürütüyor. Şu anda proje çalışmaları yapılıyor. Ama bunun nihayetlenmesi zaman alır. Zaten 35 km var değil mi herhalde hat? Yani 35 km'den su getirmeyi planlıyoruz. Diyelim ki deprem de oldu. Biliyorsunuz. Maraş'ta da oldu. Burda oldu. Çok bildiğim için söylüyorum. Su bulandı. Şebekeye su veremediniz. O zaman ne yapacaksınız? Alternatif bir su veya diyelim ki kaptajdaki su azaldı, ne yapacaksınız? İlave bir suyu devreye almak suretiyle suyu vereceksiniz. Ama bugün için yapacağımız şey şu. Suyu tasarruflu kullanmalıyız, bahçe sulamasıdır diğer alanlardır vs., yani suyu tüm Malatyalı kardeşlerimizin bu yaz aylarında sizlerden özel istirhamımız ve ricamızdır bu, su kaynaklarında ciddi bir azalma var. Hatta sondajlarımız kuruyor. Bu neyi gösteriyor? Bu sene dikkatli ve tedbirli olmamız gerektiği hususunu söylemek istiyorum. O yüzden tüm muhtarlarımızın bu konuyu gündemlerine almalarını ve vatandaşlarımızı bilgilendirmelerini, bilinçlendirmelerini çok önemsiyorum”
Yapılan konuşmalar sonrası muhtarlar sorunlarını valiye iletti ardından da sorunlara yönelik gerekli çözüm önerileri konuşuldu.
Muhabir: HANİFE SARI
