Kültür ve sanatın kesiştiği, Malatya'nın ilk kez ev sahipliği yaptığı Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin açılış programı yapıldı. Açılışta konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy,
“Bu yıl Malatya'nın eklenmesiyle çok daha zenginleşen Kültür Festivali, şehirlerimizin marka şehirler haline getirmeyi hedeflediğimiz bir kültür atılımıdır. Malatya Kültür Yolu Festivali ile yalnızca kültür ve sanat etkinliklerini değil, aynı zamanda Malatya'nın tarihi, ekonomik, sportif, kültürel ve turistik imkanlarını daha da görünür kılmayı hedefliyoruz”
dedi.
Malatya'da Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin açılışı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.
“BELEDİYEMİZ KÜLTÜR VE SANAT ALANINDA GÜÇLÜ ADIMLAR ATIYOR”
Festivalin açılış programında konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er,
“Bu büyük organizasyon şehrimizin hafızasını geleceğe taşıyor. Umut ve heyecanla yarınlarımıza katkı sunuyor. Ama Malatya için bu festival çok daha ötesidir. Çünkü Malatya sadece kayısıyla değil binlerce yıllık tarihiyle Aslantepe gibi insanlık tarihine yönveren mirasıyla, yetiştirdiği devlet adamları, siyasetçiler, bilim insanları, sanatçılar, edebiyatçılarla Anadolu'nun düşünce kültür hayatına yön vermiş bir şehirdir. Bu kadim şehir dar kalıplara sığmaz, küçük gündemlere hapsolmaz. Malatya kısır tartışmalara kapalıdır. Onun gerçek gündemi kültürdür, sanattır, edebiyattır, bilimdir, siyasettir, dünyaya yön veren fikirlerdir. İşte bu festival tam da bu vizyonu yeniden görünür kılacak. Malatya'nın hak ettiği yere ışık tutacaktır. Geçtiğimiz yıllarda yaşadığımız büyük felaket hepimizin yüreğinde derin izler bıraktı. Ancak gördük ki Malatya dayanışmanın, umudun, yeni ve ayağa kalkışın sembolü olduğunu gördük. Bugün burada düzenlenen etkinlikler yalnızca bir kültür şöleni değil, aynı zamanda toplumumuzun moral ve psikolojik direncini güçlendiren bir iyileşme sürecidir. 4-12 Ekim tarihleri arasında sokaklarımız, meydanlarımız sanatla, müzikle, kültürle ve umutla dolup taşacaktır. Kültür ve sanat sadece kendi dünyamıza kapanmak değildir elbette. Bilakis insanlığın vicdanına ses vermektir. Çünkü sanat insanın ruhundan doğar, insanın acısıyla yoğrulur ve dünyadaki haksızlıklara karşı daima duyarlıdır. Bir sanatçının, bir şairin, bir müzisyenin, bir ressamın dünyada yaşanan zulme, haksızlığa, insanlık ayıbına kayıtsız kalması elbette düşünülemez. Kültür ve sanat insan yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır. İnsanın sevinciyle olduğu kadar acısıyla da beslenir. İşte bu noktada Gazze'de yaşanan büyük insanlık dramını, oradaki masumların çığlığını asla unutmadığımızı, unutturmayacağımızı özellikle ifade etmek istiyorum. Biz biliyoruz ki sevincimizde de üzüldüğümüzde de oradaki kardeşlerimizin acısı yüreğimizdedir. Hiçbir festival, hiçbir etkinlik bu acıyı örtmek için değildir. Tam tersine biz buradayken de onları yanında olduğumuzu, elimizden gelen ne geliyorsa yapmaya hazır olduğumuzu dünyaya haykırıyoruz. Bu vesileyle burada şunu da ifade edeyim. 7 Ekim'de 2 yılını doldurmak üzere Gazze'deki işgalin başlangıcı. Bu vesileyle bir kampanya başlatacağız. Belsos yani Malatya Belediyesinin sosyal testlerinin bir günlük cirosunu ve ben kendi şahsım bir maaşımı da Gazze'ye inşallah yardım amaçlı bağışlıyoruz. Esnafımıza da çağrı yapıyorum. Esnafımızın da bu davete icabet etmesini temenni ediyorum. Bizler Malatya olarak sadece kendi şehrimizin değil, bütün insanlığın iyiliği için çaba göstermeyi bir görev biliyoruz. Mazlumların sesi olmak, zalimin karşısında dimdik durmak bizim kültürümüzün, bizim tarihimizin bize yüklediği en büyük sorumluluktur. Aziz hemşehrilerim, buradan sizlere özel bir çağrı yapmak istiyorum 4-10 Ekim Ekim tarihleri arasındaki bu etkinlikleri lütfen yakından takip ediniz. Çocuklarımızı bu programlara gönderelim, komşularımıza haber verelim, ailece kültür yolculuğuna katılalım. Ne kadar çok insanımız bu etkinliklere dahil edersek toplumsal moralimizi, motivasyonumuzu ve huzurumuzu o kadar hızlı yeniden kazanırız. Malatya Büyükşehir Belediyemiz de kültür ve sanat alanında güçlü adımlar atıyor. Sanat merkezimizdeki atölyeler yoğun ilgi görüyor. Farklı mahallelerdeki konaklarımızda yeni kültürel üretim alanları oluşturuyoruz. Kadınlarımızın, gençlerimizin, çocuklarımızın Esnafımızın her yaştan hemşerimizin kültürle, sanatla, ilimle daha fazla buluşmasını sağlamak için projelerimizi arttırıyoruz. Ekim sonunda, Kasım ayının başında Malatya'mızda yine büyük bir kitap fuarı düzenleyeceğimiz yüzlerce yazar, şair, düşünür ve yayınevi Malatya'da bir araya gelecek. Bilgiyle kültürle, edebiyatla yoğurulacağımız bu büyük buluşmaya herkesi şimdiden davet ediyorum. Bugün Malatya'mız için bir başlangıçtır. Kültür yolu ile şehrimiz yeni bir sayfa açıyor. Bu sayfayı geçmişimizin gururuyla, geleceğe dair inancımızla, sevgiyle, umutla hep birlikte yaşatacağız. Sayın Valim'le inşallah sanayi ile ilgili, turizmle ilgili Malatya turizminin yeniden tekrar daha canlı hale gelmesi için yeni çalıştaylar yeni düzenlemeler yapacağız”
ifadelerine yer verdi.
“MALATYA'NIN O SOSYAL VE PSİKOLOJİK SORUNLARINI BİRLİKTE YAŞAMANIZ LAZIM”
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Malatya Milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu ise,
“Bu Kültür Yolu Festivali dolayısıyla gerek sosyal medyada, gerek basında sanatçılarımızla ilgili veya akşamki konserlerle ilgili eleştiriler var. Tabii bu eleştirileri yapanlara da şunu söylemek istiyorum. Malatya'da yaşamanız lazım. Malatya'nın o sosyal ve psikolojik sorunlarını birlikte yaşamanız lazım ki bu konserlere ne kadar ihtiyacımız olduğunu anlayabilsinler diye. Tabii sadece konser olarak da Sayın Bakanımızın ifade ettiği gibi 350'ye yakın etkinliğimiz var. Gerek kültür gerek sanat, gerek tiyatro, gerek atölye çalışmalarıyla birlikte Malatya'nın tamamıyla ihtiyaç duyduğu şeyleri bu 4-12 Ekim arasında hep birlikte idrak edeceğiz”
sözlerine yer verdi.
“ETKİNLİKLER, ŞEHRİMİZİN KALKINMASI VE MORAL BULMASI AÇISINDAN GERÇEKTEN ÖNEMLİ”
AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfekçi de,
“Bu festivale sadece festival olarak bakmamak lazım. Bir şehrin ekonomisine dokunan, kültürüne dokunan, sanatına dokunan, yerel sanatı, yerel değerleri kalkındırma noktasında önemli bir etkinlik. Bu etkinliklerin her birisi ince detayına kadar düşünülmüş etkinlikler ve şehrimizin kalkınması ve moral bulması açısından gerçekten önemli. Malatya bölgenin önemli illerinden birisi cazibe merkezi olan bir ilimiz ve Türkiye'de de yıldızı parlayan illerden birisiydi. Ama depremle beraber bir yara aldık. İnşallah Sayın Valimiz, Büyükşehir Belediye Başkanımız, milletvekillerimiz, teşkilatımızla beraber sizlerin de desteğiyle başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın deprem bölgelerini her zaman gündemde tutarak deprem bölgelerini ve şehrimizi kalkındırma noktasında her türlü desteğe vereceğinize inanıyorum”
şeklinde konuştu.
“MALATYA'YI TURİZM ALANINDA DA ATAĞA KALDIRMAK İÇİN HEP BERABER ÇALIŞACAĞIZ”
Vali Sedar Yavuz ise 6 Şubat Asrın Felaketi'nde yara alan Malatya'yı tekrar ayağa kaldırmak için toplumun tüm kesimiyle bir araya geldiklerine vurgu yaparak şunları kaydetti:
“Geleceğimizin Malatya'sını inşa ediyoruz. Doğu'nun başkenti, incisi, cazibe merkezi, Malatya'yı tüm özellikleriyle tekrar ortaya çıkarmak için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çalışmaya gayret ediyoruz. Kültür ve sanat olmadan toplumların gelişmişliğini sağlayabilmek, kalıcı hale getirmek de mümkün değil. Özellikle turizm pastasından da ilimizin yeteri kadar artık faydalanması noktasında da çalışmalarımıza başlıyoruz. Bugün yine Sayın bakanımızın ifadeleriyle hazır olmadan yapılan çalışmalar yarar yerine zarar getirebilir. O nedenle şimdiye kadar turizm alanında çok ciddi bir tanıtım çalışmasına girmedik. Ama yakında turizm çalıştayı gerçekleştireceğiz bölge illerimizle beraber ve dolayısıyla Sayın bakanımızın rehberliğinde, liderliğinde inşallah Malatya'yı aynı zamanda turizm alanında da atağa kaldırmak için hep beraber gayretle çalışacağız.”
“SANAT BİR İYİLEŞTİRME BİÇİMİDİR”
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise,
“Depremin ardından burada yaşadığım o günleri hiçbir zaman unutmayacağım. Allah Malatya'yı, ülkemizi böyle acılardan korusun. Biz adaletsizlik, zulüm ve çatışmalar karşı İnsanların barış ve huzur dolu bir dünya inşa etmesinde sanatın iyileştirici gücüne inanmış bir medeniyetin mensuplarıyız. Maalesef bugün dünyanın dört bir yanında yaşanan çatışmalara hepimiz üzülerek şahit oluyoruz. Savaşlar nedeniyle insanlar evlerini terk etmek zorunda kaldılar. Bebekler ve çocuklar gıdasızlık nedeniyle hayatlarını kaybettiler. Yıkılmış binalar, bombalanmış şehirler, zorunlu göçler, sakat kalan insanlar ve yaşamını kaybetmek. Peki, insanlar bu acıları neden yaşıyor? Hangi bebek, hangi çocuk, hangi masum insan böyle bir acıyı hak eder? Tabii ki hiç kimse. İşte bu yüzden biz yaşanan tüm zulümlerin karşısında olmaya devam edeceğiz. Hırsları, egoları, kirli hesapları nedeniyle hayatı yaşanmaz hale getirmeye çalışanlara inat biz yaşamı güzelleştiren tarafta olacağız. Biz kalbi bebekler, çocuklar, yaşlılar, güzellikler ve iyilik için atanlardan yana olmaya devam edeceğiz. Biz silahlarla, bombalarla, çatışmalarla oluşan bu kanlılığın içinde hiçbir ayrım yapmadan tüm insanlar için sanatın ışığına sarılarak hayatı aydınlatmanın gayreti içinde olmayı sürdüreceğiz. Çünkü her zaman her platformda ifade ettiğim gibi sanat bir iyileştirme biçimidir. Bu sebeple biz Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak kültürün ve sanatın etkisini arttırmak adına hem sanata hem de sanatçıya destek olmaya devam edeceğiz. Ülkemizde gençlerimizin sanata ulaşmalarının önündeki tüm engelleri bir bir kaldırıyoruz. Dünyanın dört bir yanında Ülkemizi temsil eden genç sanatçılarımızın yetişmesine katkı sağlamak amacıyla devrim niteliğinde adımlar attık. Bir yandan yeni sanat merkezleri inşa ederken, diğer yandan yeni sanatçıların yetişmesi, şehirlerimizde sanatın sesinin yankılanması adına gerekli altyapı çalışmalarını hayata geçirdik. Bakanlık olarak ortaya koyduğumuz bu yeni vizyon çerçevesinde kültür ve sanatla bütünleşmiş bir turizm anlayışıyla Türkiye Kültür yolu festivalleri de bu politikanın sonucu olarak ortaya çıkmıştır. 5 yıl önce bir bölgede ve bir şehirde başladığımız bu yıl 7 bölgede, 20 şehirde devam ettirdiğimiz festival ülkemizin en büyük ve en zengin marka projelerinin olmasından yana katılımcı sayısıyla bugün dünyanın en büyük festivali olarak festivali haline gelmiştir. Bu yıl Malatya'nın eklenmesiyle çok daha zenginleşen Kültür Festivali, şehirlerimizin marka şehirler haline getirmeyi hedeflediğimiz bir kültür atılımıdır. Amacımız sahip olduğumuz özgün ve geleneksel kültürel değerlerimizi uluslararası kültür, sanat fonlarıyla harmanlamak ve bunları şehirlerimizin tarihi ve doğal dokusu içinde halkımızla buluşturmak. Kültürel zenginlikleriyle, tarihiyle, stratejik konumuyla ve güçlü tarım geleneğiyle güçlü şehirlerimizden biri olan Malatya 9 gün boyunca festivalimize ev sahipliği yapacak. Festival kapsamında şehrin dört bir yanına yayılan 42 noktada yaklaşık 350 etkinlik gerçekleştirecek. Bugün başlayıp 12 Ekim Pazar gününe kadar konserlerden sergilere, söyleşilerden sahne performanslarına, atölyelerden çocuk etkinliklerine ve çalıştaylara kadar her yaştan ve ilgi alanından ziyaretçiye hitap eden etkinlikler Malatyalı hemşerilerimizle buluşacak. Malatya Kültür Yolu Festivali ile yalnızca kültür ve sanat etkinliklerini değil, aynı zamanda Malatya'nın tarihi, ekonomik, sportif, kültürel ve turistik imkanlarını daha da görünür kılmayı hedefliyoruz. Festival boyunca şehre gelen ziyaretçilere Malatya'yı ve zengin yerel kültürel kültürümüzü daha yakından tanıma fırsatını sunuyoruz. Gençlerimiz ve çocuklarımız için de çok özel etkinlikler hazırlandı. Bu çerçevede birçok etkinliğin de düzenleneceği bir çocuk köyü kuruyoruz. Bakanlığımıza bağlı müzeler ve ören yerleri, kültür merkezleri, sanat merkezleri, kütüphaneler, özel müzeler, tarihi ve turistik mekânlar ile açık alanlar ve şehir meydanları dokuz gün boyunca etkinlik alanı olarak değerlendireceğiz. Halk müziğinden tasavvuf müziğine, klasik müzikten popüler müzikten dünya ezgilerine ve tiyatroya kadar geniş bir yelpazede halkımıza farklı mekanlarda sahne performanslarıyla buluşturacağız. Değerli Malatyalılar biz düzenlediğimiz festivalimizde Filistin'i de unutmadık. Filistin mücadelesine bir saygı duruşu olarak Filistin için de özel bir etkinlik hazırladık. Söyleşi, konferans, çalıştay ve atölye faaliyetleri yanında sinema ve tiyatro alanında da çok özel içerikler sizlerle buluşacağız. Bu vesileyle Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak ülkemizde kültürün ve sanatın daha da güçlenmesi, genç sanatçılarımızın yetişmesi adına kültür ve sanat hayatına katkı sağlamaya devam edeceğiz. Bizim bu festivallerdeki her bir etkinliği barışa, aydınlık yarınlara dair bir umut tohumu olarak gördüğümüzü de ayrıca ifade etmek istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle açılışını gerçekleştirdiğimiz Malatya Kültür Yolu Festivali'nin hayırlı olmasını diliyorum”
cümlelerine yer verdi.
Muhabir: HANİFE SARI
