Malatya ve çevre illerde yaşanan zirai donun, kayısı satışı yapan esnafı nasıl etkileyeceği ile ilgili değerlendirmelerde  bulunan Ankara Esnaf  Çarşısı Başkanı Erol Babacan önemli açıklamalarda bulundu.  Açıklamasında Erol Babacan, “Ben şire pazarından gelmiş bir esnafım yıllarımı verdim çok şükür bu işten kazandım. Son zamanlarda  depremden önce pandemi pandemiden sonra deprem esnafımızı  baya yıprattı.  En son dolu doludan sonrada yaşanan don olayı Malatya’daki çiftçilerimizi, tüm esnafımızı çok yoğun bir şekilde etkiledi. Biz ne yapabiliriz? Aslında bunu düşünmek lazım. Toptancı zaten elinde olan malı satacak, mal bulamayacak. Parekendeci ne yapabilir?  Parekendeci bütün Türkiye’ ye hitap eden bir sektör  ve Malatya’da da gerçekten emeğini kazanan yaklaşık 200 taneye yakın esnaf arkadaşımız var. Bu esnaf  ne yapabilir bu süreçte? Kayısı piyasası o kadar çok arttı ki özellikle  gün kurusu piyasası bugün Şire Pazarı denen yerimizde 700-750 bandından bahsediliyor. Bunlar çok yüksek meblalar. Etin  fiyatını şuan geçti, fındığı da geçti” ifadelerine yer verdi.

ZİRAİ DON BELİRSİZLİĞE NEDEN OLDU

Kayısı satışlarında yüksek meblaların konuşulduğuna da vurgu yapan Erol Babacan, “Bugün 300 liraya aldığımız gün kurusunu bugün 700-750 bandından alıyoruz. Daha doğrusu  almaya çalışıyoruz. Burada çok yanlış giden olaylar var.  Bir yandan 150 TL  olan kayısının 500 TL olması ve bunun daha da artacak denilmesi. Gerçekten de Malatya’da  dengesiz bir yönetime düşürdü burayı. 50 bin ton kotadan bahsedildi. Depoda bu kadar kayısı olmasına rağmen kayısı fiyatlarının 2-3 katına çıkması Malatya’da farklı yerlere yönlendirdi.  Bir kısım diyor 50 bin kotamız yok bir kısım diyor ki 50 bin kotadan daha fazla ürün var fiyatı bu kadar olmaması lazım. İnsanlar belirsizlik içinde hareket etmeye çalışıyor. Özellikle  stokçu arkadaşlarıma sesleniyorum buradan herkes  haddini bilecek. Ben parekendeci satış  yapıyorsam ben fiyatımı yüksek satmak zorunda değilim kayısı satmam çok çok. Ben 600 liraya kayısı satıyorsam eğer, vatandaş bana ‘Ben et alırım 3 öğün veya 3 gün et yemeği yerim bununla, o kadar para vermem’ diyor. Sonuçta müşteri haklı” şeklinde konuştu.

“MALATYA TİCARETTEN KOPMUŞ”

Yaşnana olumsuzluklar neticesinde çiftçinin ve esnafın zor durumda olduğunu ifade eden Erol Babacan akabinde yetkililere bazı öneriler sunarak şunları kaydetti: “Yetkililerden kayısısı yanan çiftçilerimizi de bir bir ziyaret etmelerini istiyorum. Bu saatten sonra el ele veripte ne yapabilirizi düşünmemiz lazım. Mesela kayısıda stokçularımzı 120-150 TL’ye topladıkları ürünü  bugün 500-800 TL derlerse stokçuluk  buradadır. Bu nedir tefeciliktir benim gözümde. Devletin buna bir el atması lazım. Malatya esnafımız Malatya insanımız her konuda çok geride. Bugün İkizce’de yapılan evlerin bir kısmı teslim olmuş geri kalanı yok.Büyük bir deprem yaşamışız,  bir pandemi yaşamışız,  Malatya ticaretten kopmuş, ikinci afeti yaşamışız,  her şey kayısıya bağlandı, bütün  çiftçilerimizin her şeyleri kayısı, nerede yok.  Herkesin evi barkı yıkılmış bahçelerine  ev yapmışlar bugün her şeyleri borç, bu  borcu bu insanlar onu nasıl ödeyecek? Bugün KOSGEB destek  verdi önümüzdeki yıl ödemesi var önümüzdeki yılda bu kayısı olmayacak kayısının bütün gözleri gitmiş. Hafife alınacak bir afet değil. Bugün devletin kayısı esnafının yanında olması lazım. Bugün devletin diğer esnafların yanında olması gerekecek en güzel gün bugün, bugün  olmazsa ne zaman olacak? Devletimize hak  veriyorum devletimiz büyük bir devlet ve herşeyin üstesinden geleceğine inanıyorum bunun da üstesinden geleceğine  eminim ama en azından diyebilir ki esnafa, çiftçiye  cüzzi miktarda maddi destek sağlayayım en azından bu yılı atlatabilecek kadar ya da KOSGEB vergilerini  1-2 yıl kadar arka plana atsa biz  en azından rahat bir nefes alabiliriz.”

 

muhabir:  HANİFE SARI