Malatya’da çiftçilerin yaşadığı sorunlar bir türlü bitmek bilmiyor. Pütürge ve Battalgazi’den sonra şimdi de Akçadağlı çiftçiler bir araya gelerek seslerini yetkililere duyurmaya çalıştılar. Çiftçilerin sorunları ve Malatya kayısısına sahip çıkılmadığını belirten Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi.
Akçadağ Ziraat Odası önünde toplanan çiftçiler yaşadıkları sorun ve sıkıntıları ifade ettiler. Burada kayısı ile ilgili problemlerin çözümünde nasıl bir yol izlenmesi gerektiği hakkında bir konuşma yapan Tarım ve Köy İşleri Bakanlığından emekli olan Servet Önal, “Kayısıdaki girdilerin ve buna mukabil işçi ücretlerinin misli misline artması. Resmi enflasyon fiyatlarını alsak dahi kayısı fiyatlarının geriye gitmesi hususu çok elem ve üzüntü verici bir durum. Bu noktada alınacak tedbirler konusunda somut önerilerimiz var. Acil olarak yapılması lazım gelen özellikle arz ve taleptyen kaynaklanan piyasada kayısı ne kadar fazla olursa fiyat o kadar düşük oluyor. Piyasada kayısı ne kadar az olursa arz ve talepten dolayı kayısı fiyatları normal oluyor. Şimdi bir gerçek var. O gerçekte şu; iki elin parmaklarını geçemecek şekilde İzmir menşeili Malatya’da da kolları olan bir takım büyük ihratçılar var. İşçilerin gitmesine az bir zaman kaldı. İhracatçılar, ‘Çiftçi işçilerini göndermek için ürünü pazara getirecek dolayısıyla biz ihtiyacımız olan stoklamayı bu mevsimde yapar ekim, kasım, aralık, ocak, şubat aylarında da bunu sergileriz’ diyorlar olay bu. Bu noktada işçinin gideceği mevsimde çiftçiye faizsiz kredi verilmesi hususunda sıkıntı çektirmemeleri için Ziraat Bankası ile görüştük, süratli bir şekilde uygulamaya geçilmeli. Her ilçede, ilçenin kapasitene bağlı olarak 2 bin ton ile 4 bin ton arasında değişen kayısı depoları yapılması lazım” şeklinde konuştu.
“ÜRETİCİNİN ALIN TERİ HİÇE SAYILMAKTADIR”
Kuru kayısı üretiminin girdilerinde sürekli olarak artış yaşanırken kayısı fiyatlarında düşüş yaşandığını belirten Akçadağ Ziraat Odası Başkanı Mehmet İnal ise, “Bugün burada üreticimizin bir yıllık emeği karşılığında hazırladığı kuru kayısı fiyatlarındaki fiyat istikrarsızlığına dur demek ve haklı isyanımızı duyurmak için toplandık. Öncelikle Kayısı Malatya mızın en büyük gelir kaynağı olup Malatyamız dünyadaki kuru kayısı üretiminin yüzde 80’ini karşılamaktadır. Kuru kayısı ülkemizin en önemli ihraç ürünlerinden biridir. 2023 yılında sezonda 140-150 TL’ye sattığımız daha sonra ise 200 TL’ye kadar satışı yapılan kayısımız bugün itibarı ile üreticimizin elinden 100 TL’ye alınmak istenmektedir. Bunun adı ticaret değil, alın terinin üreticinin emeğinin gasbıdır. Kuru kayısı üretiminin girdileri olan mazot, gübre, ilaç ve işçilik girdileri sürekli olarak artış gösterirken kuru kayısı fiyatlarında düşüş yaşanmıştır. Bunun en temel nedeni kayısımızda taban fiyat uygulamasının olmamasıdır. Kayısı fiyatları üzerinden sürekli oynama yapılmakta olup üreticinin alın teri hiçe sayılmaktadır. Bizler burada kayısının hak ettiği değerde alınmasını talep etmekle beraber bunun için gerekli bütün mücadeleyi vereceğimizi bütün kamuoyuna duyuruyoruz. Kayısıda fiyat istikrarının sağlana bilmesi için taban fiyat uygulamasının gerçekleşmesi gerekmekte olup bundan dolayı TMO nun kayısı alımı yapması ve kayısıya taban fiyat vermesi çok büyük önem arz etmektedir” ifadelerine yer verdi.
Malatyalı üretcilerin başta iklim krizi olmak üzere birçok sorun ile karşı karşıya kaldığına vurgu yapan Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç, bununla birlikte çeşitli spekülasyonlarla karşı karşıya kaldıklarının altını çizdi.
“ALIM YAPMIYOR DEĞİL, ALDIRTMIYORLAR”
Lisanlı depoların kimin için yapıldığını soran Kılınç, “Biz Malatya olarak dünyada rakibi olmayan bir ürün üretiyoruz. Dünyada 5 milyon ton kayısı üretilir. İncir gibi üzüm gibi 100 milyon ton üretilmez. Tamamı 5 milyon tondur. Bunun 750 bin tonuyla Türkiye birincidir ve bu 750 bin tonun yaklaşık 650 bin tonu Malatya'da üretilir. Malatya'daki, Avrupa Birliği coğrafi işaret belgeli olan kayısımız Hacı Haliloğlu dünyada emsali olmayan, rakibi olmayan bir üründür. Bu nedenle dünya kuru kayısısının yüzde 85’ini Türkiye olarak esas Malatya olarak biz üretiyoruz ama biz bu üretimi yaparken yıllardır spekülasyonlarla uğraşıyoruz. Ürünümüze sahip çıkılmıyor. Bakın yıllardır Toprak Mahsulleri Ofisi fındığı alıyor, tahılı alıyor, inciri alıyor ‘Niçin kayısı almıyor?’ diye feveran ettik ve en sonunda Toprak Mahsulleri Ofisi'nin alım listesine kayısıyı zor bela koydurduk ve akabinde devletimiz Malatyamıza 11 bin tonluk lisanslı kayısı alım deposu yaptı. Bu depolar yapıldığı günden beri, listeye alındığımız günden beri sadece 2020 yılında Dr. Bekir Pakdemirli Bakanımızın döneminde 21 ve 23 lira olarak bir taban fiyat açıklandı. Ama bir kilogram kayısı dahi bu lisansı depolara TMO tarafından alınmadı. Bu ticaretçi, ihracatçı doymak bilmeyen insanlar oraya malı kaptırmadı. 30 liraya kadar fiyat verdi. Bu çiftçinin elindeki kupkuru malı alarak nemlendirip yüzde 30’da arttırarak bunu ranta çevirdiler. O günden bu yana ne TMO alım yaptı ne de depolarımız. Biz Malatya üreticisi olarak başta küresel ısınma olmak üzere çok zorluk yaşıyoruz. Suda sıkıntı yaşıyoruz. İlaçlamalarda sıkıntı yaşıyoruz. Afetlerle karşı karşıya kalıyoruz. Yetmedi 6 Şubat depreminde şehrimizi kaybediyoruz ve bugün topladığımız kayısılarımızı götürüp sac olan konteynerlerin içinde saklıyoruz. Peki bu lisanslı depolar neye yarıyor? Devlet ne için yaptı bu depoları? Çiftçi için mi yaptı? Ticaret Borsası için mi yaptı? Toprak Mahsulleri Ofisi alım yapmıyor değil, aldırtmıyorlar” şeklinde konuştu.
“UTANMADAN BİZE YALAN SÖYLÜYORLAR”
Malatya’nın milletvekillerine seslenen Kılınç “Siyasetçilerimize sesleniyoruz. 6 milletvekilimiz var, 6’sı da Sayın Cumhurbaşkanımızın huzuruna çıksın. ‘Biz afet yaşadık, şehrimizi kaybettik, kayısı koyacak yer bulamıyoruz, sıcak konteynerlerde bu kayısıların hepsi bozulacak, hepsi çöpe gidecek’ desinler. Ondan sonra da Malatya çiftçisi kayısısını çöpe atarken, vatan haini ilan edilecek. Bize ne zaman sahip çıkılacak bize? Bugün 4 ticaretçinin, ihracatçının elinde çocuk oyuncağı olmuş bu üretici. Temmuzun, ağustosun sıcağı sırtından geçiyor. Maliyetlerin altından çıkamıyor. Bir işçi yevmiyesi geçen yıl çiftçiye 500 liraya mal olurken bu yıl bin liraya mal oluyor. Ama geçen yıl 180 hatta 200 liraya sattığımız kayısıya utanmadan 80 lira teklif ediyorlar. Bu çiftçi ne yapsın? Üretmesin mi? 11 milyon kayısı ağacını söksün atsın mı? Ne yapmak istiyorlar? Kim sahip çıkacak. Geçen gün borsa başkanı çıkmış, kayısı yarışmasında ‘Sayın Valim hakkımızda hayırlı oldu, Özbek kayısıları geldi, geri döndü’ diyor. Hani gelmemişti? Utanmadan bize yalan söylüyorlar. Hani gelmemişti? Böyle bir ticaret ahlakı Türkiye'de yaşanmadı. Bugün yaşanıyor. 2 yıldır ticaretçi kanunları, mevzuatı hiçe sayıyor” ifadelerine yer verdi.
“BU ÜLKEDE İSYAN KOPARSA ÇİFTÇİDEN KOPAR”
Son olarak çiftçilerin artık dayanacak gücünün kalmadığını dile getiren Kılınç, “Biz hangi günleri özledik biliyor musunuz? Maliyecilerin bakkal esnafına ‘Sen bu domatesi halden 10 kuruşa almışsın. 12 kuruştan fazlaya satamazsın. Sana ceza yazarım’ dedikleri günleri bugün arar olmuşuz. Nerede denetim? Niye denetlenmiyor? Bugün benim kayısım Avrupa'da 20 avroya satılıyor. 660 liraya satılıyor. Bugün Ankara'ya, İstanbul'a gittiğimde bir kilo kuru kayısının fiyatı 500 lira. Malatya'daki kayısı ticaretçisinin elinde 300 lira, 350 lira. Benim çiftçime 80 lirayı reva gören insanlara buradan sesleniyorum. Sabrımızı taşırmayın. Bu ülkede isyan koparsa çiftçiden kopar. Kirazı dalda bıraktık, limonu tarlanın başına döktük, elmayı, salatalığı çöpe döktük. Bugün Yazıhan Ovası'nda 4 bin dönüm karpuzu tarlada terk ettik. Kim bunlara dur diyecek? Bunlar ticaretçi mi, mafya mı? Kim dur diyecek? Buna devlet, bir an önce sahip çıksın. Çiftçi son damlasına kadar sabırla, şükürle getirdi. Artık sabredecek, şükredecek halimiz kalmadı. Ben Sayın Cumhurbaşkanıma buradan sesleniyorum. Sana yanlış bilgi getiriyorlar Sayın Cumhurbaşkanım. Bu çiftçi patlamak üzere patlarsa Türkiye için iyi olmaz” açıklamasında bulundu.
Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ
