Times Higher Education’ın (THE) Yükseköğretim Kurulu verilerine dayanarak açıkladığı sıralamalar ilginç bir durumu gözler önüne serdi. Bahsi edilen verilere göre, Türkiye’nin birçok disiplinde uluslararası görünürlüğü artıyor ve araştırma üretimi daha geniş bir alana yayılıyor.

 

Bu bağlamda THE’nın 2026 alan bazlı sıralamaları, Türk üniversitelerinin küresel yükseköğretimde hangi alanlarda nasıl bir araştırma kapasitesi ortaya koyduğunu da gösterdi. Tıp ve Sağlık Bilimleri kapsamında Malatya İnönü Üniversitesinin ön plana çıktığı görüldü ancak yine de bazı eleştiriler bulunuyor.

İLK BİNDE YER ALAN ÜNİVERSİTELERİMİZ

Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması (Tıp ve Sağlık Bilimleri) kapsamında ilk 1000’de yer alan üniversiteler şu şekilde oldu:

1-Koç Üniversitesi, 2-Hacettepe Üniversitesi, 3-Ankara Üniversitesi, 4-Atatürk Üniversitesi, 5-İstanbul Medipol Üniversitesi, 6-İstanbul Üniversitesi, 7-İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, 8-Acıbadem Üniversitesi, 9-Akdeniz Üniversitesi, 10-Anadolu Üniversitesi, 11-Bahçeşehir Üniversitesi, 12-Dokuz Eylül Üniversitesi, 13-Ege Üniversitesi, 14-Erciyes Üniversitesi, 15-Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, 16-Fırat Üniversitesi, 17-Gazi Üniversitesi, 18-İnönü Üniversitesi, 19-İstanbul Medeniyet Üniversitesi, 20-İstinye Üniversitesi, 21-Marmara Üniversitesi, 22-Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, 23-Selçuk Üniversitesi, 24-Süleyman Demirel Üniversitesi, 25-Sağlık Bilimleri Üniversitesi, 26-Yeditepe Üniversitesi…

 

NEDEN DAHA ÜST SIRALARDA DEĞİLİZ?

Bahsi edilen Türk üniversiteleri listesinde İnönü Üniversitesinin 18’inci sırada yer alması dikkat çekiyor. Komşu şehir Elazığ Fırat Üniversitesi ise 16’ncı sırada yerini aldı. Times Higher Education (THE) World University Rankings 2026 verilerine göre Tıp ve Sağlık alanında dünyada 801–1000 aralığında yer alan İnönü Üniversitesi, bu alanda Türkiye’de ilk 20’de yer almayı başarmış bulunuyor. Peki, neden Malatya daha üst sıralarda değil? Bu soru birçok nedeni de içinde barındırıyor.

 

YAKIN TARİHLERDE EĞİTİMLERE BAŞLADILAR

Elazığ’da Tıp Fakültesi 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu yayımından sonra yükseköğretim kurumları teşkilatı hakkında düzenlenen 41 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 31’inci maddesi (a) bendine göre 1983-1984 öğretim yılında Elazığ’da eğitim-öğretim faaliyetine başladı. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi ise Haziran 1987'deki kuruluş kanunu ile 1988-1989 akademik yılında eğitim-öğretim faaliyetlerine başladı. Yani iki fakülte de yakın tarihlerde eğitimlere başladı ve hep bir yarış içinde süreci sürdürdü.

 

İNÖNÜ, TERCİH AÇISINDAN BAŞARI SIRALAMASI DAHA YÜKSEK AMA…

YÖK’ün verilerine göre, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesinin başarı sırası bir miktar daha yüksek, yani genellikle daha yüksek taban puanlı adaylar tarafından tercih edilebiliyor. Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi de güçlü bir kontenjan ve eğitim yapısına sahip ancak başarı sırası bakımından İnönü’nün biraz altında kalabiliyor. Bu bağlamda İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesine girebilmek daha zor; yani tercih açısından başarı sıralaması daha yüksek. Hal böyle olunca daha yüksek bir sıralama bekleniyor…

 

KARACİĞER NAKİL ENSTİTÜSÜ; DÜNYA TANIYOR

Bilindiği üzere İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, güçlü bir tıp eğitimi yanında uluslararası düzeyde tanınan bir sağlık kampüsüne, yani Turgut Özal Tıp Merkezi’ne (TÖTM) bağlı. TÖTM,  karaciğer nakli alanında dünya sıralamasında ilk üçte yer alan bir merkez olarak kabul ediliyor. Karaciğer Nakli Enstitüsü, Türkiye’de ve dünyada birçok ilki gerçekleştiren, özellikle çapraz karaciğer nakli programlarıyla tanınıyor.

 

TÜRKİYE’DE NADİR MERKEZLERDEN BİRİ

Ayrıca burası karaciğer nakli dışında pankreas ve ince barsak nakli gibi operasyonlar da yapılabiliyor ve Türkiye’de nadir merkezlerden biri olarak kabul görüyor. Yani öğrenciler, akademisyenler burada kayda değer eğitimler alıyor/veriyor.

 

ONKOLOJİ, ORGAN NAKLİ VE SAĞLIK TURZİMİ…

Hastane bünyesinde büyük bir onkoloji hastanesi bulunuyor ve kanser hastalarına ileri düzey tedavi hizmetleri veriliyor. Organ nakli ve kanser tedavisi alanlarında hem klinik hizmet hem de akademik eğitim veriliyor. Uluslararası hastaların tedavi için tercih ettiği bir merkez olarak sağlık turizmi potansiyeli de var. Her yıl onlarca yabancı hasta Malatya’ya geliyor. 

 

İnönü Üniversitesi bu özellikleri sayesinde tıp fakültesi eğitimini yüksek donanımlı bir araştırma hastanesi ve ileri düzey klinik uygulamalarla destekliyor.

FIRAT ÜNİVERSİTESİ VE EĞİTİM

Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin öğrencileri için ise uygulama ve staj eğitimleri Fırat Üniversitesi Hastanesi üzerinden yürütülüyor. Bu hastane Elazığ’da bölgesel bir üçüncü basamak sağlık hizmeti sunan büyük bir eğitim ve araştırma hastanesi.

 

İNÖNÜ İLE KARŞILAŞTIRILAMIYOR BİLE

Hastanede organ nakli merkezi kurulması planları ve çalışmaları var ama Malatya’daki gibi bir durum söz konusu değil. Burada onkoloji hizmetleri de mevcut ama İnönü’nün yüksek profilli onkoloji yapısıyla karşılaştırıldığında daha standart düzeyde olduğu ifade ediliyor.

 

MESELE “HANGİ HASTANE DAHA GÜÇLÜ?” DEĞİL

Times Higher Education’ın 2026 alan bazlı sıralamasında hem İnönü Üniversitesi hem de Fırat Üniversitesinin Tıp ve Sağlık Bilimleri alanında dünya ölçeğinde ilk 1000 bandında yer alması, iki üniversitenin de araştırma üretimi ve akademik görünürlük açısından belirli bir seviyeyi yakaladığını gösteriyor. Türkiye genel sıralamasında Fırat’ın 16’ncı, İnönü’nün ise 18’inci sırada bulunması ise aralarındaki rekabetin hâlâ sürdüğünü ortaya koyuyor. Öte yandan THE sıralamalarının yalnızca klinik başarıya değil; atıf etkisi, uluslararası iş birlikleri, yayın sayısı, araştırma geliri ve akademik görünürlük gibi çok sayıda duruma dayandığı unutulmamalı. Bu nedenle güçlü bir nakil merkezi ya da donanımlı bir hastane tek başına daha üst sıralar için yeterli olmuyor. İnönü Üniversitesi, özellikle karaciğer nakli ve onkoloji alanındaki güçlü klinik altyapısıyla avantaja sahip. Fırat Üniversitesi ise istikrarlı akademik üretimi ve araştırma kapasitesiyle sıralamada bir adım öne geçebilmiş görünüyor. Yani mesele “Hangi hastane daha güçlü?” değil; “Hangi üniversite bilim alanında uluslararası ölçekte daha görünür?” sorusunda kalıyor.

Muhabir: TÜRKAN YILDIZ KAYA