Kurban ibadeti, hicretin ikinci yılından bu yana Müslümanlar arasında uygulanan ve Kur’an-ı Kerim, sünnet ve icma ile sabit olan bir ibadet. Kur’an’da “Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine belli günlerde Allah’ın adını ansınlar” (Hac, 22/28) buyrularak, kurban kesmenin önemi vurgulanıyor. Hz. Muhammed’in de hayatı boyunca her yıl kurban kestiği, hadis kaynaklarında belirtiliyor.
Mezheplerin büyük çoğunluğuna göre Kurban Bayramı’nda kesilen “udhiyye” kurbanı sünnet kabul edilse de, Hanefî mezhebinde vacip olarak değerlendirilir. Fıkıh kaynaklarına göre bu ibadet, hem Allah’a yaklaşma hem de ihtiyaç sahiplerine yardım etme amacı taşır.
KİMLER KURBAN KESMEKLE YÜKÜMLÜ?
Dinî ölçülere göre; akıl sağlığı yerinde, ergenlik çağına ulaşmış, hür, mukim (yolcu olmayan) ve zengin sayılan Müslümanlar kurban kesmekle yükümlü kabul ediliyor. Zenginlik ölçüsü ise kişinin temel ihtiyaçları ve borçlarından fazla nisap miktarı mala sahip olması olarak belirleniyor.
KURBAN KESMENİN ŞARTLARI NELER?
Kurban ibadetinin geçerli olabilmesi için kurban edilen hayvanın belirlenen şartları taşıması gerekiyor. Küçükbaş hayvanlar için bir, büyükbaş hayvanlar için yedi kişiye kadar ortaklık yapılabiliyor. Kesim işlemi sırasında hayvanın Allah’ın adı anılarak kesilmesi zorunlu. Ayrıca hayvanı kesen kişinin Müslüman veya Ehl-i Kitap olması, ve kesim esnasında Allah’tan başkasının ismini anmaması gerekiyor.
Kadın ya da erkek, cünüp ya da temiz olma şartı ise aranmıyor. Ergenlik çağına ulaşmamış ama temyiz gücüne sahip çocukların da kesim yapabileceği kabul ediliyor.
SADAKA YERİNE KURBAN OLUR MU?
Dinî kaynaklara göre, kurban ibadeti ancak hayvanın usulüne uygun olarak kesilmesiyle yerine getiriliyor. Hayvanı kesmeden bedelini ihtiyaç sahiplerine vermek ya da hayvanı olduğu gibi bağışlamak kurban yerine geçmiyor.
MUHABİR: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ
