Malatya Kasaplar Odası Başkanı Yusuf Küçer, sektöre yönelik bir takım eleştirilerde bulundu. Yaptığı eleştirilerinde küçük esnafın bazı kurallar karşısında zor durumda kaldığını ifade eden Yusuf Küçer çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“KÜÇÜK ESNAFIN ZATEN 5 MİLYONLUK BİR TESİSİ OLSA NİYE KÜÇÜK ESNAF OLSUN?”

Değerlendirmesinde Yusuf Küçer, “Bugün küçük esnaf için çok farklı konularda öyle kurallar çıkartmışlar ki küçük esnafın bunu yapmaya imkanı yok. Zaten bunu yapsa küçük esnaf olmaz, büyük esnaf olur o zaman. Mesela bizim kasaplar olarak şöyle bir sıkıntımız var, biz köfte, sucuk, tavuk satıyoruz. Tarım İl Müdürlüğü diyor ki ‘bunları kesinlikle imalat yerinde yaptıracaksınız.’ İmalat yerinde müşterimiz kasap sucuğu ister. Kasap sucuğu ışıl işlem görmez. İçine katkı maddesi girmez, koruyucu girmez, sadece et, baharat, sarımsak, tuzdan oluşan bir ürün, ama bunu istemiyor. Diyor ki ‘yok bunu yapamazsın.’ Ne yapmamız lazım? ‘Bunu işletmede yapmanız lazım.’ İşletmede yaptığınız zaman bunun içine katkı koymamız lazım. Koruyucu koymamız lazım. Çünkü ışıl işlem görecek, soğuk- sıcak görecek ve ‘bir firmada yaptırmamız lazım ya da diyor kendiniz tesis kurun.’ Bugün söyledikleri tesis 5-10 milyon. Küçük esnafın zaten 5 milyonluk bir tesisi olsa niye küçük esnaf olsun? Mantık bunu almıyor. Ama yok yapacaksın diyor” sözlerine yer verdi.

“BİZİM BİR HAYVAN, TARIM, SU POLİTİKAMIZIN OLMASI LAZIM”

 Yusuf Küçer, daha sonra aile işletmelerine yönelik de bazı sorunlardan bahsederek şöyle konuştu: “Aile işletmelerine destek vereceğiz denildi.  Aile işletmesi dediğimiz bir evde 2-5 tane hayvan olduğu zaman o aile işletmesi oluyor, küçük aile işletmesi. Ama o adam bir yoğurt, bir tereyağı getirdiği zaman ‘sen bunu satamazsın.’ Neden?  ‘Bunun için tesis kurman lazım.’ Sağlık açısından, belki hijyen açısından amenna ama adamın zaten 5 kova yoğurdu çıkıyor, veyahut da diyelim 5 kilo tereyağı yapıyor. Bunun için nasıl tesis kursun? Kuramadığı gibi satamıyor da. Mesela yumurta, köylü yumurtayı getirdiği zaman ‘bunu satamazsın.’ Neden? ‘Bunun numarası, barkodu olması lazım.’ Onu nasıl yapacak? Bunlar da biraz sıkıntı, ister istemez süt inekçiliğini geriye vuruyor. Süt inekçiliği bittikçe dana bitiyor, dana bittikçe hayvancılık bitiyor. Hayvancılık bittikçe de bizim kasabımız tekelleşmeye başlıyor. Çünkü bu bir zincir, yani zincirin bir halkası koptuğu yerde biz hepimiz darmadağın oluruz. Bizim bir hayvan, tarım, su politikamızın olması lazım. Yani bunlar bizim hayat damarlarımız. Hani kalbin dört damarı vardır. Ülkenin de dört damarından üçü budur. Eğitim, sağlık o üçünden gelir zaten. Sen eğer ki bunlara, tarıma, suya, hayvancılığa hükmetmemişsen istediğin kadar lüks binalar yap, birine bağlısın. Tarım, hayvan ve su politikası, bu üç politikayı milli politika haline getirmemiz lazım. Bu A partinin, B partinin, C partinin politikası değil, milli politikamız olmalı.” 

Muhabir: HANİFE SARI