6 Şubat 2023 depremleri sonrası konteynerlerde yaşam mücadelesi vermeye çalışsan ve bir an önce evlerine kavuşma hayali kuran insanların bayramı bu bayramda ne yazık ki buruk geçti. Bu kapsamda Samanköy Konteyner Kent ile Rönesans Konteyner Kent sakinlerini ziyaret edip düşüncelerini ele aldık.
“EVİMİZDEYDİK BİR KAÇ GÜN EVVEL HAZIRLIKLAR BAŞLIYORDU”
Konuyla ilgili genel bir değerlendirme yapan Samanköy Konteyner Kent sakini Fadime Coşkun: Üçgen Park’ın orada oturuyordum. Evim elli senelikti. Halen yıkılmadı. Şimdi karar geldi yıkılacak bana da Çamurlu'da ev çıktı. Ev yıkılacak ki bana anahtar verilsin, onu bekliyorum burada. Beni burada çıkarsalar benim gidecek bir yerim yok. Benim gibi çok kişi var burada. Muhtar gidiyor, geliyor yıkmıyorlar. Apartmanımız mahkemelik şu anda. Komşumuz herhalde mahkemeye vermiş. Sağlama çıkarsın diye. Bir kolonu kırılmış, eski ev çünkü, 50 senelik. Gelen giden diyor ki ‘Siz burada bedava oturuyorsunuz.’ Biz mecburuz. Bak ben yaşlıyım. Gücüm yok dizim yok belim yok. Bu teneke çok zor. Yaşlıyım, hastayım. Desin ki ‘al anahtarını git otur.’ Hemen giderim. Allah razı olsun devletten. Allah işlerini rast getirsin. 3 senedir burada oturuyoruz, 6 bayramımızı burada geçiriyoruz. Yaşlı olsun genci olsun. Şurada bir yemek hazırlayamıyoruz kendimize, ne varsa kolay bir şey hazırlıyoruz. Ben bir kişiyim. Çocuklar da geliyor deprem falan olursa. Burada zorla hazırlayabiliyorum, çünkü alan dar. Çok şükür yani bir şey demiyorum. Kafamızı soktuk. Yurtlarda da kaldık Sakarya’ya ya gittim ben. O eski bayramlar yok. Eskiden evimizdeydik biliyor musun? Eve anlatalım da bari içimiz soğusun. Evimizdeydik bir kaç gün evvel sarmalar, analı kızlılar, dolma köfteler, sütlaçlar, baklavalar, kadayıflar hazırlıyorduk. Kim gelecek? Komşular gelecek. Evlatlar, akrabalar gelecek. Çok güzeldi bizim o bayramlarımız. Yok, saygı yok, büyük yok, küçük yok, yaşlandın mı sözün geçmiyor. Evimi vermezseler nereye gideceğim? Eski bayramları burada bulamıyoruz. Yemek yok, mesela gelen giden yok. İşte çocuklar geliyorlar, şeker istiyorlar, şeker topluyorlar eski bayramlar yok yani, gençliğimiz yok” ifadelerine yer verdi.

“BİZ SAĞIZ AMA ÖLÜYÜZ”
Samanköy Konteyner Kent Emine Yıldırım ise konteyner yaşam için şunları kaydetti: “Bayram güzel geçiyor, yine iyidir. Çok şükür. Yani biz sağız ama ölüyüz. Depremde kurtulduk ama kurtulmayı hiç sevinmedik. Ölenler gitti kurtuldu, biz hala sürünüyoruz. Biz Çavuşoğlu'nda oturuyoruz. Bizim bina yıkıldı, yani yıktılar eşyalarla beraber. Biz konteyner kentte oturuyoruz, bir an evvel bize de bir ev versinler, ev bekliyoruz. Başka da burada perişanız. Bayram iyi çok şükür. Kendimizi avutuyoruz ama orada yaşayan bilir. 21 metrekarenin içinde 4 kişi nasıl yaşar onu bir biz bir de Allah bilir. Diyorlar ki ‘bedava’ biz her şeyimizi veriyorduk, suyumuzu veriyorduk, elektriğimizi de veriyorduk, bu duyguyu ancak biz biliyoruz. Şimdi evi olanlar, burada oturanlar, onların keyfi yerinde ama bizimki öyle değil. Yardım istemiyorum, hiçbir şey istemiyorum. Bir ev istiyorum. Çok şükür çalışıyoruz, kazanıyoruz yeter ki bize bir ev versinler. Başka hiçbir şey istemiyorum. Bize bir yardımcı olsunlar. Buraya biraz elini uzatsınlar. Buraya biraz baksınlar. Kim ne yapıyor ne ediyor? Kim nereye gidiyor yardımcı olsunlar.”

“TEPSİLERİ KOYACAK YERİN YOK”
Bayram hazırlıklarının çok önceden başladığını dile getiren Rönesans Konteyner Kent sakini Necla Kılıç ise, şu cümlelere yer verdi: “Temelli de oturuyorduk evimiz yıkıldı. Ne şimdi de buradayız. Allah devletimize Allah zeval vermesin. Üç yıldır da idare ediyoruz. Her şeyimiz var çok şükür yani. En azından yatacağımız bir yer var. Kütüphanemiz var, çamaşırhanemiz de var, sağlık ocağımız da açıldı. Yani bir çok eksikliğimizi giderdiler. Kur’an Kursu’muz var. Bayramlarda da yani iyi insanlar. Herkes kendi halinde, komşuluk var yani. Bizim komşularımız iyi insanlar. İlk zaman herkes yadırgadı ama şimdi alıştık. Öyle ki ev haline dönüştürdük, yıllardır burada kaldığımız için. Eski bayramlarımız tabii ki daha çok güzeldi. Yaşlılarımız sohbet verirlerdi, yanlarına giderdik. Ziyaretler daha çoktu. Şimdi biraz daha biraz değişti. Öncelikle bayramlar o kadar yok. Nerede o eski bayramlar derler ya doğru. Eskiler güzeldi saygı vardı, terbiye vardı. Şimdi gidişat çok kötü. Yüce Rabb'im sonumuzu selamete çıkarır inşallah. Eskiden bayramlarda neler alırdık, neler yapardık? O zaman komşuluğumuz daha güzeldi. Hep herkes birbirine yardım ederdi olan olmayana. İçli köfteler, tatlılar yapılırdı tepsi tepsi. Ama şimdi burada bir şey yapamıyorsun konteynerdesin. Bir şey yok burada. Tepsileri koyacak yerin yoktur. Komşuluk ilişkileri önceden güzel değildi sonra sonra herkes birbirine alıştı. Çünkü herkes bir yerden geldi. Şimdi bakınca güzel bir ortam oluştu ama şimdi inşallah evlerimize geçeceğiz”

MUHABİR: HANİFE SARI
