Deprem sabahı aslında hastaneye gidip dikişlerini aldırması gerektiğini söyleyen Karanfil, “Ameliyattaydım, o gün dikişlerimi aldıracaktım. Deprem olunca her şey değişti. Hiç düşünmeden sahaya koştum. Şube başkanımızla irtibata geçtim, gelip beni aldı ve birlikte göreve başladık” dedi.

“YIKILAN BİNALARIN ARASINDAN YÜRÜYEREK ŞUBEYE ULAŞTIK”

Deprem anında Malatya merkez Akpınar bölgesinde olduklarını ifade eden Karanfil, ilk saatlerin kaotik geçtiğini belirterek şunları söyledi:
“Yıkılan binaların arasından yürüyerek şube başkanlığımıza ulaştık. Başkanımız valilik koordinasyon merkezine geçti, biz de araç anahtarlarını alıp sahaya dağıldık. O an zaten zaman kavramı yoktu. Tek düşüncemiz insanlara ulaşmaktı.”

İlk 72 saatin kritik olduğunu vurgulayan Karanfil, bağlı oldukları bölge biriminin desteğinin çok hızlı geldiğini belirtti. Elazığ’dan gelen ekiplerin sabah saatlerinde Malatya’ya ulaştığını söyleyen Karanfil, “Üç ikram aracı ve ekiplerle birlikte sahaya girdiler. Kardeş şube olarak büyük destek oldular” diye konuştu.

“ÜÇ AYRI NOKTADA YARDIM DAĞITIMI BAŞLATTIK”

Depremin hemen ardından eski belediye meydanı çevresinde üç ayrı noktada ikram araçlarını konuşlandırdıklarını anlatan Karanfil, o günleri şu sözlerle aktardı:
“Avşar Oteli’nin olduğu bölge, eski AK Parti binasının olduğu alan ve meydan çevresinde üç noktada dağıtım yaptık. Battaniye, su, meyve suyu, kek ne varsa vatandaşlara ulaştırdık. Enkaz başında yakınlarını bekleyen insanlar vardı. Çıplak ayakla dolaşan çocuklar, pijamayla sokakta kalan kadınlar… Hiç kimse evine girememişti.”

Meydandaki prefabrik kan bağış alanını geçici giyinme alanına çevirdiklerini belirten Karanfil, “İnsanları içeri alıp giydiriyorduk. Ayakları üşümesin diye çorap, ayakkabı veriyorduk. Kadın kollarımız ve gönüllülerimiz büyük destek verdi” dedi.

“SICAK YEMEK HAZIRLARKEN İKİNCİ DEPREM OLDU”

İlk günlerde sıcak çorba ve yemek hazırlıkları yaptıklarını ancak ikinci büyük depremin tüm planları değiştirdiğini anlatan Karanfil, “Saat 3-4 gibi sıcak yemek çıkaracaktık. Her şey hazırdı. Ama ikinci deprem olunca lokasyonları değiştirmek zorunda kaldık. Araçların içindeki kazanlar devrildi, yemekler döküldü. Buna rağmen kısa sürede toparlanıp yeniden hizmet verdik” ifadelerini kullandı.

“MALATYA’DA SU YOKTU”

Deprem sonrası şehirde yaşanan en büyük sıkıntılardan birinin su olduğunu vurgulayan Karanfil, o günlerin çaresizliğini şöyle anlattı:
“Su cenneti olan Malatya’da su yoktu. Paran olsa bile hiçbir şey alamıyordun. Kumanya temin edebildiğimiz en önemli yerlerden biri Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin depolarıydı. Kapılarını açtılar, ‘Ne lazımsa alın’ dediler. Allah razı olsun. Biz de oradan aldıklarımızı vatandaşlara ulaştırdık.”

“İKİNCİ DEPREMDE MEYDANDA MAHŞERİ YAŞADIK”

İkinci deprem anında eski belediye meydanında olduklarını belirten Karanfil, yaşanan panik ve korkuyu unutamadığını söyleyerek, “İnsanlar yere kapanıp dua ediyordu, bazıları bağırıyordu, bazıları ailesine ulaşıp sevinçten ağlıyordu. Binalar yıkıldı, toz bulutu içinde kaldık. Orası adeta mahşer gibiydi. İnsanların korkudan hareket edemediğini gördüm.” sözlerine yer verdi.

“KIZIMIN SÖZLERİ HÂLÂ KULAKLARIMDA”

Deprem sürecinde kendi ailesini de güvenli bir alanda bıraktığını anlatan Karanfil, en zor anlarından birinin kızının sözleri olduğunu belirterek, “Biri 40 günlük bebekti, diğeri 3 yaşındaydı. Arabada ve odunluk gibi bir yerde kaldılar. En son kızım ‘Baba bizi bırakma, çok korkuyorum’ dedi. Hâlâ aklımdan çıkmıyor. Ama görev duygusu ağır basıyor. Aidiyet duygusu olunca insan her şeyi yapıyor.” dedi.

“DOKTOR POŞET BİLE TAŞIMA DEMİŞTİ”

Ameliyatlı olmasına rağmen günlerce sahada çalıştığını söyleyen Karanfil, doktorların ağır kaldırmamasını söylediğini ancak enkazdan çocuk çıkardığını belirterek şunları kaydetti:
“Doktor eline poşet bile alma demişti. Ama orada çıplak ayakla bir çocuğu görünce düşünemiyorsun. Patlayacaksa o zaman patlasın dedim. O çocuğu oradan çıkardık. Rabbime şükür hiçbir şey olmadı.”

Dikişlerini normal süreden haftalar sonra aldırabildiğini ifade eden Karanfil, “Deprem günü aldıracaktım, yaklaşık 20 gün sonra ancak aldırabildim. Ama hiçbir komplikasyon olmadı. Rabbim yardım etti” dedi.

“ARKADAŞLARIM AYLARCA EVİNE GİTMEDİ”

Sahada birlikte görev yaptığı ekip arkadaşlarının fedakârlığına da dikkat çeken Karanfil, “Üç kişiydik sahada. Bir arkadaşımız aylarca evine gitmedi. Diğer arkadaşımız da aynı şekilde. Hep birlikte koşturduk. Aidiyet duygusu olunca insan sınırlarını zorluyor” diye konuştu.

“BİR DAHA BÖYLE BİR AFET YAŞANMASIN”

Kızılay çatısı altında çalışmaktan gurur duyduğunu belirten Karanfil, deprem sürecinde toplumun dayanışmasının kendilerine güç verdiğini söyledi. Karanfil, “İnsanların kenetlenmesi, yardımların dört bir yandan gelmesi unutulmazdı. Biz büyük bir aile olduğumuzu o günlerde daha iyi anladık. Rabbim böyle bir afeti bir daha ne bize ne de kimseye yaşatmasın.” dedi.

Karanfil, yaşadıklarının hayatı boyunca unutamayacağı anılar olarak kalacağını sözlerine ekledi.

Muhabir: SİNEM HATUN DAVUT