Kiltepe Mahallesi’nin rezerv alan isteği adeta Arapsaçına dönüştü. Kentsel Dönüşüm Ofisi’nden kaynaklandığı ileri sürülen bu problemin daha nereye kadar devam edeceği bilinmezken, Mahalle Muhtarı Celal Demirtaş, Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin zemin katında bulunan Kentsel Dönüşüm Ofisi memurlarının yeteri kadar hizmet vermediğini iddia etti. Yaptığı basın açıklamasıyla önemli iddialarda bulunan Demirtaş, bu soruna bir çözüm bulunmasını istedi.
Kiltepe Mahallesi’yle ilgili yaklaşık 6 aydır devam eden bir rezerv alan davası olduğunu hatırlatan Mahalle Muhtarı Celal Demirtaş, bu davanın sürekli ısıtılıp önlerine getirildiğini söyledi.
“SÜRECİ HIZLANDIRACAK ADIMLAR ATILSIN”
“Şu anda da Kiltepe halkı olarak Malatya Büyükşehir Belediyesinin zemin katındaki Kentsel Dönüşüm Ofisine bağlı büroya imza atmaya geldik” diyen Demirtaş, “Buraya bir kota koymuşlar, günde yalnızca 100 kişiyi alabileceklerini söylüyorlar. 4 mahalleye hizmet veren bu yerde sadece imza hizmeti veriliyor. Türkiye'nin başka hiçbir yerinde devlet imza toplamak için böyle bir uygulama yapmamışken, burada neden bu kadar sıkı bir bürokrasiyle karşılaşıyoruz? Neden bu kadar engelleniyoruz? Allah aşkına, lütfen sesimizi Cumhurbaşkanımıza duyurun! Büyükşehir Belediyesi, onlara yer tahsis etti, kendi memurlarıyla birlikte burada durarak vatandaşları mağdur etmeden, gerçek bir hak olan bu sürecin tecelli etmesi için imza topluyorlar. Ancak imza toplarken bile insanları mağdur ediyorlar. Sabahın 7’sinde sıraya girip akşama kadar beklemek zorunda değiliz. Buna rağmen, 5 mahalleyi 4 memura mahkûm eden bir sistem var. Her bir işlemin en az 15 dakika sürdüğü bu yerde yaşlısı var, hastası var, ama kimseye kolaylık sağlanmıyor. Kentsel Dönüşüm Ofisinin işleyişi çok zayıf. Öte yandan, merkezdeki Kentsel Dönüşüm Bürosunda birçok kişi boş oturuyor. Neden buraya gelip yardım etmiyorlar? Bu kadar zor mu? Burada vatandaşları bu kadar mağdur etmek yerine, süreci hızlandıracak adımlar atılsın” diye konuştu.
“HALK DEVLETİN BÜYÜKLÜĞÜNE İNANIYOR”
Halkın bu süreci devletin yönetmesini bekledikleri belirten Demirtaş, “Birçok ilde, vatandaşların kentsel dönüşüm kapsamında evleri yenileniyor, anahtarlar teslim ediliyor. İnsanlar yepyeni ve modern konutlarına kavuşuyor. Ancak bizim burada işler tamamen bir kısır döngüye dönüşmüş durumda. Örneğin, X Mahallesi, rezerv alanı olarak belirlenmek istiyor. Ancak süreç ilerledikçe, vatandaşlar kararlarını sürekli değiştiriyor. Başlangıçta gönülsüz olanlar bile, yaşanan yoğunluk ve belirsizlikler nedeniyle sonradan fikir değiştiriyorlar. İnsanlar buraya geliyor, kalabalığı ve hareketliliği görüyor. Birçoğu muhtara başvurarak, ‘Evet, biz de imza atacağız, burada kentsel dönüşüme katılacağız. Evlerimizi devletin yapmasını istiyoruz’ diyorlar. Çünkü halk arasında devlete olan güven güçlü: ‘Önce Allah, sonra devlet’ diyorlar. Devletin büyüklüğüne inanıyor ve bu süreci yönetmesini bekliyorlar. Ancak, işin gerçeği şu ki burada işler o kadar karmaşık ve ağır yürüyor ki insanlar bir noktada bıkıp sürece olan inançlarını yitiriyorlar. Sürecin gereksiz yere uzaması ve net bir planlama olmaması, hem vatandaşları hem de süreci yürütmeye çalışanları büyük bir hayal kırıklığına uğratıyor” şeklinde konuştu.
“BU DURUM, HALKIN SABRINI ZORLUYOR”
Kentsel dönüşümün bir gereklilik olduğunu belirten Demirtaş, “Her gün yüzlerce insan buraya geliyor, ancak sonuç alamadan geri dönüyor. Mahallesinde sadece 480 kişinin imza atması gerektiği bir yerde bile, süreç inanılmaz derecede yavaş işliyor. Bu durum, halkın sabrını zorluyor. İnsanlar, ‘Bizi neden bu duruma mahkûm ediyorsunuz? Neden süreç bu kadar karmaşık ve uzun sürüyor?’ diye sormaktan kendini alamıyor. Kentsel dönüşüm, aslında şehirlerin daha yaşanabilir hale getirilmesi için büyük bir fırsat. Ancak, bu tür yönetim anlayışları ve bürokratik hantallık nedeniyle, toplumun geneli bu fırsatlardan yararlanamıyor. Vatandaşların güvenini kazanmak için, sürecin hızlandırılması ve daha şeffaf bir şekilde yürütülmesi şart. Bu yalnızca o mahallenin değil, tüm ülkenin geleceği için büyük bir gerekliliktir” ifadelerini kullandı.
“İNSANLAR NEREDEYSE TÜM GÜNLERİNİ HARCIYORLAR”
İnsanların niçin mağdur edildiğini soran Demirtaş, “Buradaki sıkıntı ne valiliğimizden ne de belediyemizden kaynaklı. Sıkıntı sadece burada bulunan Kentsel Dönüşüm Bürosundan kaynaklanıyor. Buradaki Kentsel Dönüşüm Bürosunda işler öyle bir şekilde ilerliyor ki, kimseyi tanımıyor, hiçbir kural tanımıyor gibi bir durum söz konusu. Eğer kurallar uygulansa, 4 memura 5 mahalle düşer mi? Bu mümkün mü? Biz, Büyükşehir Belediyesi’nden de Valilik’ten de memnunuz ve bu konuda hiçbir şikâyetimiz yok. Devlete canımız feda, buna hiçbir şüphe yok. Ancak Kentsel Dönüşüm Bürosundaki işleyişle ilgili ciddi sorunlar var ve bu işleyişi en başından en sonuna kadar devlete şikâyet etmek zorunda kalıyoruz. Çünkü biz, bu şekilde bir muameleyi hak etmiyoruz. Burada insanlar saatlerce beklemek zorunda kalıyor, neredeyse tüm günlerini harcıyorlar. Biz işlerimizi gücümüzü bıraktık, sadece bu imzalarla uğraşıyoruz. Eğer bir şey yapılacaksa yapılsın, imzalar alınacaksa alınsın. Neden insanları mağdur ediyorsunuz?” sözlerine yer verdi.
“İNSANLARI BU KADAR MAĞDUR ETMEK DOĞRU DEĞİL”
Her mahalleye kentsel dönüşüm bürosunun olduğu konteyner kurulmasını talep eden Aliseydi Karadağ isimli vatandaş da, şunları kaydetti:
“Ben Kilitepeliyim. Buradaki en büyük sıkıntı organizasyon eksikliği. Her mahalleye bir konteyner koyup, bu konteynerlerde devlet memurlarının hizmet vermesini sağlasalar işler çok daha kolay ilerler. İnsanlar mahallelerinde gidip imzalarını atar, zamanlarını boşa harcamazlar. Bugün sabah saatlerinde altı kişi imza verecekti, ama rezerv istiyoruz diye beklemek zorunda kaldılar. Beklerken işe geç kalacaklarını fark edip bırakıp gittiler. Bu insanlar ‘Biz daha nasıl gelelim? İşlerimiz var, izin alamıyoruz’ diyor. İşlerinden izin alamadıkları için buraya gelemediklerini söylüyorlar. İzin almak bu kadar zor olunca, insanlar doğal olarak sürece katılamıyor. Katılım oranları düşüyor. Rezerv isteyen vatandaşlar bile işlerinden dolayı izin alamayınca sorunlar daha da büyüyor. Kentsel dönüşüm gibi büyük ve kapsamlı bir projede insanların hayatını kolaylaştıracak adımlar atılması gerekiyor. İnsanları bu kadar mağdur etmek doğru değil. Eğer süreç daha iyi yönetilseydi, hem katılım oranı artar hem de insanların devlete olan güveni pekişirdi. Şimdi herkesin şikâyeti aynı: ‘Bizi mağdur ediyorlar.’ Bu durum bir an önce düzeltilmeli.”
MUHABİR: TAHİR ÖZÇELİK
