Beş Konaklar’da yılların emeği, anıları ve yaşamları adeta 2 kata sıkıştırılıyor. Kentsel dönüşüm sürecinde önce rezerv alanına alınan, ardından bu statüden çıkarılan bölgede yaşayan vatandaşlar, şimdi de kat kaybı ve yerinden edilme riskiyle karşı karşıya. 4 ve 5 katlı binaların 2 kata düşürülmesi, ‘yerinde dönüşüm’ taleplerinin karşılıksız kalması ve farklı mahallelere verilen ayrıcalık iddiaları, bölgede büyük bir huzursuzluğa neden olurken Malatya Sonmanşet gazetesine konuşan Kernek Mahallesi Muhtarı Metin Türkoğlu önemli açıklamalarda bulundu.

Beş Konaklar’daki sorunun kanayan yaraları olduğunu dile getiren Kernek Mahallesi Muhtarı Metin Türkoğlu, vatandaşların buradaki hak sahipliğinin önceden rezerv alanına alındığını ve daha sonra rezerv alanından çıkarıldığını hatırlattı.

“VATANDAŞLARIMIZ HAKLARINI İSTİYOR”

Büyük bir mağduriyet olduğunu ifade eden Muhtar Türkoğlu, “Vatandaşlar yerinde dönüşüm talebinde bulundular. Ancak şu anda süreç kötü işliyor. Neden kötü işliyor? Vatandaşların 4-5 katlı binaları şu anda 2 kata düşürülüyor. Bu da büyük bir mağduriyet oluşturuyor. Vatandaşlarımız haklarını istiyor. ‘Ben yerinde yapmak istiyorum, Beş Konaklar’daki gibi bulunduğum yerde kalmak istiyorum. Gelincik Tepesi’nde veya Pınarbaşı’na gitmek istemiyorum’ diyorlar. 10 katlı bir binası olanın 2 kata düşürülmesi büyük bir mağduriyet. Maliyetler zaten çok yüksek. Buradaki hak sahipleri yıllardır orada yaşamış, bir kültür oluşturmuş insanlar. Çocuklukları, geçmişleri, hayatları orada. Şu anda birçok mahalle bu durumda. Kernek Mahallesi de bu konudan etkileniyor, Saray Mahallesi ise hemen bitişiğinde olmasına rağmen farklı değerlendiriliyor” şeklinde konuştu.

“BEŞ KONAKLAR BU KONUDA SIKINTI İÇERİSİNDE”

Saray ve Kernek mahallelerinin birbirlerine bitişik olduğuna dikkat çeken Türkoğlu, “Kernek Mahallesi’nde bulunan Beş Konaklar bu konuda sıkıntı içerisinde. 5 katlı olan binalar, konaklar gerekçe gösterilerek düşürülüyor. Sivas Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu bu kararı konaklardan dolayı verdiklerini söylüyor. Ancak Saray Mahallesi’ne neden izin verildiği de ayrı bir soru. Orası da hemen bitişik. Orada TOKİ’nin yaptığı projelere uygunluk veriliyor ama buradaki vatandaşların talepleri kabul edilmiyor. Vatandaşlar bu duruma tepkili. Belediyeyle görüşmüşler ancak belediye de konuyla ilgili tam bilgiye sahip değil. Önlerine resmi yazılar konuluyor ve ‘Biz bu kararı aşamıyoruz’ deniliyor. Vatandaşlar, Sivas’tan gelen kararla ilgili olarak Vali Bey’den toplantı talep ediyor. Nitekim yakın zamanda valimizle bir toplantı yapıldı” ifadelerine kullandı.

“DAHA ÖNCE 2 KEZ TALEPTE BULUNDUK”

“Beş Konaklar tarihi olabilir, buna saygımız var” diyen Türkoğlu sözlerine şöyle devam etti:

Bizim bulunduğumuz bölgede tarihi bir yapı yok. Arada yaklaşık 20 metre mesafe var. Bu mesafeden bir yapının zarar görmesi mümkün mü? Aynı bölgede başka yapılar yapılırken zarar görmüyor da burada neden zarar göreceği söyleniyor, bu anlaşılır gibi değil. Bu gerekçelerle bölge rezerv alanına da dahil edilmedi. Daha önce 2 kez talepte bulunduk. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a da ilettik. Kendisi de ‘Vatandaş 2 yıldır mağdur, bu işi hızlandırın’ talimatı verdi. Ancak bir süre sonra ‘Bu alan kapsam dışı, yapılamıyor’ denildi. Bu durumun Bakan’ın bilgisi dışında geliştiği düşünülüyor” şeklinde konuştu.

“İŞ YERLERİ OLANLAR DA MAĞDUR DURUMDA”

İş yeri olanların da mağdur olduğunu kaydeden Türkoğlu, “Burada kimse kendisi için ayrıcalık istemiyor. Talep edilen şey, vatandaşın mağduriyetinin giderilmesi. İnsanlar büyük maddi kayıplar yaşıyor. Yılların birikimi gidiyor. Bu insanlar orada yüz yıllık bir kültürün parçası. Ataları orada yaşamış, kendileri orada büyümüş. Doğal olarak yerlerini terk etmek istemiyorlar. İş yerleri olanlar da mağdur durumda. Başka bölgelerde verilen dükkânların değeri aynı değil. 5-10 dükkânın değeri bir olmuyor. Bu da ayrı bir mağduriyet oluşturuyor. Yetkililerden beklentimiz, bir an önce bu soruna çözüm bulunması ve sürecin önünün açılmasıdır. Bu talep sadece bir kişinin değil, tüm vatandaşların talebidir. Burada yaşanan acı, hepimizin ortak acısıdır” ifadelerine yer verdi.

SİNEM HATUN DAVUT