Malatya Ticaret Borsası tarafından Malatya’nın 2024 yılı kayısı ve çekirdek ihracatı ile 205 yıl hedefleri hakkında bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamada kayısıyı bekleyen tehlike ve tehditlere karşı alınması gereken önemlere ilişkin de değerlendirmelerde bulunuldu.
Malatya’nın birinci gündem maddesinin deprem olduğuna vurgu yapan Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, ‘Asrın Felaketi’ başta olmak üzere bütn zorluklara rağmen Malatya’da kayısı ihracatının kesintiye uğramadığının altını çizdi.
“KAYISI ÜSTÜNE DÜŞENİ YAPTI”
Kayısının ihracat noktasında 2024 yılında üzerine düşen görevi yerine getirdiğini söyleyen Özcan, “2025 yılının hem ülkemiz için hem de şehrimiz için hayırlar getirmesini temenni ediyorum. 2024 yılını geride bıraktık, her yıl düzenli olarak şehrimizde en önemli ihracat geliri elde ettiğimiz kalem olan kuru kayısıyla ilgili sizleri bilgilendirmek istiyoruz. Şehrin birinci gündem maddesi 6 Şubat 2023 yılında yaşadığımız büyük deprem. Şehirde bir taraftan fiziki olarak iyileşme emareleri ortaya çıkarken bir taraftan da hayat devam ediyor. Kayısı şehrin sosyolojik ve ekonomik anlamda da en önemli tarım ürünü. Kayısı yine 2024 yılında bize göre gerçekten üstüne düşeni yaptı. Belki Malatyalıların en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde, bütün olumsuzluklara, zorluklara ve sıkıntılara rağmen kayısı ihracatı depremin gerçekleştiği ay dahil olmak üzere yani 23 aydır aralıksız devam ediyor. Muhakkak ki bizim de ‘Şu olsaydı daha iyi olurdu’ dediğimiz noktalar mevcut ama dünyadaki sıcak ve soğuk savaşların herkes farkında. Dolayısıyla bir tarım ürünü dünyadaki bütün olumsuzluklardan ihracat anlamında etkilenebiliyor. Rusya-Ukrayna Harbinden tutun Suriye'deki gelişmelere kadar ve bu aralıklarda da dünyada gelişen ekonomik dalgalanmalar ve krizlere rağmen kayısı gerçekten ülke ve bölge açısından gerçekten yüzleri güldürecek rakamlarla 2024 yılını geride bıraktı” şeklinde konuştu.
“MALATYA DEPREMDE ÇOK AĞIR HASAR ALDI”
2024 yılında toplam 76 bin 926 ton kuru kayısı ihracatı gerçekleştirdiklerini dile getiren Özcan, “2024 yılı aralık ayı ihracatımız 8 bin 565 ton olarak gerçekleştirildi. Geçtiğimiz yıl ile kıyasladığımızda bu yıl geçen yıla oranla yaklaşık bin 500 ton fazla ihracat gerçekleştirdik. Bunun karşılığında da 39 milyon 427 bin dolar gelir elde ettik. Son 5 aylık süreye baktığımız zaman 1 Ağustos 2024 yılından bu yana her ay ortalama 2 bin ton daha fazla ihracat gerçekleştirdik. Bu 5 aylık sürede geçen yıla göre 10 bin ton daha fazla ihracat gerçekleştirdik. 2024 yılında toplam 76 bin 926 ton kuru kayısı ihracatı gerçekleştirdik. Bunun karşılığında da hem ülke ekonomisine hem de bölge ve il ekonomisine 410 milyon 891 bin dolar gelir sağladık. Geçen yıl gerçekleştirdiğimiz ihracat 70 bin tondu ve elde ettiğimiz gelir 400 milyon dolar civarında bir rakamdı, hem miktar olarak bir artış söz konusu hem de gelir olarak kısmı bir artış söz konusu. Malatya depremde çok ağır hasar aldı. Ciddi anlamda insan iş gücü ihtiyacı duyduk. İşletmelerimiz çok düşük kapasitelerle çalışma zorunda kalmasına rağmen birçok ülkeye ambargo kararı alınmasına rağmen birçok ülkede ekonomik krizlere, sıcak ve soğuk savaşların yoğun olduğu şartlara rağmen kayısı üstüne çok önemli bir sorumluluk aldı ve şehrin geleceği açısından da çok önemli bir görev üstlenmiş oldu ve bunu da yerine getirdi” ifadelerine yer verdi.
“HEDEFİMİZİ 750 MİLYON DOLAR OLARAK GÜNCELLEDİK”
Hedeflerini her dönem güncellediklerini kaydeden Özcan, “500 milyon dolar genel anlamdaki hedefimizi 2025 yılında 750 milyon dolar olarak güncelledik. Bu hedeflerimizi yakalamak üzere yoğun bir mücadele veriyoruz. Buradan özellikle bu ürünün üretimini gerçekleştiren, bütün zorluk ve sıkıntılarla bu noktaya getirip ihracata hazır hale dönüştüren bütün üreticilerimize buradan sonsuz teşekkürler ediyoruz. Ama bu ürünü bütün olumsuzluklara, bütün sıkıntılara rağmen dünyanın dört bir yanına ihracatını gerçekleştiren ihracatçılarımıza, tacirlerimize ve tüccarlarımıza da çok teşekkür ediyoruz. Sadece kuru kayısı ihracatıyla değil, son zamanlarda kayısıdan elde ettiğimiz çekirdek ihracatıyla da Malatya Türkiye'nin gündeminde. Aralık ayı içerisinde 597 ton çekirdek ihracatı gerçekleştirdik ve bununla beraber de 1 milyon 420 bin dolar da gelir elde etmiş olduk. Özellikle çekirdek ihracatında da geçtiğimiz yıllara göre önemli miktarlarda bir artış ve gelir söz konusu. 2024 yılında 4 bin 931 ton çekirdek ihracatı gerçekleştirdik. Bunun karşılığında da 14 milyon 306 bin dolar da gelir elde etmiş olduk. Hem yaş kayısı ihracatından elde ettiğimiz gelir bir taraftan çekirdek içi ve kabuğundan elde ettiğimiz gelir ve iç piyasada özellikle Türkiye sınırları içerisinde iç tüketim diye adlandırdığımız alanda elde ettiğimiz gelirle beraber 500 milyon dolar hedefimizi yakaladık. Bu yıl 750 milyon dolar gelirle ülkedeki hem kuru meyve ihracatındaki 8,5 milyar dolarlık dilimde en önemli ürün olmayı hem de bölgenin stratejik ve prestij açısından en önemli ili olma özelliğini de yakaladığı ve dünyada marka değerini elinde tuttuğu yıllık ortalama 500 milyon doların üzerinde de her yıl gelir elde edip bölge ekonomisine de ülke ekonomisine de katkı sunduğu bu ürünü yine bütün paydaşlarımızla, ortaklarımızla başta şehrimizin en önemli makamı olan devleti temsil eden Sayın Valimiz Seddar Yavuz ile beraber ve diğer bütün paydaşlarla beraber yoğun bir şekilde bu çalışmalarımızı devam ettireceğiz. 2025 yılından çok daha umutluyuz. İhracat rakamlarımızın da giderek artacağını tahmin ediyoruz. Dünyada birçok üründe çok değişik hastalıklar ve sıkıntılarla ilgili gelişmeler var. Ama Malatya kayısısı bu gelişmelerin çok dışında yoğun bir şekilde ihracata devam ediyor ve dünyanın dört bir yanındaki tüketicinin damak tadına dokunarak hem sağlık açısından hem beslenme açısından hem de bir prestij ürünü olarak önemini korumaya devam ediyor” söyleminde bulundu.
“2 DEPOMUZDA 15 BİN TON KAYISI İŞLEM GÖRDÜ”
Lisanslı depolar hakkında da bir değerlendirmede bulunan Özcan, “2020 yılında Malatya'da kuru kayısı lisanslı depoculuğun ilk hayata geçirildiği dönem başladı ve bununla beraber hemen akabinde de IPARD'dan, Avrupa Birliği, Büyükşehir Belediyemiz ve Ticaret Borsası ikinci bir lisanslı depo hayata geçirdi ve toplamda 5 bin artı 6 bin ton kapasitesiyle toplam 11 bin ton kapasiteli 2 tane lisanslı depo Malatya'da şu anda hizmet veriyor. Bu süre içerisinde Malatya'daki lisanslı depolarımızda sadece birinci organize sanayi bölgemizdeki depomuzda toplam 8 bin 195 ton kayısı işlem gördü. Bazen ‘Depolar ne işe yarıyor?’ diye serzenişte bulunanlar olabilir ama şunu da görmeliler ki sadece bir depoda 8 bin 195 ton kayısı işlem gördü. Toplam her 2 depomuzda yaklaşık 15 bin ton kayısı işlem gördü. 2024 yılında Toprak Mahsulleri Ofisi ürüne müdahale alım kararı aldı ve bu kararla da aslında devletin ve Toprak Mahsulleri Ofisi’nin kayısıya ne kadar önem verdiğini kayısıyı ne kadar önemsediğini bir kez daha ortaya çıkarmış oldu. Buradan da başta Sayın Cumhurbaşkanımıza, Tarım Bakanımıza ve özellikle Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürümüz Sayın Ahmet Güldal'a teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
“KISMEN BİR GERİLEME SÖZ KONUSU OLABİLİR”
2024 yılının son çeyreğinde Amerika'ya 5 bin tonun üzerinde kayısı ihracatı gerçekleştirildiğini belirten Özcan, “Kayısıda en önemli alıcılarımızın başında Amerika Birleşik Devletleri geliyor. Amerika bu konudaki liderliğini koruyor. Son 10 yılın ortalamalarına baktığımız zaman Amerika bizim en önemli alıcılarımızın başında geliyor. 2024 yılının son çeyreğine baktığımız zaman 5 aylık süre içerisinde Amerika'ya 5 bin tonun üzerinde ihracat gerçekleştirdik. Geçen yıl 9 bin tonda kalmıştık. Ama bu yıl özellikle sezon diye adlandırdığımız 1 Ağustos 2024 tarihinden 1 Ağustos 2025 tarihine kadar 13 bin tonları tekrar Amerika'da yakalayacağımızı tahmin ediyoruz. Avrupa'ya olan ihracatımız rutin devam ediyor. Fransa, Almanya en önemli alıcılarımızın başında geliyor. Avrupa'nın dışında da dünyada Brezilya, Hindistan özellikle Orta Doğu'da ihracatta kısmen bir gerileme söz konusu olabilir. O da İsrail'in bölgede uygulamış olduğu yersiz ve anlamsız insanlık dışı bu uygulamaları bölgedeki ticareti de geriletiyor. Ama Türkiye özellikle bölgede hem kuru meyve ihracatında hem de diğer anlamda her yıl hedef büyütüyor ve bu yıl da 260 milyar doların üzerinde bir ihracat gerçekleşmiş oldu. Amerika her anlamda bizim de en önemli alıcılarımızın başında geliyor” dedi.
“ÜRETİM MALİYETİ KRİZİ YAŞIYORUZ”
Son olarak Malatya kayısısının kalite noktasında rakibinin olmadığını söyleyen Özcan, “Malatya kayısısına dışarıdan müdahale edildiği, kayısı getirildiği yönünde çok gereksiz tartışmalar yaşandı. Ama uzun zamandır da şunu ifade ediyoruz, kayısı kalite olarak rakipsizdir. Dünyanın birçok bölgesinde kayısı yetişiyor. Dünyada yılda 5 milyon ton yaş kayısı üretiliyor. Ama dünyada yılda ortalama elde edilen kuru kayısının son verilere göre yaklaşık yüzde 75’ini Türkiye ve Malatya üretimini gerçekleştiriyor. Kayısının kalitede rakibi yok. Ancak kayısının fiyatlandırmada rakibi var artık. Bunu kabul etmek zorundayız ve bütün manevralarımızı, bütün kabiliyetlerimizi bu alana yoğunlaştıracağız. Dolayısıyla aslında üretim maliyetlerinin en aza indirgeyecek şekilde gerek tarım il müdürlükleri gerekse diğer anlamdaki herkes mutlaka bu alana yoğunlaşacak. Üretim maliyetleri arttıkça ürünün fiyatı artmak zorunda, ürünün fiyatı da arttıkça ihracattaki tonaj olarak hedeflediğiniz rakamları yakalayamayabiliyorsunuz. Çünkü özellikle Orta Asya'da Fergana Vadisi dediğimiz 22 bin kilometrelik alanda önemli miktarda bir kayısı üretimi gerçekleşiyor. Bu özellikle kendisine yakın, sınır olan bölgeleri çok etkiliyor. Rusya, Azerbaycan, Çin gibi bölgeler kişi başına milli geliri düşük olan ülkeler bu bölgelere yoğunlaşabiliyor. Dolayısıyla burada üretimde kaliteyi her seferinde artırmaya da devam ederken ama üretimde de maliyetleri aşağı çekmek için de her anlamda mutlaka çalışmalar yapmalıyız” şeklinde konuştu.
“ÜRETİCİ ÖZELLİKLE BU ALANDA DESTEKLEMELİ”
Özcan, tarımda son yıllarda ciddi anlamda bir üretim maliyeti krizi yaşandığını belirterek, “Hayvancılıkta da bunu yaşıyoruz. Mutlaka üreticiyi her açıdan destekleyici birtakım alanlar açmak gerekiyor. Üreticiyi yalnız bırakmamak gerekiyor. Üretici bu ürünü üretmekten yorulmamalı. Üretim maliyetleri üreticiyi bu anlamda yormamalı. Çünkü üretici mutlaka önemli miktarda bir ekonomik gelir elde etme hedefiyle bu alana yoğunlaşıyor ve dolayısıyla burada da bizim özellikle devletimiz tarımdaki politikalarını her dönem güncellerken üretim maliyetlerindeki artışları dikkate alarak özellikle üreticiyi bu alanda desteklemelidir. Bunun dışında özellikle bu ürünün ihracatını da gerçekleştiren ihracatçılar da bu alanda desteklenmelidir. Mutlaka paraya ulaşımları çok daha kolaylaştırılmalıdır. Mutlaka ihracatçıların yurt dışında gümrüklerde karşılaştıkları problemler absorbe edilmeli. Yurt dışında özellikle ticari ataşelerin, büyükelçiliklerin o ülkelerde sıkılaştırılmış yasaları kayısıyla ilgili özellikle ithalat yapmak isteyen ülkelerde lobi faaliyetleri göstermeliyiz ki biz bugünkü rakipsizliğimizi mutlaka sürdürebilelim. Yeni pazarlara ihtiyacımız var. Bu yeni pazarların özellikle devreye girmesinde de diplomatik önemli çalışmalar da gerekiyor. Bu sadece fuarlara katılarak veyahut portföyünüzdeki sürekli mevcut ithalatçıyı taciz ederek burada sonuca gidemiyorsunuz. Dolayısıyla burada aslında topyekun bir seferberliğe ihtiyacımız var. Yerelde üreticiden tutun siyasi aktörlere kadar o aradaki bütün paydaşların topyekun bir seferberlikle yeni pazar arama hedefini ortaya koyarak devam etmeli. Biz Ticaret Borsası olarak burada bu hedefler çerçevesinde elimizden geleni yapmaya hazırız” açıklamasında bulundu.
muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ
