Ülkeyi hem ekonomik anlamda hem de canlı hayvan sağlığı anlamında zor bir döneme sürükleyen şap hastalığına yönelik Malatya Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Ekrem Ayaz çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“AŞI YOKTU, KARANTİNA UYGULANDI”

Açıklamasında hastalık hakkında bir takım bilgilendirmelerde bulunan Ekrem Ayaz,

“Şap hastalığı viral bir hastalık. Oldukça hızlı yayılan özellikle genç hayvanlarda ölümle seyreden büyük ekonomik kayıplara sebep olan hem et veriminde hem de süt veriminde gebe hayvanlarda yavru atımıyla karakterize bir hastalık. Son dönemlerde ülkemizde görülen şap hastalığının da farklı bir tipi çıkmıştı SAT-1 diye. Daha önce ülkemizde görülmüyordu, onun için aşı yoktu, o tipe karşı. Şap hastalığın 7 tane serotipi var. O serotipte kendi alt tipleri var. Yani yaklaşık 70 farklı virüsle karşı karşıya kalıyorsunuz. Tek bir familya olsa bile değişkenlik gösteriyor. Onun için bu dönem aşı da yoktu, 1-2 aylık karantina tüm ülkede uygulandı”

ifadelerine yer verdi.

“ÇOK ŞİDDETLİ SEYRETTİ”

Aşılamada yüzde 80 oranının yakalandığını ve bu durum karşısında karantinanın kalktığını ifade eden Ekrem Ayaz,

“Özellikle ilk hastalığın çıktığı bölgelerde aşılama çalışmalarına başlandı.  Yüzde 80 oranında hayvanlarda aşılama yapılınca tekrar karantina tedbirlerini ortadan kaldırdılar ama bu dönemde aşı karşıtları da vardı maalesef sosyal medyada yalan haberlere itibar eden vatandaşlar aşı yapmadılar. Aşı yapmayınca hastalık hızı yayıldı. Öncelikten yapılan aşıya karşı da antikor seviyesi vardı ama bu yeni tipe karşı herhangi bir antikor da yoktu. Onun için çok şiddetli seyretti. Özellikle dişi hayvanlarda, memelerde enfeksiyon oluşturdu. O da süt veriminde kayıplara ya da memenin körleşmesine bağlı olarak hayvanın damızlıktan çıkarılmasına sebep oldu. Gebe hayvanlarda yavru atımlarla karakterize oldu”

şeklinde konuştu.

“EN ÖNEMLİ TEDBİR AŞIYDI”

Şap hastalığında en önemli tedbirin aşılama olduğunu ifade eden Ekrem Ayaz, “Yani bütün Türkiye'de olduğu gibi ilimizde de maalesef dönem dönem karşılaştık, bazı odaklar çıktı. En önemli tedbir aşıydı dediğim gibi. Hastalık çıktıktan sonra aşı çıkarma çalışmaları uzun sürdü, yani 2-2,5 ay kadar. Çıkan aşı da öncelikle hastalığın çıktığı bölgelere nakledildi” sözlerini kullandı.

“SADECE HAYVAN PAZARLARINI KAPATMAKLA KARANTİNA SAĞLANMIYOR”

Kentte karantina sürecinin bitmesinden sonra hastalıkla karşılaşıldığının altını çizen Ekrem Ayaz,

“Bizim ilimizde de karantina tedbirleri ortadan kalktıktan sonra hastalığı görmeye başladık. Yani bizim en büyük kaybımız oydu aslında, öncesinde yoktu çünkü. Karantina tedbirleri tam anlamıyla uygulanamadı. Sadece hayvan pazarlarını kapatmakla karantina sağlanmıyor. İşletmelere giriş çıkışların da kontrol altına alınması gerekiyor. Hasta hayvan sahibinin veya işletmeye giren herhangi bir arabanın bile dezenfeksiyonunun yapılması gerekiyor. Çünkü hastalık öyle bir şey ki bizdeki pandemi süreci gibi düşünün. Biz de bir dönem pandemiden geçtik. Aynı karantina tedbirleri hayvanlar için uygulanması gerekiyordu. Sıkı tedbirler gerekiyordu. Her ne kadar hayvan pazarları kapatılsa da hayvan sevkiyatları bir şekilde illegal olarak da devam ediyordu. Hayvan sevkiyatı olmasa bile işletmelere giren yem arabasıydı, saman arabasıydı, sütçülerdi, sürekli dolaştıkları zaman hastalığı taşıyabilme olasılıkları vardı”

diye konuştu.

“VERİMDE KAYBA SEBEP OLDU”

Son olarak şap hastalığının kentte getirdiği olumsuzluklar için de değerlendirmelerde bulunan Ekrem Ayaz,  şöyle konuştu:

“Büyük işletmelerde özellikle besi işletmelerinde hastalık görülmesiyle ya da çevre işletmelerde hastalık belirtileri ortaya çıkınca daha besi performansını tamamlamış hayvanları bir an önce kesime sevk ettiler. Normalde işte karkas ağırlığı 450-500 kilo gelecek hayvanı 250-300 kilo ile kestik. Bu verimde kayba sebep oldu. Süt işletmelerinde hastalığa yakalanan hayvanların sütlerinde inanılmaz derecede azalmalar oluyor ya da damızlık hayvanlarda döl kayıplarına sebep oluyor. Yavru atımlarına sebep oluyor. Bu da ekonomik kayıpları önüne getiriyor.”

Muhabir: HANİFE SARI