7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin ardından Malatya’nın ihya ve inşası devam ederken birtakım sorunlar da gündeme gelmeye devam ediyor. Bazı sorunlar çözüme kavuşturulmuş olsa da son günlerde ortaya atılan bir iddia, kamuoyunda büyük bir tepki yarattı ve adeta "Bu kadarına da pes artık!" dedirtti. Yeşilyurt ilçesine bağlı İkizce Mahallesi’nde yaşayan vatandaşlar, tapulu arazilerine kamulaştırma yapılmadan el konulduğunu iddia etti. Bu duruma tepki gösteren İkizceliler, dün bir araya gelerek bir basın açıklaması düzenlediler.

İkizceliler, arazilerine el konulduğunu hatta e-devlet’ten bile tapu kayıtlarının silindiğini iddia ederken İkizceliler adına konuşan Malatya Barosu avukatlarından Muharrem Gemici, önemli açıklamalarda bulundu.

“ÇALIŞMA YAPILAMAYACAĞINI SÖYLEDİK”

“Bizler Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde yer alan İkizce bölgesi sakinleriyiz” diyen Avukat Gemici, şunları kaydetti:

“Bu süreçte ülkemiz, yerelde de şehrimiz çok büyük sıkıntılar yaşadı. Köylülerimiz her şeyden önce bir depremzededir. Bu anlamda köylülerimize en azından pozitif bir ayrımcılık yapılması gerekiyor. Haklarımızın korunması gerekirken, en azından bizler devletimizden bunu beklerken maalesef süreçte çok ciddi sıkıntılarla boğuşuyoruz. Devletimiz bu süreçte bölgemizi iskân alanı olarak ilan etti. Bölgede yaşayan insanlar da depremler nedeniyle çok ciddi mağduriyetler yaşadılar. Bölge her şeyden önce bir tarım alanıydı. Zemin konusunda ciddi bir etüt çalışması yapılmadan maalesef bölgede bir konut alanı planlandı. Bu süreçte bizler buraya çalışma yapılamayacağını söyledik. Malatya 6 Şubat’tan bu yana Türkiye’mizde ciddi oranda sarsıntı geçiren bir şehirlerden birisi. İkizce Bölgesi de tamamıyla deprem üreten merkezler arasında yer alıyor. Biz buranın korunmasını istedik. Burası tarım alanıydı ve özellikle tarım alanı olarak kalması gerekiyordu. Çünkü geçmişe yönelik bir deneyimimiz vardı. Bostanbaşı yöremiz tarım arazisi olduğu için depremde tamamıyla yıkılmış bir vaziyette. Burası konut alanı olunca ilk etapta buna karşı çıktık. Burasının olamayacağını söyledik. Bu süreçte muhatap bulamadık. Şu aşamaya kadar yaklaşık 10 adet konut yapımı planlanmış durumda.”

“BİZİM KURUMLARIMIZDAN BİR İSTİRHAMIMIZ VAR”

Bir gecede tapulu arazilere el konulduğunu ileri süren Avukat Gemici, “Geçen hafta Perşembe günü itibariyle bu sefer de ‘Acele kamulaştırma, kamulaştırma’ diyemiyoruz, keza el atma usulüyle karşı karşıya kaldık. Ve bir gecede insanımız mağdur edildi. Yaklaşık 68 parsele, özel mülkiyete, tapulu tarım arazilerimize bir gecede el konuldu. Bu aşamada herhangi bir işlem yapılamıyor. Bu konuda bize herhangi bir bilgi verilmediği için oradaki vatandaşlarımız bu konudan dolayı oldukça mağdurlar. Hâlbuki alternatif güzergahlar, alanlar vardı. İkizce yöremiz bu kapsamda geçmişi çok daha geriye giden bir yöremiz. Orada belirli bir kültürün, ritüellerin de korunması gerekiyordu. Ancak bu süreçte muhatap bulamadığımız için kendimizi dinletemedik. Bizim kurumlarımızdan bir istirhamımız var. Kurumlarımızın bu bölgede yaşayan insanlarımızı muhatap almaları gerekiyor. Zira ciddi anlamda sıkıntılar baş gösteriyor. Bu kararın bir daha gözden geçirilmesini üste makamlardan talep ediyoruz” diye konuştu.

“ÖNCELİK BU ARAZİLER OLMALI”

kamulaştırmasız el atmanın çok daha farklı projelerde uygulanması gereken bir prosedür olduğunu söyleyen Avukat Gemici, “Önce 6306 sayılı Kanun kapsamında arazilere el konuldu, bu kanunun 6A denilen bir maddesi var. Maddeye baktığımızda madde tamamıyla yerinde dönüşümü, kentsel dönüşü öngören bir madde. Bizim bölgeye uygun olmayan bir madde derken, akabinde ikinci mesaj geliyor bu kez de kamulaştırmasız el atma konusunda şerh tapulara işleniyor. Halbuki kamulaştırmasız el atma konusu kamulaştırmaya göre çok daha sıkıntılı bir prosedür.  Bu insanlar bırakın mülkiyet bedeli haklarını almayı, bunu belki 5 yıllık taksitler halinde almak gibi bir durumla karşı karşıya ki kamulaştırmasız el atma da çok daha farklı projelerde uygulanması gereken bir prosedür. Hiç olmaması gerektiği halde yörede maalesef bir gecede uygulandı ve bu şekilde bir mağduriyet vukuu buldu. Yöre insanımız halihazırda İkizce’ye yapılan konutların yeterli olduğunu ve özel mülkiyete girilmemesi gerektiğini düşünüyor. Özel mülkiyetlerini talep ediyorlar. Haliyle bu konu üzerinde durmak gerekiyor. Başka hazine arazileri var. Öncelik bu araziler olmalı” iddialarına yer verdi.  

 

muhabir: HÜSEYİN KOCAMAN