3K Kale Kadın Kooperatifi Başkanı Hatice Kübra Bölükbaşıoğlu, son üç yıldır istenilen verimin alınamadığını belirtti. Bölükbaşıoğlu,
“Kale nemli bir bölge olduğu için artık kayısı şansı kalmadı. Çilek alternatif ve gerçekten güzel bir gelir kaynağı oldu. Tabii bu sene zirai dondan çok etkilenmedik. Kayısı etkilendi ancak çilek çok zarar görmedi. Bu yıl bahar aylarında çilekten güzel bir verim aldık. Ancak soğuğu seven bir bitki olan çilekler yaz sıcağında iki aylık bir uykuya geçti. Aşırı sıcaklar maalesef verimi düşürdü. Artık sonbaharda yeniden verim almayı umuyoruz”
dedi.
Bölükbaşıoğlu, 5 yıl önce kadın istihdamını artırmak ve ev hanımlarına gelir kapısı oluşturmak amacıyla kurdukları kooperatifin 30 dekarlık alanda başladığı çilek üretimini her yıl artırdığını ifade etti. Ancak değişen iklim koşullarının meyve ve sebze üretimi üzerinde ciddi olumsuz etkiler yarattığını vurguladı.
KALE’DE ALTERNATİF OLARAK ÇİLEK ÜRETİMİ ÇOĞALMAYA BAŞLADI
İhracat, kozmetik sektöründe kullanma, reçel ve marmelat gibi katma değer yaratacak üretime yöneldiklerini aktaran Bölükbaşıoğlu,
“Kale’de alternatif olarak çilek üretimi çoğalmaya başladı. Çünkü kayısıdan 3 yıldır istenilen verim alınmıyor. Yavaş yavaş insanlar kayısı alanlarını azaltmaya başladı. Çilek için alan açmaya başladılar. Bizler burada imalat kurmaya başladık. Şu anda kaynatma kazanı ve yıkama ünitemiz var. Kale’de çilek ekimi çok arttı. Bizim bu adımı atmamızla birlikte buradaki birçok insanın ilgisini çekti. Yani kayısıdan çok kazanıyor olmamız, birçok kişiyi bu sektöre itti. Yılda 60-70 tona kadar bir getirimimiz oluyor. Hanımlar için ve bizler için güzel bir şey ama biz de tabii ki katma değeri olan şeyi üretmek istiyorduk. Önce reçelle başlayıp sonra da kurutması. Bunu çoğaltmamız gerekiyor. 30 dekarlık bir alanda bunu başarmak pek mümkün değil. Şu anda tekrardan 50 dekarlık bir alana dikeceğiz. Bunu da çoğaltacağız. Aslında biz bu yola başlarken ihracat yapmak istedik. Şoklayıp, dondurup yurt dışına göndermek istedik ama o kadar çok talep var ki şu anda belki 700-800 kilo kadar sofralık siparişimiz var. Hanımlar sabah topluyor, hemen taze taze sipariş verilen yerlere gönderiyoruz. Hiçbirinde çürük ya da en ufak bir tat bozukluğu yoktur. Ve organik besliyoruz. Organik de beslediğimiz için tadı, dayanıklılık oranı çok fazla. Amacımız ihracattı ancak sofralığa yetişemedik”
şeklinde konuştu.

SIFIR ATIK DENDİĞİNDE BİLE ÇİLEK AKLA GELİR
Çileğin insan sağlığına faydalı antioksidanlar içerdiğini ve sıfır atıkla çevre dostu bir ürün olduğuna da dikkat çeken Bölükbaşıoğlu,
“Sıfır atık dendiğinde bile çilek akla gelir. Çünkü yaprağın antioksidan özelliği var. Vücudu yenileme, cilt bakımından çok çok faydalıdır”
dedi.
Muhabir: SİNEM HATUN DAVUT
