Sonmanşet gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un moderatörlüğünde gerçekleşen ve BUSABAH TV Youtube kanalında yayınlanan “Haftanın Nabzı” programının konuğu olan İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kazım Türk, güçlendirilmiş binalara yönelik önemli açıklamalarda bulundu.
Prof. Dr. Türk, 6 Şubat depremleri gibi büyük sarsıntıları hasarsız veya az hasarlı atlatan binaların yeni depremlere karşı önemli bir performans gösterdiğini belirtti. Güçlendirme uygulamalarının bilimsel esaslara dayandığını ifade eden Türk, denetim sürecinin çok aşamalı yürütüldüğünü söyledi. Ayrıca bina güvenliği konusunda tereddüt yaşayan vatandaşların üniversitelerden teknik rapor hizmeti alabileceğini kaydetti.

“GÜÇLENDİRİLMİŞ BİNAYA GÜVENMEMİZ LAZIM”
Güçlendirme çalışmalarının bilimsel temellere dayandığını belirten Prof. Dr. Kazım Türk, “Güçlendirilmiş binaya inanmamız lazım. Ona inanmasak bilime inanmamış oluruz. Çünkü inşaat mühendisliğinin alt bilim dallarından biri de güçlendirmedir” ifadelerine yer verdi.
Güçlendirme projelerinin ciddi bir denetim sürecinden geçtiğini ifade eden Kazım Türk, “O projenin onayı bir üniversite hocası tarafından yapılıyor. Uygulaması yapı denetim firması, belediye ve çevre şehircilik tarafından kontrol ediliyor. Her aşaması ciddi şekilde denetleniyor. Dolayısıyla güçlendirilen binaya güvenilmesi lazım” diye konuştu.
Güçlendirilmiş bir binanın can güvenliği sağladığını vurgulayan Türk, “Güçlendirilen bir bina depremde göçmeye uğramaz. Ağır hasar alabilir ama kesinlikle can güvenliğini sağlar. Çünkü son yönetmeliğe göre güçlendiriliyor. Perdeler atılıyor, kolonlar mantolanıyor, gerekirse zemin ıslahı yapılıyor” ifadelerini kullandı.
İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kazım Türk, 2020 Elazığ depreminde orta hasarlı bir karakolun güçlendirme sonrası 6 Şubat depremlerini hasarsız atlattığını belirterek, “Güçlendirilen okullarımız ve hastanelerimiz de hasarsız atlattı. Bu asırda bilimin önemli olduğu bir dönemde güçlendirilmiş binaya güvenmemek bilime güvenmemektir” dedi.
“40-50 YILLIK BİNA 100 YIL DA HİZMET EDEBİLİR”
30-40 yıllık bazı binaların neden yıkılmadığına ilişkin değerlendirmede bulunan Türk, “Bunun birkaç nedeni olabilir. Öncelikle sağlam bir zeminde olabilir. Projesi doğru olabilir, yeterince kolon içeriyor olabilir” diye konuştu.
Prof. Dr. Kazım Türk, beton ve donatı kalitesinin önemine dikkat çekerek, “Eğer bir binanın demirlerinde paslanma yoksa, beton geçirimsizse ve donatı suyla temas etmemişse o bina minimum 50 yıl hizmet eder. Ama beton düzgün yapılmışsa 100 yıl da hizmet edebilir, 150 yıl da hizmet edebilir. Bu doğru tasarlanmasıyla alakalıdır” şeklinde konuştu.
“ÜNİVERSİTELERDEN RAPOR ALINABİLİR”
Bina sağlamlığından şüphe duyan vatandaşların başvurabileceği kurumlara da değinen Türk, “Kesinlikle üniversitelerin mühendislik fakültelerinin inşaat mühendisliği bölümlerinden bu hizmet alınabilir. Hoca gider inceler, rapor hazırlar, imzalar ve kaşeler. Bu belgeye dayalı olur” dedi.
Bu hizmetin döner sermaye kapsamında ücretli verildiğini belirten Türk, “Üniversitelerin döner sermayeleri var. Birim fiyatları senato belirliyor. Hoca da devlet memuru olarak bu hizmeti veriyor. Ücretsiz olması zaten mümkün değil” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Türk, vatandaşların önyargıyla hareket etmemesi gerektiğini belirterek, “Güçlendirilmiş bina istemiyorum demek yanlış. Eğer tereddüt varsa bir uzmana gidip projeye baktırılabilir” diyerek sözlerini tamamladı.
Muhabir: TÜRKAN YILDIZ KAYA
