Asıl adı Kheibar veya Khorramshahr-4 olan Hayber füzesi, İran’ın tamamen yerli imkânlarla geliştirdiği yeni nesil balistik füze projelerinin en dikkat çekici örneklerinden biri. Adını, İslam tarihinde stratejik öneme sahip Hayber Kalesi kuşatmasından alan bu füze sistemi, İran’ın savunma ve caydırıcılık kapasitesini artırma hedefinin bir yansıması olarak görülüyor. Füze, İslam Devrimi’nin 44. yıl dönümünde resmi olarak tanıtılarak ülkenin askeri vitrini arasında yerini aldı.

TEKNİK ÖZELLİKLERİ

Hayber füzesi, sahip olduğu gelişmiş teknik özellikleriyle İran’ın füze teknolojisindeki en güçlü silahlarından biri konumunda:

Menzil: Yaklaşık 2.000 kilometre

Savaş Başlığı Kapasitesi: 1.500 kilogram

Hedef Hassasiyeti: Modern güdüm ve gelişmiş navigasyon sistemleriyle yüksek isabet kabiliyeti

Yakıt Sistemi: Sıvı yakıt teknolojisi

Mobilite: Taşınabilir rampa sistemleriyle hızlı konuşlandırma ve hareket kabiliyeti

BÖLGESEL VE KÜRESEL TEHDİT POTANSİYELİ

Hayber füzesi, sahip olduğu 2 bin kilometrelik menzil ile Ortadoğu’daki pek çok ülkeyi doğrudan hedef alabilecek kapasitede. Savaş başlığı taşıma gücü sayesinde geleneksel, kimyasal ya da nükleer başlık taşıma ihtimali de barındırması, bu füzeyi sadece bölgesel değil, uluslararası güvenlik açısından da kritik hale getiriyor.

Askeri analistlere göre, Hayber yalnızca stratejik merkezleri değil, aynı zamanda askeri üsler, altyapı tesisleri ve hava savunma sistemlerini hedef alma yeteneğine sahip. Taşınabilir rampalarla fırlatılabilmesi ise İran’a ani ve mobil saldırı kabiliyeti kazandırıyor.

GÖZLER İRAN’IN FÜZE PROGRAMINDA

ABD ve İsrail başta olmak üzere pek çok ülke, İran’ın füze programını uzun süredir yakından izliyor. Hayber’in geliştirilmesi ve aktif envantere alınması, bölgedeki askeri dengeleri yeniden tartışmaya açtı. Uzmanlar, bu füzenin ilerleyen dönemde olası çatışma senaryolarında kritik rol oynayabileceği uyarısında bulunuyor.  (Haber Merkezi)