Türkiye’nin en önemli 10 hanından birisi olan Taşhan, Malatya’nın Hekimhan ilçesinde bulunuyor. Selçuk dönemine ait olan bu tarihi yapı, tüm ihtişamıyla asırlara meydan okuyor. “Asrın felaketi”ne de direnerek hasar almayan bu tarihi eser, hala halkın hizmetinde olmaya devam ediyor.
Hekimhan'ın da geçmişinden de anlaşılacağı üzere, bir ulaşım ağının içerisinde bulunmasından dolayı, uygun şartlara sahip bir konaklama bölgesi olarak tespit edilmesi ve revize edildikten sonra, meskun mahal olması fikri ve kuruluşu; Köprülü zamanında yapılan ve tüm Anadolu'yu kapsayan bu revizyon sürecine rastlar. Buna ek olarak bir rivayete göre de Taşhan'daki bu revizyon IV. Mehmet'in Bağdat seferi sırasında yaptırdığı yol üzerinde olmasından kaynaklanmaktadır. Malazgirt Zaferi'yle birlikte, Danişmentliler’den sonra Malatya'yı yurt edinen Selçuklular dönemi Malatya'nın altın çağı olmuştur. Şehir, mimarî eserlerle süslenmiş, halkın yüzü gülmüş, birçok bilgin Malatya'ya gelip yerleşmiştir. Bugün Malatya çevresindeki birçok eser, bu devrin bize kadar gelebilen armağanlarıdır.

SÜRYANİ DİLİNDE YAZILMIŞ OLAN KİTABESİ VAR
Asırlara meydan okuyarak günümüze kadar ayakta kalmayı başaran Taşhan, iki bölüm halinde inşa ettirilmiş birinci bölümde, yapılan kısmın giriş kapısı üzerinde sol yanı Ermeni, orta kısmı Selçuk, sağ tarafı Süryani dilinde yazılmış olan kitabesi vardır. Selçuklu sülüsü ile yazılan kitabede Arapça yazılmış olan tarih H. 615 (M. 1218)’dir. Kitabede adı geçen Selçuklu Sultanı I. İzzettin Keykâvus’dur (1210 - 1219). II. Kılıçaslan’ın torunu, I. Gıyasettin Keyhüsrev’in oğlu olup, tahta çıkmadan evvel Malatya Valisi olarak görev yapmıştır. Hana ismini veren ve hanı yaptıran, Ebusalim Bin Ebu-l Hasan Ela - Şamas El Hekim, El Malati, devrinin meşhur doktorlarındandır ve daha sonra da onun hekimliğine vurgu yapılarak yapıya halk arasında 'Han-ı Hekim' yani Hekimin Hanı denilmeye başlanmıştır.

HER ODASINDA OCAK BULUNUYOR
Hanın ikinci kısmının inşa kitabesi üzerinde Alaaddin Keykubat (1219 - 1237) devrinde yapılan avlulu kısmın inşa kitabesidir. Üçüncü kitabe Osmanlı Devrindeki tamir kitabesidir. H. 1071 (M. 1661) senesinin eylül ayına ve IV. Avcı Sultan Mehmet’in saltanat yıllarına rastlar. Hekimhan Taşhan planı; önde kare bir avlu, etrafında sıralanan odalar, avlunun arka tarafında dikdörtgen şeklinde ve kendi içinde üç bölüme ayrılan kapalı hol kısmı gelir. Giriş kapısının sağındaki ve solundaki köşe odaları kare planlı ve kendi içinde bölümlere ayrılmış olup, her odada ocak vardır. Yan odaların üzeri kaburgalı beşik tonozludur. Hanın ikinci bölümündeki yanı kapalı hol, üç nef’e ayrılmıştır. Kapalı kısmın batı duvarını destekleyen payandalar vardır. Kapalı holün yan duvarlarında çörtenler mevcuttur. Handa herhangi bir süsleme yoktur. Handaki 3.kitabe Osmanlı devrindeki tamir kitabesidir. Bu kitabe kapalı kısmın, giriş kapısının sivri kısmının üzerindedir. Üzerindeki 1071 Miladi senesinin Muharrem ayı, 1160 senesinin eylül ayına isabet eder. Avlunun çevresindeki bu 2.kısım kitabedeki tarihten de anlaşılacağı üzere, IV. Mehmet'in saltanat yıllarında Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Bu yerler Köprülü Devrinde günümüzdeki hükümet daireleri yerine devlet iaşe konağı olarak kullanılmak üzere inşa edilmiştir. Kaza çevresindeki topraklar da vakıf arazisi olarak ayırtılmıştır. Bu topraklar tapu kayıtlarında bugün bile Köprülü Mehmet Paşa'nın üzerine kayıtlı olarak görülmektedir.

ESKİ MALATYA'DAKİ BÜYÜK HANIN STİLİNDEDİR
Selçuklu sultan hanlarının geleneklerini devam ettiren yapı, önde revaklı kare avlu, avluyu takiben de hol kısmından oluşur. Dikdörtgen planlı ve avlulu, eyvanlı yapı grubundadır. Eski Malatya'daki büyük hanın stilindedir. Taşhan Selçuklu döneminin gelenekselleşmiş, kapalı avlulu hanlarından bir örnektir. Moloz ve kesme taştan yapılan han dikdörtgen planlı avlulu ve kapalı bölümlerden meydana gelmiştir. Duvarlar dışardan payandalarla desteklenmiştir. Hanın giriş kapısında ve içerisinde bezemeye rastlanmamaktadır. Taşhan’ın Doğu’sundaki duvarda, ona bitişik olan Köprülü Hamamı 1660’da yapılmıştır. Ayrıca hanın 50 metre Güneydoğu’sunda da aynı tarihte Köprülü Camisi yapılmıştır. Günümüze kadar birçok tahribata uğrayarak gelen han 2006-2009 yılları arasında Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir.
Muhabir: TAHİR ÖZÇELİK
