Yaz mevsiminin sonlarına yaklaşılırken Malatya’da hummalı bir kış hazırlığı başlıyor. Şehir merkezine bağlı kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşlar, her yıl olduğu gibi bu yıl da salça üretimine büyük önem veriyor. Domatesler yıkanıp, doğranıyor ve ardından büyük kazanlarda saatler süren bir pişirme sürecine alınıyor. Ancak bu, sadece bir kış hazırlığı değil; aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel bir miras.
Yeşiltepe Mahallesi’nde kurulan büyük kazanlar, sabahın erken saatlerinde yakılan odun ateşiyle kaynamaya başlıyor. Mahalle sakinleri, çoğunlukla ailecek bir araya gelerek hem üretimin iş yükünü paylaşıyor hem de bu süreci bir bayram havasına dönüştürüyor. Özellikle kadınların öncülük ettiği salça yapımı, aynı zamanda sosyal bir etkinlik niteliği de taşıyor.
GÜNEŞTE BEKLETİLİYOR
Salça yapımında kullanılan domatesler özenle seçiliyor. Bahçelerde ya da pazarlardan temin edilen doğal domatesler, suyu çekilinceye kadar saatlerce kaynatılıyor. Pişirme işlemi tamamlandıktan sonra salçalar geniş tepsilere serilerek birkaç gün boyunca güneşte bekletiliyor. Bu aşama, salçanın hem kıvamını hem de rengini daha yoğun hale getiriyor. Malatya’da salça yapımı, yalnızca pratik bir ihtiyaç değil; aynı zamanda geçmişle kurulan güçlü bir bağ anlamına geliyor. Yüzyıllardır süregelen bu gelenek, modern yaşamın hızına rağmen halen canlılığını koruyor. Kimi aileler bu geleneği şehir dışındaki çocuklarına da aktarmak için kavanozlar dolusu salça hazırlayıp kışlık kolilere yerleştiriyor.
Son yıllarda artan gıda fiyatları ve katkı maddesi içeren hazır ürünlerin çoğalması, vatandaşları geleneksel yöntemlerle üretime daha fazla yönlendiriyor. Kendi üretimlerini yapan vatandaşlar, hem daha sağlıklı hem de ekonomik bir ürün elde etmiş oluyor. İçeriğinde katkı maddesi bulunmayan bu salçalar, uzun süre bozulmadan kalabiliyor. Kavanozlara konularak serin ve kuru yerlerde muhafaza ediliyor.
KIŞ SOFRALARININ LEZZETİ
Hazırlanan salçalar, özellikle soğuk kış günlerinde sofralara renk ve lezzet katıyor. Tarhana çorbasından kuru fasulyeye, menemen’den sulu yemeklere kadar birçok yemekte bu doğal salçalar kullanılıyor. Ayrıca salçalı ekmek, özellikle çocuklar ve gençler için nostaljik bir atıştırmalık olmaya devam ediyor. Kırsal mahallelerde devam eden bu üretim kültürü, aynı zamanda genç nesillere aktarılarak yaşatılmaya çalışılıyor. Malatya’da başlayan bu üretim telaşı, yalnızca salçayla sınırlı değil. Aynı dönemde erişte, kurutmalık sebzeler, tarhana gibi diğer kışlık gıdalar da hazırlanıyor. Ancak salçanın yeri, hem sofralarda hem de gönüllerde bir başka.
Malatya gibi Anadolu’nun dört bir yanında süren geleneksel gıda üretimi, sadece damakları değil, kalpleri de ısıtmaya devam ediyor. Salça kazanlarının başında bir araya gelen insanlar, geçmişten geleceğe uzanan bir dayanışma örneği sergiliyor.
Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ
