Son aylarda enflasyonda bir düşüş yaşandığı ifade edilirken Malatyalı vatandaşlar bu düşüşün tezgâhlar yansıyıp yansımadığını yorumladılar. Enflasyonda yaşanan düşüş hakkında Malatya Sonmanşet gazetesine konuşan vatandaşlar önemli açıklamalarda bulundular.

Üretim olmadığını müddetçe enflasyonun düşmeyeceğini söyleyen Adil Korkmaz isimli vatandaş,  “Enflasyonu düşüremezler, düşmez. Üretim yoktur, üretim olmadığı müddetçe enflasyon düşmez. Üretimin olmaması da çiftçilerin desteklenmemesi. 20 yıldır çiftçiler destek almıyor. Girdiler çok fazla. Ben çiftçiyim, 150 hanelik köyde bir tek ekin eken benim. Ben de bu sene ekemedim. Ekin makinesi sadece ben de var paslanmış bir şekilde duruyor. Gübre ve mazot fiyatlarının yarı yarıya düşmesi lazım. Çiftçinin kolu kalkmalı. Alın terinin karşılığını almalı. Ben bir fakülte bitirmedim ama çok küçük yaştan beri çiftçilik ile uğraşıyorum. Çiftçi önünü görmedi. Kaldırdığı mahsulün ne kadar gelir getireceğini bilmeli. Avrupa’da devlet üretimi destekliyor, ’Sen üret paraya çevirmesi bize ait’ diyor. 3 yıldır buğday 7-8 liraya verilir mi? Yüzde yüz enflasyon var ama ekin yerinde sayıyor. Mazot geçen yıl 20 liraydı bu yıl 45 lira. 700 liralık gübre bin 200 lira olmuş” şeklinde konuştu.

“BU EKONOMİNİN GEREĞİ”

Enflasyonun yükselmemesi için devletin birtakım önlemler alması gerektiğini belirten Turan Kırmızı isimli vatandaş ise, “Enflasyon halk dilinde hayat pahalılığı demektir. Yani emtia fiyatlarının aşırı şekilde yükselmesi demektir. Bunda bazen ters tepkilerde oluyor. Mesela üretici ürettiği ürün zaman zaman çok olunca zararda etmektedir. Dolayısıyla yine enflasyona karşı ezilmektedir. Önemli olan ülke yönetiminin Türkiye’deki emtia fiyatlarını dengeli bir şekilde ya sabit tutması ya da yükselişini dengelemesi lazım ama burada bir kısım üretici firmalar işin ahlak boyutunu aşarak çok aşır zamlar yapmaktalar. Son günlerde döviz veya petrolde bir artış olmasa da bir kısım firmalar çok aşırı zamlar yaptılar. Bunun olmaması gerekir. Burada en güzel şey dengeyi sağlamak yani üretici ile tüketicinin dengesini sağlamak gerekir. Üretici büyük bir kitle. Bu kitlenin alım gücünün dengede kalması lazım. Yani ister özel sektör ister kamuda bir çalışanın aldığı üretimin tüketime denk gelmesi lazım. Siz eğer bu gün bir emekliye 12-15 bin lira maaş verirseniz geçinemez. Geçinemeyince başka işler arayacaktır ve ekonomik denge bozulacaktır. Bizim ülkemiz bir tarım ülkesi. Son 5-10 yılda tarımda bayağı gelişmeler oldu. Teknik tarım yapılmaya başlandı. Ülkemizdeki tüketime yönelik üretim artmaya başladı. Tabi bu da bazı yerlerde negatif etki yapıyor. Bazı ürünler çok aşırı aşağı düşüyor. Mesela bu sene Malatya’da kayısı üretimi fazla diye fiyatlar geriledi. Bu ekonominin gereği. Burada bilinçli olmak önemli. Ürünlerine zam yapacak insanların biraz daha geri durmaları, piyasayı dengelemeleri gerekir. Enflasyon sadece üreticilerin ve piyasa esnafının etkisiyle değil zaman zaman devletinde etkisiyle şekilleniyor. Örneğin geçen ay elektriğe yüzde 38 zam geldi. Zam yapıldığı zaman tüketici sıkıntıya giriyor” ifadelerine yer verdi.

“TÜKETİCİLER 6 AYDIR KEMERLERİNİ SIKIYORLAR”

Enflasyonda bir düşüşün söz konusu olduğunu kaydeden Kırmızı, “Avrupa ülkelerinde enflasyon çok az yüzde 2-3 oranında bu da piyasayı dengeliyor. Avrupa’da yılın 12 ayında bir sebze veya meyve hemen hemen aynı fiyatadır, çok fazla değişmez. Ama bizde bazen bir kilo sarımsak 100 lira olur bazen de 10 lira olur. Enflasyonun yükselmemesi için devletin birtakım ekonomik tedbirler alması lazım. Enflasyonun yüksek olmasının bir nedeni de vergi vermeyenlerdir. Birçok insan kayıt dışı iş yapıyor veya kaydını az gösteriyor. Hükümet şu anda bunların üzerine gidiyor. Eğer hükümetin veya devletin bütçesi dolarsa enflasyonda gerileme olur. Enflasyonda şu an bir düşüş var. Bir ürüne olan talep düşünce fiyat gerilemeye başlar. Tüketiciler 6 aydır kemerlerini sıkıyorlar. Dolayısıyla talep azalında enflasyonda düşüşe geçecek. Çünkü siz almadığınız zaman üretici frene basacak ve geri gidecek. Bir düşüş görünüyor. Maliye Bakanı’nın da söylediğine göre önümüzdeki yıl yüzde 25’lere düşmesi bekleniyor. Hatta 2026’da yüzde 10’un altına düşürmeyi planlıyor ama o da biraz sürpriz olur. Biz de karmaşıklık var. Bir yandan nüfus artıyor, tüketim azalıyor, bir yandan tüketim artıyor üretim azalıyor. Avrupa’ya göre biz çok karmaşığız. Bir de bizde ticari ahlak çok zayıf. Avrupa’da kimin ne zaman, neye, ne kadar harcadığı bellidir ama bizde zikzaklar oluşuyor. Enflasyonun zirve yaptığı yerden aşağı düşmesi ekonominin bir gereği. Dolayısıyla enflasyon kademeli olarak düşecektir. Bu düşüş pazar ve marketlerde tezgahlara da yansıyacaktır. Ancak fiyatlarda bir gerileme beklenmemeli fiyatlarda bir sabitleşme beklenmelidir. Durduk yere bir ürünün fiyatı düşmez önemli olan üretici ile tüketici arasındaki dengeyi sağlamaktır. Enflasyon yüksekten aşağı geldiği için düşüyor. Fiyatlar artmadığı zaman enflasyon düşüyor. Biz Türkiye’de ekonomik bir dengenin sağlanmasını istiyoruz, artık enflasyonu konuşmayalım” söyleminde bulundu.

“DÜŞÜŞ YAŞANACAĞINI ÜMİT EDİYORUM”

Enflasyonun düşeceğine inandığını vurgulayan Mehmet Aslantaş isimli vatandaş, “Bu konuda hükûmetimize güveniyorum. Yılbaşından sonra özellikle enflasyonda ciddi bir gerileme olacağına inanıyorum. Çünkü şu an gerçekten her şey çok pahalı. Ben asgari ücret alıyorum ama geçinmek zorlanıyoruz. Marketlerde her gün etiket değişiyor. Bir gün 10 liraya aldığımız bir ürünü bir hafta sonra aynı fiyat alamıyoruz. Şu an enflasyonda bir düşüş yok ama ilerleyen günlerde ciddi bir düşüş yaşanacağını ümit ediyorum” açıklamasında bulundu.

 

MUHABİR: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ