Cellat-Hane Kümbeti, halk arasında “Cellat-hane” adıyla bilinse de mimari özellikleri bakımından aslında kripta odasına sahip önemli bir anıt mezar olarak dikkat çekiyor. Battalgazi ilçesinde bulunan tarihi yapı, Selçuklu dönemi mezar mimarisinin Anadolu’daki özgün örneklerinden biri arasında gösteriliyor. Herhangi bir kitabeye sahip olmayan kümbetin kesin inşa tarihi bilinmezken, 1977 yılında hazırlanan tescil fişinde yapının XII. yüzyıla ait olduğu ifade ediliyor.

Tarihi yapı, 2 katlı mimari düzeniyle öne çıkıyor. Baldaken tarzında inşa edilen türbe; altta mezar odası yani kripta bölümü, üstte ise ziyaret mekânından oluşuyor. Kare planlı olarak tasarlanan mezar odası tonoz örtü sistemiyle kapatılmış durumda bulunuyor. Bu bölüme kuzey cephesinde yer alan bir kapı aracılığıyla giriş sağlanıyor. Yapının alt kısmında yer alan kripta odasının, dönemin defin geleneğini yansıtan önemli ayrıntılar taşıdığı belirtiliyor.

SİSTEM MİMARİ AÇIDAN ESTETİK BİR GÖRÜNÜM SUNUYOR

Kümbetin üst kısmındaki ziyaret alanı da kare plan şemasına sahip. Bu bölüm, mezar odasının üzerine yerleştirilen ve aralarında boşluk bırakılan “L” biçimli ayaklar üzerine oturtulmuş durumda. Ayakların birbirine sivri kemerlerle bağlandığı yapıda, üst örtü ise kubbe ile tamamlanıyor. Mimari açıdan oldukça estetik bir görünüm sunan bu sistem, Selçuklu taş ve tuğla işçiliğinin başarılı örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Yapının temel kısmı ile mezar bölümü kesme taş malzeme kullanılarak inşa edilmiş. Hafif bombeli şekilde düzenlenen mezar üstü taşlarının ise günümüze kadar tarihi dokusunu koruyarak ulaştığı görülüyor. Kümbetin duvar örgüsünde dikkat çeken bir diğer unsur ise bir sıra kesme taşın ardından 3 sıra tuğla kullanılmasıyla oluşturulan düzenli yapı sistemi. Bu mimari anlayış kubbeye kadar devam ederken, kubbe bölümü tamamen tuğla örgü tekniğiyle örülmüş. Ayrıca kubbenin alt kısmında revak görünümü veren etek düzenlemesi yapıya ayrı bir estetik değer katıyor.

RESTOSYON MİMARİ BÜTÜNLÜĞÜ KORUNARAK YAPILDI

Tarihi kümbet, zaman içerisinde çeşitli yıpranmalara maruz kalmasına rağmen yapılan restorasyon çalışmaları sayesinde korunmaya devam ediyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2005 yılında gerçekleştirilen kapsamlı onarım ve çevre düzenleme çalışmalarıyla yapı yeniden ayağa kaldırıldı. Restorasyon kapsamında hem yapının mimari bütünlüğü korunmuş hem de çevresinde düzenlemeler yapılarak ziyaretçiler için daha uygun bir görünüm oluşturulmuş oldu.

Bugün Cellat-Hane Kümbeti, hem tarihi hem de mimari özellikleriyle bölgenin dikkat çeken kültür varlıkları arasında yer alıyor. Özellikle Selçuklu dönemi mezar mimarisini inceleyen araştırmacılar için önemli bir kaynak niteliği taşıyan yapı, geçmişin izlerini günümüze ulaştıran nadide eserlerden biri olmayı sürdürüyor.

HÜSEYİN KOCAMAN