Malatya’nın Battalgazi ilçesinde bulunan Arslantepe Höyüğü, tarihin en eski yerleşim alanlarından biri olarak arkeoloji dünyasının ilgi odağı olmaya devam ediyor. 2021 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan höyük turistik açıdan büyük önem taşıyor.

Malatya’da ki UNESCO Dünya Mirası Arslantepe Höyüğü’nde yürütülen kazılarda, MÖ 800’lü yıllara tarihlenen ve Hitit dönemine ait 3 tane özel fırın gün yüzüne çıkarıldı. Kazı ekibi, bu fırınların Doğu Anadolu’da geleneksel pişirme yöntemlerinin kökenine ışık tuttuğunu belirtiyor. 

“3 ÖZEL FIRIN BULDUK”

Yapılan kazı çalışmaları sonucu fırının içerisinde pişmiş toprak ve seramiklerle yapılmış ayaklar bulduğunu belirten Arslantepe Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Restelli, “Milattan önce 800’lü yıllara tarihlenen ve Hitit dönemine ait 3 özel fırın bulduk. Fırınların duvarları pişmiş toprakla yapıldığı için dışardan bakıldığında tandır fırınına benziyor fakat kazı sırasında farklı bir fırın olduğunu fark ettik. Fırınlar tabanın içerisinde yapıldığından hava alabilecek hiçbir delik olmadığını tespit ettik. Fırın içerisinde ise pişmiş toprak ve seramiklerle yapılmış ayaklar bulduk. Bu ayaklar ocak içerisinde tencere veya tabakları koymak için kullanılır ve içerisinde yemek pişirilir” söyleminde bulundu.

HAYVAN KEMİKLERİ BULDUK

Kazı çalışmaları sırasında ocakların içinde hayvan kemikleri de bulunduğunu açıklayan Restelli, “Bu ocaklar içerisinde hayvan kemikleri de bulduk. Arkeolog Covanni Sirakozano, bulduğumuz hayvan kemikleri ile ilgili hangi hayvanlara ait olabileceğine ve bu ocakların nasıl kullanıldığına yönelik araştırma yaptı. Yaptığı araştırma neticesinde bu fırınlar içerisinde kuyu kebabı ve et piştiğini tespit ettik. Doğu Anadolu’da kuyu kebabı ve et pişirme geleneği, binlerce yıllık geçmişe dayandığından Arslantepe Höyüğü’ndeki fırınlar da bu geleneğin örneğidir” ifadelerini kullandı.

OCAKLAR ET PİŞİRMEK İÇİN KULLANILMIŞ

Ocaklar içerisinde bulunan hayvan kemikleri hakkında bilgi veren Arkeolog Covanni Sirakozano, “Ocaklar içerisinde inek, keçi ve koyuna ait hayvan kemikleri bulundu. Bulunan hayvan kemiklerinden yola çıkarak diyebiliriz ki bu ocaklar et pişirmek için kullanılmıştır. Buradaki binalar çok büyük olduğundan birçok kişiye yemek yapıldığını düşünüyoruz” dedi.

ÇAMURDAN KAPAK YAPMIŞLAR

Fırının üstünü kapatmak için çamurdan kapak yaptıklarını vurgulayan Restelli, “Bu binalar içerisinde bulunan odaların köşesine fırını koymuşlar. Fırının duvarları tabanın aşağısında bulunuyor. Fırının içerisine kül ve odun bırakarak bunların arasına pişmiş toprakla, seramiklerle yapılmış ayakları koyup bu ayakların üzerine de tencere veya tabak yerleştirip et pişirmişler. Çamurdan kapak yaparak fırının üstünü kapatmışlar ve yaptıkları yemeği yavaş yavaş pişirmişler. Biz buranın içerisinde çamurdan yapılan kapağın parçalarını da bulduk” diyerek sözlerini tamamladı.

Muhabir: SİNEM HATUN DAVUT