Mutluer ailesi, yüzlerce yıllık ata topraklarının ellerinden alındığını, kura sürecinin adil ve şeffaf yürütülmediğini savunarak kura çekiminin iptal edilmesini ve yeniden yapılmasını talep etti. Aile, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Bakanlık nezdinde yaptıkları başvurulara rağmen kendilerine yazılı bir yanıt verilmediğini ifade etti.
“REZERV ALANINI KABUL ETMEDİK, ZORLA ALINDI”
Hak sahiplerinden Sevilay Mutluer Yapa, sürecin en başından itibaren rezerv alan kararına karşı çıktıklarını belirterek,
“İlk önce biz rezerv alanı kabul etmedik ve bununla alakalı da dilekçeler verdik. Fakat bunu kabul etmeyip ‘Biz bu rezerv alanı alıyoruz, sizin malınızı aynı şekilde vereceğiz’ dediler. Bulunan yerde ada şeklindeki toprakların sadece bahçeli evler olarak görünmesi durumunda ve çok fazla ada olan 400, 700 metrekarelik yerlerdeki evlere sadece bir tane evler verilerek, diğer 3 daireyi vermeyeceklerini belirttiler.”
İfadesini kullandı.
Yapa, yetkililerle yapılan görüşmelerden de sonuç alınamadığını dile getirerek şöyle devam etti:
“Bununla alakalı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile görüştüğümüzde ilk bir çözüm bulamadılar. Biz başka yerden ev istemiyoruz. Bizim topraklarımız 300 yıllık. 300 yıllık evlerimizin bize tekrar verilmesini istiyoruz.”
“KURA NASIL ÇEKİLDİ BİLMİYORUZ”
Kura sürecinin şeffaf yürütülmediğini savunan hak sahibi Sevilay Mutluer Yapa, ciddi adaletsizlikler yaşandığını iddia ederek,
“Farklı bir kura çekimi olmuş. Bu kura çekimi nasıl olmuş bilmiyoruz fakat, bazı kişileri aralara sokarak 3 daireyi alabilirken ve başka mahallede oturan kişiler 4-5 daire verilirken, Özhüsrev diye birisinin mahallemizde evi bulunmadığı halde kurada ismi çıkmış.”
iddialarında bulundu.
Başvurularına rağmen geri dönüş alamadıklarını belirten Yapa,
“Aynı kurada ismi çıkanlara 2-3 daire çıkarken, biz bununla alakalı bir ay öncesinden Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve Bakanlıkla görüşüp, onlara dilekçelerimizi iletmemize rağmen bize geri dönülmedi. Kurada dairelerimizin çıkmaması durumunda çok mağdur olacağız.”
dedi.
“ATA TOPRAKLARIMIZ RESMEN ELİMİZDEN ALINDI”
Sevilay Mutluer Yapa, yaşanan sürecin artık telafisi olmayan bir noktaya geldiğini belirterek,
“Şu anda bizim ata, dede topraklarımız resmen elimizden alındı ve mağdur durumdayız. Ben adaletli bir sonuç istiyorum. Bulunduğumuz adanın eski kura çekilişinin iptal olmasını ve tekrar çekilişinin yapılmasını talep ediyoruz.”
dedi.
Daire sayılarıyla ilgili çelişkilere de dikkat çeken Yapa,
“O adaya 300-400 daire konulmasına rağmen mal sahibine niçin ve nasıl daire çıkmadığının cevabını almak istiyorum. Ve tekrar söylüyorum, kura çekimin iptal olmasını ve adaletli bir şekilde tekrar kuranın çekilmesini istiyorum.”
ifadelerini kullandı.

“102 KİŞİYE DAİRE ÇIKMAMASI İMKÂNSIZ”
Mahallede çok sayıda hak sahibinin mağdur edildiğini öne süren Yapa, sayıların mantıkla örtüşmediğini belirterek,
“Ferhadiye Mahallesi’nde şu anda 102 kişiye daire çıkmamış görünüyor. Bu imkânsız. Bahçeli bir ev olup da 400 metrekare alana 20 daire yapılabiliyorsa mahalleliye ev çıkmamasına ben inanamıyorum.”
dedi.
Ticari alanlarla ilgili de soru işaretleri olduğunu ifade eden Yapa,
“Orada 10 dükkân varken, alana 300 tane dükkân konulmuş. Bununla ilgili bize tam sayı da verilmediği gibi cevap da vermiyorlar. Yazılı hiçbir evrak vermiyorlar.”
sözlerine yer verdi.
“BİZİ PARK YAPARIZ DİYEREK TEHDİT ETTİLER”
Süreçte baskı gördüklerini de iddia eden Yapa,
“Biz yerimizin rezerv alandan çıkması için çalıştığımızda ‘Siz boşuna uğraşıyorsunuz, biz sizin evinizin yerine park alanı yapacağız, bu kadar uğraşıyorsunuz size daire de vermeyiz’ gibi cümleler kullanıyorlar.”
dedi.
Devlete duydukları güven nedeniyle yazılı belge almadıklarını söyleyen Yapa, pişmanlık yaşadıklarını dile getirdi. Yapa,
“Biz devletimize, devlet büyüklerimize inandığımız için diye herhangi bir evrak almadık. Keşke yazılı bir kâğıt alsaydık.”
sözlerine yer verdi.
“SU VE ELEKTRİK ABONMANLARI ESAS ALINSIN”
Çözüm önerisini de dile getiren Sevilay Mutluer Yapa, taleplerini şöyle sıraladı:
“Biz kuranın yeniden çekilmesini, su, elektrik abonmanlarına bakılıp, buralarda kimler oturuyorsa bunlara dairelerinin verilmesini istiyorum. Lütfen bizim 300 yıllık kendi yerimizden dairelerimizi versinler.”
Başka mahallelerden ev istemediklerini özellikle vurgulayan Yapa,
“Ben Fahri Kayahan’dan, Tandoğan’dan, Yeşilçam’dan daire istemiyorum. Ben ata, dede toprağımı istiyorum.”
dedi.
“10 DAİRE NASIL 4’E DÜŞTÜ?”
Kura listelerindeki çelişkilere dikkat çeken Yapa,
“Özhüsrev soy isimli birine birisinin mahallemizde evi bulunmadığı halde kurada 10 daire çıkmış. Sonra listeye 4 daire düşüyor. 6 daireyi nasıl aldı? Bunun cevabını da almak istiyorum. Ayrıca 14 tane analiz dairesi var o bölgede. Bu analiz daireleri neden ve kime ayrıldı?”
sözlerini kaydetti.
“EŞİM ÜZÜNTÜDEN HASTALANDI”
Ailenin yaşadığı mağduriyetin psikolojik boyutuna dikkat çeken Makbule Mutluer,
“Benim gözüm kendi yerimdeyken, bu malın kimseye faydası olmaz. 60 yıllık yerimiz. Eşim üzüntüsünden hastalandı. Eşime 3 gün ben yemek yedirdim. Sağlığımız da gitti.” ifadelerini kullandı. Adaletsizlik iddialarını dile getiren Mutluer, “Adamı olan, milletvekili tanıdığı olan alsın istediği yeri alsın, ama adamı olmayan, tanıdığı olmayan mağdur olsun.”
dedi.
“4 DAİRE VE BİR DÜKKÂN GEREKİRKEN 1 DAİRE VERİLDİ”
Bir diğer hak sahibi Makbule Mutluer, hak ettikleri payın verilmediğini belirterek,
“Eşim ve kardeşine toplan 4 daire ve bir dükkân verilmesi gerekirken, 2 kardeşe bir daire veriliyor. Bu doğal bir şey mi? Bizim diğer daireler ve dükkâna ne oldu?”
sözlerini kaydetti.
Vergilerini düzenli ödediklerini vurgulayan Mutluer,
“Biz dükkanımızın vergisini evimizin vergisini düzenli verdik. Doğru olduğumuz için mi bunu yaşıyoruz?”
dedi.
“BU KUL HAKKIDIR”
Ailenin bir diğer üyesi Fikret Mutluer,
“Ben 7 yaşındaydım babam parselimize temel atınca. Tam 60 yıl oldu. Şimdi de eller yiyecek. Benim hakkımı vermediler. Bu kul hakkına giriyor.”
ifadelerini kullandı.
“SİYASİ TANIDIĞIMIZ YOK DİYE Mİ?”
Belgin Mutluer de iki parselleri olduğunu belirterek,
“Bizim 2 arsamız var. Birisinde 4 katlı evimiz vardı, diğeri ise bahçeydi. Bize önce ‘4 kat evinize 4 daire, bahçeniz için de daire artarsa daire, yoksa parası verilecek’ diye. Her şey yalan çıktı ve bir tane daire verildi.”
dedi.
Mutluer ailesi, Ferhadiye Mahallesi’nde yapılan kura çekiminin iptal edilmesini ve yeniden, adaletli bir şekilde yapılmasını talep ediyor. Aile üyeleri, su ve elektrik abonmanları esas alınarak gerçekten o bölgede yaşayan hak sahiplerine daire verilmesini isterken, “Biz başka mahallelerden ev istemiyoruz. 300 yıllık ata topraklarımızdan hakkımız neyse onu istiyoruz” çağrısında bulundu. Mahalle sakinleri ise yetkililerden sürece dair şeffaf bir açıklama ve yazılı belgelerle net bir cevap bekliyor.
MUHABİR: SİNEM HATUN DAVUT

