Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, daha önce kabul edilen iddianamede ve dosyaya giren bilirkişi raporlarında, binada ciddi yapım kusurları tespit edildi. Raporda, başta beton kalitesi olmak üzere donatı yerleşimi ve projeye aykırı müdahalelere dikkat çekildi. Yapılan karot örneklerinde ortalama 7.8 MPa basınç dayanımı ölçüldüğü ve bu değerin yönetmeliklerde öngörülen sınırın oldukça altında olduğu belirlendi.
USULSÜZLÜKLER RAPORLARA YANSIDI
Raporda ayrıca, etriye aralıklarının 20-25 cm olduğu, kanca detaylarına uyulmadığı ve gerekli sıklaştırmanın yapılmadığı vurgulandı. Kiriş ve kolonlardaki pas payının yetersizliği nedeniyle taşıyıcı elemanların korozyona açık hale geldiği de tespit edildi. Yapının zemin katındaki ticari birimlerin ise ‘yumuşak kat düzensizliği’ oluşturduğu bildirildi. Ayrıca projede bulunmayan kapalı çıkmalar inşa edildiği ve zemin kat planında yapılan değişikliklerin statik sistemi olumsuz etkilediği de raporlarda yer aldı.
SANIKLAR SUÇLAMALARI REDDETTİ
Duruşmada sanıklar A.Ö., A.Y. ve D.Ö. suçlamaları kabul etmezken, sanıklardan A.Ö. binayı mevzuata uygun şekilde inşa ettiklerini öne sürdü. Diğer sanıklar ise teknik eksikliklerden haberdar olmadıklarını savundu. Dosyada ismi geçen mimar M.K., binadaki teknik sorumluluğunu hatırlamadığını, projeyi çizen mimar M.E. ise yalnızca tasarımdan sorumlu olduğunu ve statik hesaplamalara müdahil olmadığını belirtti.
AİLELER ADALET BEKLİYOR
Depremde annesi, babası ve iki ağabeyini kaybeden Mehmet Erdoğan, duruşma öncesi basın mensuplarına yaptığı açıklamada, bilirkişi raporlarında çok sayıda usulsüzlüğün ortaya çıkmasına rağmen sanıkların halen tutuksuz yargılandığını ve davanın sürekli ertelendiğini dile getirdi. Erdoğan, “Bu durum bizim canımızı acıtıyor. Müteahhitler ve sorumlular sadece ailemi değil, hepimizi öldürdü” diyerek tepkisini dile getirdi. Duruşmayı takip eden diğer aileler de davanın bir an önce karara bağlanmasını ve suçluların adalet önünde hesap vermesini talep etti.
Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ
