Ayata, yaklaşık 7-8 yıldır dorak taşını asırlık ekipmanlarla işlediğini ve elektriksiz yöntemlerle ürettiğini belirterek, bu geleneğin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı.

“Burada taşla ilgilendiğimi gören çocuklar uzaklaşıyor ama birkaç kişi de olsa bu sanatı devam ettirmesini isterim”

dedi.

COĞRAFİ İŞARETLERLE KORUNMASI MÜMKÜN

ÇEKÜL Vakfı Kayseri Temsilcisi Prof. Dr. Osman Özsoy ise, dorak taşının sadece Ağırnas Koramaz Vadisi’nde üretildiğini ve yoğurtla birlikte kull anımının her geçen gün artan bir ilgi gördüğünü ifade etti. Özsoy, dorak taşının ve yoğurdun marka değeri kazanabileceğini ve coğrafi işaretlerle korunmasının mümkün olduğunu söyledi.

Dorak taşının yoğurt süzme işlevi, bu geleneği hem kültürel hem de ekonomik açıdan önemli kılıyor. Yoğurt ve taşın birlikte kullanımının geçmişten günümüze ulaşan bir gelenek olarak yaşatılması hedefleniyor. (İHA)